Günümüzde fazla kilo ve obezite, yalnızca estetik bir sorun olmaktan çıkıp ciddi sağlık risklerini beraberinde getiren önemli bir halk sağlığı problemi haline gelmiştir. Ancak kilo verme sürecinde yapılan bilinçsiz uygulamalar, istenilen sonuca ulaşmayı zorlaştırmakla kalmayıp metabolik ve psikolojik sorunlara da yol açabilmektedir. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Op. Dr. Ahmet Bekin, kilo verme sürecinde sık yapılan hatalara dikkat çekerek sağlıklı ve sürdürülebilir yöntemlerin önemini vurguladı.
Op. Dr. Ahmet Bekin’e göre kilo verme sürecindeki en büyük hatalardan biri, hızlı sonuç alma isteğiyle uygulanan şok diyetlerdir. Bu tür diyetler kısa sürede kilo kaybı sağlasa da, vücutta kas kaybına ve metabolizma hızının düşmesine neden olur. Metabolizmanın yavaşlaması ise verilen kiloların kısa sürede geri alınmasına yol açar. Bekin, “Sağlıklı kilo kaybı sayıdan bağımsız olmalıdır. Hızlı verilen kilolar genellikle kalıcı olmaz ve sağlık açısından risk oluşturur” dedi.
Bir diğer önemli hata ise öğün atlamaktır. Özellikle kahvaltıyı atlamak ya da uzun süre aç kalmak, vücudu kıtlık moduna sokarak yağ depolama eğilimini artırır. Bu durum, kilo vermeyi zorlaştırdığı gibi kan şekeri dengesizliklerine de yol açabilir. Düzenli ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Bekin, gün içerisinde sık ama kontrollü porsiyonlarla beslenmenin metabolizmayı aktif tuttuğunu ifade etti.
Kilo verme sürecinde yapılan hatalardan biri de tek tip beslenme programlarına yönelmektir. Sadece protein ya da sadece karbonhidrat ağırlıklı diyetler, vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerin eksik alınmasına neden olur. Bu durum bağışıklık sistemini zayıflatırken, saç dökülmesi, halsizlik ve konsantrasyon bozukluğu gibi sorunlara yol açabilir. Op. Dr. Ahmet Bekin, “Dengeli bir diyet; protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineralleri içermelidir. Tek yönlü beslenme uzun vadede ciddi sağlık problemlerine neden olabilir” şeklinde konuştu.
Sıvı tüketiminin ihmal edilmesi de kilo verme sürecinde sık karşılaşılan hatalardan biridir. Yeterli su içilmemesi, metabolizmanın yavaşlamasına ve toksinlerin vücuttan atılamamasına neden olur. Ayrıca susuzluk hissi çoğu zaman açlık ile karıştırılarak gereksiz kalori alımına yol açabilir. Bekin, günlük su tüketiminin bireyin kilosuna ve yaşam tarzına göre ayarlanması gerektiğini belirtti.
Egzersiz konusundaki yanlış yaklaşımlar da dikkat çeken bir diğer başlıktır. Kilo vermek isteyen birçok kişi ya hiç egzersiz yapmamakta ya da kısa sürede yoğun ve sürdürülemez programlara yönelmektedir. Bu durum sakatlanmalara ve motivasyon kaybına neden olabilir. Op. Dr. Ahmet Bekin, düzenli ve kişiye uygun egzersiz programlarının hem kilo kaybını desteklediğini hem de genel sağlık durumunu iyileştirdiğini vurguladı.
Psikolojik faktörler de kilo verme sürecinde önemli bir rol oynamaktadır. Duygusal yeme alışkanlığı, stres ve motivasyon eksikliği, sürecin başarısını olumsuz etkileyebilir. Özellikle hızlı sonuç beklentisi karşılanmadığında kişiler diyeti bırakma eğilimine girebilir. Bekin, bu noktada sabırlı olunması gerektiğini ve gerektiğinde profesyonel destek alınmasının süreci kolaylaştıracağını ifade etti.
Bir diğer kritik hata ise internet ve sosyal medyada yer alan yanlış bilgilere göre hareket etmektir. Her bireyin metabolizması, sağlık durumu ve ihtiyaçları farklıdır. Bu nedenle başkalarına iyi gelen bir diyet programı herkes için uygun olmayabilir. Op. Dr. Ahmet Bekin, “Kilo verme süreci mutlaka kişiye özel planlanmalıdır. Uzman kontrolü olmadan uygulanan diyetler ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir” uyarısında bulundu.
Son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğneleri de kontrolsüz kullanıldığında önemli riskler barındırmaktadır. Her ne kadar bazı ilaçlar tıbbi olarak obezite tedavisinde kullanılabilse de, bu ürünlerin bilinçsiz ve doktor kontrolü olmadan kullanımı; mide bulantısı, kusma, sindirim sistemi problemleri, pankreas iltihabı (pankreatit) ve hormon dengesizlikleri gibi ciddi yan etkilere yol açabilir. Ayrıca hızlı kilo kaybına bağlı olarak kas kaybı ve metabolizma yavaşlaması da görülebilir.
Uyku düzeninin ihmal edilmesi de kilo kontrolünü zorlaştıran faktörler arasında yer almaktadır. Yetersiz uyku, iştah hormonlarını etkileyerek daha fazla yemek yeme isteğine neden olabilir. Ayrıca gece geç saatlerde yemek yeme alışkanlığı da kilo alımını tetikleyen unsurlar arasındadır. Bekin, sağlıklı bir yaşam için düzenli uyku alışkanlığının önemine dikkat çekti.
Kilo verme sürecinde tüm bu hatalara rağmen istenilen sonuca ulaşamayan bireyler için tıbbi destek seçenekleri de değerlendirilebilir. Op. Dr. Ahmet Bekin, özellikle diyet ve egzersize rağmen kilo veremeyen kişilerde mide botoksu uygulamasının etkili bir alternatif olabileceğini belirtti. Mide botoksunun, mide kaslarının hareketini yavaşlatarak tokluk süresini uzattığını ve iştahı azalttığını ifade eden Bekin, “Bu yöntem cerrahi değildir ve uygun hastalarda kilo verme sürecini destekleyici bir seçenek olarak uygulanabilir. Ancak mutlaka uzman değerlendirmesi sonrası planlanmalıdır” dedi.
Son olarak, kilo verme sürecinin sadece bir diyet programı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Ahmet Bekin, bunun bir yaşam tarzı değişikliği olduğunu vurguladı. Kalıcı sonuçlar elde etmek için sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları kazanılması, düzenli fiziksel aktivite yapılması ve genel yaşam kalitesinin artırılması gerektiğini ifade etti.
Op. Dr. Ahmet Bekin, “Kilo vermek bir maraton gibidir, sprint değil. Doğru yöntemlerle, sabırlı ve kararlı bir şekilde ilerleyen bireyler hem sağlıklı hem de kalıcı sonuçlar elde eder” diyerek sözlerini tamamladı.
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Bekin
Web sitesi: https://drahmetbekin.com/
Adres: Acıbadem, Akasya Avm Kent Kule B1 Blok, 34660 Üsküdar/İstanbul
Telefon: 0542 577 20 20
https://www.facebook.com/drahmetbekin
https://www.youtube.com/channel/UCrSkDGwja-T4mSXsb_xh8vA
https://www.instagram.com/drahmetbekin/




