Yaşam döngüsü içinde hiç aklımıza gelmeyen olaylarla karşılaşabiliyoruz. Bana bir şey olmaz düşüncesinin ne kadar yanlış olduğunu aslında hepimiz biliyoruz da nedense yine de hata yapmaktan geri kalmıyoruz. Belli bir süre araba kullanmaya alışınca kendimize olan güvenimiz bizleri bazan hata yapmaya zorluyor.
Sabah erken kalkıp yola çıkınca; uykunun tatlı rehaveti çökmeden sağa çekip uykumuzu almazsak, yoldan çıkıp takla atma, arkadan gelen arabanın önüne geçme ve hatta karşı şeride geçmemiz bile olası. Önceliğimiz önde de arkada da otursak emniyet kemerini takmamız kendimiz için hayati önem taşımakta. İnancınız olsun otuz kilometre hızla giden araçta bile çok ciddi hasar meydana gelebiliyor kemer takılmazsa. Ceza yememek için değil kendimiz için. En önemli yol önlemlerden bir tanesi de kullandığımız telefonun özellikleri. Aynı zamanda bindiğimiz arabanın özellikleri.Arabanız ve telefonunuz birlikte hareket ederek; hem sizlerin acil aranacak larınıza mesaj yollar, hem de yol yardım ve Jandarmaya mesaj gider.siz sağlıklı ya da baygın da olsanız sizden habersiz olur bunlar. Özellikle yalnız seyahat ediyorsanız daha da büyük önemli.
Diğer koruyucu önlem ise yaşamınız boyunca insan ilişkileriniz. Hani çok biline bir söz vardır. ’’Verilmiş sadakan varmış’’. Evet sevgili okurlar yaptığımız iyilikler iyi olarak dönerken bizlere, kötülükler kötü olarak döner. O nedenle üç günlük dünyada kötülük yapmak bizlere hiç bir şey kazandırmadığı gibi kötü olaylarla karşılaşmamıza neden olur.
Nedir bu insanların birbirinden istediği
Bir dilim ekmek değil peki nedir
Birbirinin üstüne çıkma çabası
Kazancın ne kaybın ne
Benim kötü olmam seni iyi yapmaz
Sen iyi ol varsın ben kötü olayım.
Biz her zaman mükemmeliz de diğerleri kötü.Masum değiliz hiçbirimiz. Bir zamanlar banka reklamını iki ihtiyar yapıyordu kulakları az işiten. Sen nereye gidiyorsun diyor birisi diğeri diyor sen nereye gidiyorsun. Elbette reklam devam ediyor ancak son cümleyi birlikte söylüyorlardı ’’YOK ASLINDA BİRBİRİMİZDEN FARKIMIZ’’.
Mesleğimiz, kariyerimiz, cinsiyetimiz, etnik kökenimiz, inancımız ve gelirimiz ne olursa olsun, önce insan olmalıyız. Ne kimseden aşağıyız ne de kimseden yukarı. Herkes yerinde ağırdır. Normal yaşamda doktor mühendis müdür şef öğretmen mimar değildir. Ancak çalıştığı kurum dışında ihtiyacı olan birine bilgi aktarımı yapabilir ama bunu da megalo tarzda yada ukalalık boyutunda değil normal bir insan gibi yapar.
Sonuç olarak dostlarım yaşamınızın kontrolü sislerin elinde. Sevilmek sayılmak istiyorsak, sevip saymalıyız. Çok iyi dost arayan yalnız kalmaya mahkumdur. Birbirimizden farkımız olmasa da hepimiz farklıyız. Zaten güzelliklerde farklılıktan doğmuyor mu? Nezaket, hoşgörü ve tolerans bizleri birbirimize yakınlaştırır.
Sevgiyle sağlıkla kalın ama susuz kalmayın……..