Bir yerlerde, yaşayan ailesinden uzak bir kız varmış. O kız hayatından nefret eden birisiymiş. Sürekli bir şeylerden şikâyetçi mutsuz ve umutsuzmuş bu kız.
Herkesten tek farkı daha sinirli ve asabi olmasıymış. Sürekli yalnız kalmanın onu ne kadar üzdüğünün farkında değilmiş bu kız. Geçen sene iyi olan dersleri bu yıl çok kötüymüş.

Mevsimlerden yaz günlerden pazartesi sabahın erken saatinde uyanmış güzel giyinmiş ve geçmiş camın başına geleni gideni gözetliyormuş. Bilmiyormuş neden geleni gideni gözetlediğini birden:5 yaşından bu yana hiç görmediği ve özlediği annesi ve babası gelmiş aklına. Oturmuş bekliyor bir yandan da en çok sevdiği ve dilinden düşürmediği( YETİM KIZI) şarkısını söylüyor.

Birden bir otobüs durmuş yetiştirme yurdunun önünde bu annem olabilir! Belki arayıp bulmuştur beni diye heyecanla aklından geçirmiş ama gelen arkadaşının annesiymiş.
Arkadaşı o kadar sevinçliymiş koşarak annesine sarılmış, annesi de ona.

O zavallı kız bu sahneleri görünce dayanamayıp ağlamış.

—neden benim annem yok! Neden beni sevmiyorlar!
—neden böyle bir yerde yaşamak zorunda bırakılıyorum! Diye düşünmüş.

Her geçe ağlamış ama bilmiyormuş ki annesi ve babası hiç gelmeyecekmiş.
Kız genç yaşta kimsenin karşılaşmadığı olaylarla yüz yüze gelmiş.
Daha 3 yaşındayken babası gözünün önünde annesini bıçaklayıp öldürmüş, dayısı vurulmuş. Daha birçok şey yaşamış bu kız. Gülmeyi unutmuş bu genç kız. Sonunda ailesinden alınıp koruyucu aileye verilmiş.
Kolay değil! değil mi? bu kızın yaşadıkları?

Ve şu an bu kız aramızda adı, ADI MI? ASİ KIZ!!