“Zulmedenlere sakın en küçük bir meyil ile bile meyletmeyin ve sempati duymayın, yoksa ateş size dokunur.” (Hud Suresi, 11/113)

2004 Ağustos ayında Cumhurbaşkanı Sezer başkanlığında toplanan MGK da Taraf gazetesinin yazdığına göre cemaate ait okulların faaliyetlerinin İçişleri ve Millî Eğitim Bakanlıklarınca takibe alınması,cemaate ait kurumlara yaptırım getiren yasal düzenlemeler yapılması, öğrenci evleri kapsamında “sempatizan ve yandaş edinme” faaliyetlerinin İçişleri Bakanlığı tarafından izlenmesi gibi kararlar alındığı yazılınca herkes şok oldu.
Başbakan  ve bakanlar böyle bir kararı nasıl imzalar diye.   

 Tavsiye kararlarının altına hükümet cenahından atılan  imzalar inkar edilmedi ama”Konjoktür “gereği dendi.
O günlerde Askerî vesayetin çok güçlü olduğu, darbe planları ,yeterince güçlü olmadıkları,alınan kararların Sezer tarafından dayatıldığı bir ortamda hükümetin buna karşı çıkma imkânı bulunmadığı benzeri izahlar yapıldı.Bizde saf birer vatandaş olarak inandık.
Ama gelişen olaylar hadisenin hiç de göründüğü vegösterilmek istenen gibi olmadığını ortaya koydu.

2004’ten bu yana Dershanelerin kapatılması ile ilgili bizzzat Başbakanın Atv de yaptığı açıklama yapılan izahların doğru olmadığını, 2013 te ortaya  çıkan fişlemeler,dokuz yıl önceki MGK kararların farklı yöntemlerle ve doğrudan sivil hükümetin kararı ile hayata geçirilmekte olduğunu ortaya koyuyordu.
Önce yargıdaki “cemaat kadroları”nın önünün kesilmesi, ardından dershaneler operasyonu, sonra polis teşkilâtına ve Asya finansa yapılan operasyon, iş dünyasına yönelik Akın İpekin altın madeninin kapatılması benzeri baskıların gündeme gelmesi Başbakanın gerçek niyetini  gözlerimize sokarcasına ortaya koyuyordu.

Yapılanlar MGK kararının postmodern darbe usulleriyle değil, sivil yöntemlerle bizzat Başbakan eliyle uygulanmasıdır. Söylenen sözler yalanlanmadan bıkılan iftiralardan sonra bir refaranduma  dönüştürülen bu seçimde Başbakanın adaylarına verilecek her bir oy şimdiye kadar yapılan yapılan ve seçimden sonra yapılacak in baskınlarına ,sürgün,hapis ve benzeri bitirme hareketlerine onay vermek demek olacaktır. Dostlarımıza Sözü yukarıdaki ayet mealini hatırlatarak tamamlıyorum.