Bu göç sırasında tehcir edilen Ermenilerin büyük bir bölümü yollarda hastalık, açlık, susuzluk nedeniyle hayatlarını kaybetmişler. Savaş sırasında istediğini elde edemeyen ve savaş sonrasında da Sovyet Rusyası’yla imzalanan Kars ve Moskova anlaşmaları ve Osmanlı’nın Batı’yla imzaladığı Sevr anlaşmaları Ermenilerin “Büyük Ermenistan” hayalini suya düşürmüş oldu. Bunun intikamını almak isteyen Ermeniler Batı’yı da arkasına alarak tehcir ile göç ettirilen Ermeniler için o günden beri soykırım yapıldığı iddiasında bulunmaktadırlar.
Hatta bu iddialara göre Türkler 1.5 milyon Ermeniyi’de öldürüp gömmüşler(!) Osmanlı arşivlerini incelediğimizde (Başbakanlık arşivine göre) göçe tabi tutulan Ermeniler için yolculuk sırasında rahatlıklarının sağlanması, can ve mallarının korunması için buyruk bulunmaktaydı. Göç edenlere yeterli yiyecek verilmesi, güvenliklerinin sağlanması gibi hususlar bu arşivlerde açıkça yazmaktadır. Tabi ki göç sırasında hatalar yapılmış olabilir. Ama bu Osmanlı İmparatorluğu’nun güçsüzlüğünden meydana gelmiştir. Asla sistematik bir soykırım olması düşünülemez. Eğer öyle olsaydı göçe tabi tutulan Ermeniler için bahsedilen tedbirlerin hiçbiri alınmazdı zaten.
Özellikle Amerika ve Batı tarafından sözde soykırım iddiaları nedense olayların olup bittiği dönemde değil de 50 yıl sonra 1965’te gündeme gelmiş. Sanki Ermeniler kendilerine soykırım yapıldığını 50 yıl sonra fark etmişler. Türkiye’nin gittikçe güçlendiğini gören Batılı ülkeler ona karşı kullanılabilecek bir silah arayışına girmiş ve küçük bir mermiden atom bombasından bile daha tesirli olan soykırım gibi güçlü bir silahla Türkiye’nin karşısına çıkıvermişler.
Türkiye’nin her küçük isteğine karşılık belge ve ispat talep eden Batı dünyası, hiç bir belgesi bulunmayan ve sadece sözde kalan bu soykırıma ne hikmetse inanmış gözüküyor. Hatta o kadar inanmış ki seçimler yaklaşır yaklaşmaz Ermeni seçmenlerine seslenen adaylar eğer seçilirsem Ermeni Soykırımı’nı tanıyacağım sözü veriliyor. Sadece sözle kalmayıp tasarı şeklinde meclisine sunuyor ve onaylayıp kınıyor. Peki bu soykırımı kınayan Batı kendi yaptıklarını neden hatırlamıyor? Amerikalıların Kızılderililere, Fransızların Cezayirlilere, Almanların Yahudilere ve Rusların Türklere karşı yaptıkları soykırımları niye kimse hatırlamıyor? Van müzesi kafatası baltayla parçalanarak katledilen Müslümanların kemikleri ile dolu. Niye bu soykırımlar yıldönümlerinde anılmıyor? Bu soykırımı yapanlar neden kınanmıyor?
Belki unutmuş olabilirler düşüncesiyle çok geçmişe gitmeyip, anıları çok taze olan 26 Şubat 1992 tarihinde Ermenilerin Hocalı’da yaptığı soykırımı ama gerçek anlamda soykırımı niye herkes görmezden geliyor? Batı hiç bir ispatı olmayan, sadece sözde kalan ve 100 yıl önce olmuş gibi kaleme alınan bir soykırımı dünmüş gibi hatırlıyor ve meclisinde tasarı şeklinde oylamaya sunup kabul edebiliyorsa, 20 yıl önceki, üstelik yazılı ve görüntülü birçok belge ve ispatı bulunan Hocalı Soykırımı’nı neden görmezden geliyor?
İşte bu sorular uzun süredir cevabını bekliyorken gelelim bugüne, Başbakan Erdoğan, 1915 olayları dolayısıyla Ermenilere hitaben bir taziyet mesajı yayınladı. Bu tarihimizde bir ilk. Diyaspora, yerinden yurdundan bir biçimde uzaklaşmak durumunda kalmış olanlar için kullanılan neredeyse kimlik üstü bir kavram. Öyle ki hangi ırk, din veya coğrafyadan olursa olsun, tüm diyasporaların birbirine benzer dinamikler ve ruh halleri ürettiği düşünülmekte. Buradaki diyaspora algısı mekansal bir yurtsuzlaştırma sürecini ima etmekte. Yıllardır bu kavram üzerinden insanların merhamet duyguları sömürülüyor.
99 yıl önce olmuş bir olay için neden 99 yıl boyunca onca hükümet ve başbakan tarafından bir kabul kelimesi sarf edilmedi de 2014 yılına gelinince hem de kurtuluş savaşı(!) ilan edildiği zamanda Ermenilere taziye mesajı yayınlandı. Vatanı kurtarmak için Ermenilerle mi Ermenilere karşı mı savaştık?... Zamanlama manidar. Günümüz Türkiyesi öyle garip bir zamanı yaşıyor ki sussan olmuyor, susmasan için içini yiyor. 18 haftadır yazdıklarımın sonucu susmamamın da bir şey ifade etmediğinden dolayı yazılarıma son veriyorum. Sürç-ü lisan ettiysek affola.