Son birkaç yıldır arada da olsa gündeme gelen bu konu hakkında kamu olarak pek bilgi sahibi olduğumuz söylenemez. Hemen hemen herkes kıyısından köşesinden belki bir şeyler duymuştur bu konuda ama son birkaç gündür yaşananlar ve CHP’li Hüseyin Aygün’ün açıklamaları dikkatleri bir kez daha Dersim olaylarına çekti.
Hüseyin Aygün Dersim olayları ile ilgili o zaman ki Chpyi suçlu tutması ve Atatürk’ün de tüm yapılanlardan haberdar olduğunu iddia etmesi partinin karışmasına yetti. Böylece Chp’nin kendi içinde Aygün’e karşı bir saf oluştu ve Kılıçdaroğlu’ndan gereğinin yapılmasını istediler ama Kılıçdaroğlu sadece sessiz kalmakla yetindi. İşte iş tam da burada düğümlendi. Çünkü Kılıçdaroğlu Tunceli (Dersim)liydi ve dahası bu olaylarda akrabalarından öldürülenler ve sürgün edilenler de vardı. Onun bu sessizliğinden vicdan muhasebesinin uzadığını .
Bu aşamada Kılıçdaroğlundan gelecek tepkinin kendi koltuğunun selameti açısınından önemi açıktır. Hatta bu kadar tepkisiz kalması bile koltuğundan edebilir.
Belli bir kesim Cumhuriyetin ilk yıllarını sorgulamaktan kaçınıyor. Özelliklede Chp bu konudan büyük rahatsızlık duyuyor ve Dersim olaylarının tartışmaya açılmasını Atatürkünde bu tartışmalar yüzünden zarar göreceği ihtimalinden engellemeye çalışıyor ve yapılan her şeyin doğru ve haklı yapıldığı görüntüsü veriyorlar. Asıl korku Dersimde ki gerçeklerin ortaya çıkması devletin yaptığı yanlışları kabullenmesi iade-i itibarın geri verilmesi vs değil. Atatürk hakkındaki tabuların yıkılması Chp’nin asıl korkusudur.
