Gözlerimin katran karası yalnızlığı içinde yazıyorum sana sevgili.. Kimselerin bilmediği acıları büyütürken yüreğim; sensizliğin çığlıklarını işliyorum satır aralarına dizelerin hiç bilinmedik dehlizlerine…
Herkes uyku adında dalarken bilinmez düşlere ben sana dalmak istiyorum..
Hiç bilmediğim bi diyardan hiç bilmediğim sokaklarında dolaşıyorum sırf senin aldıgın nefese eş değer bi anlam katabilmek için yaşamıma…
Sessizlik bi hançer gibi saplanıyor içime de ben yinede ses edemiyorum..
Bugun satılığa çıkardım senden kalma hüzünlerimi ve senden kalma satır aralarındaki düşlerimi…
Hiç bilmeden hiç tanımadan ve ne olduğunu bile önemsemeden seni de o eskilerin içinde kaybetmek istedim….
Ne çok istedim hayatımdan kaybolmanı.. Ne çok istedim yüreğimin patikalarında hiç izin olmadan hayatımı temize çekmeyi…

Şimdi şimdi anlıyorum…
Adını sevda dediğim bu dehlizde sadece ben ve rüyam vardı.. Sense sıradan bi figurandın bu sinemanın perde arkasında…

Oysa ben…
Seni başrole aday yapmıştım da… SEN BİLMEDİN!...

Bilmedin sevgili.. Bilmedin ve bilemedin..

NE BÜYÜK ANLAMDIN BENİM İÇİN AMA SEN ANLAMSIZLIĞI SEÇTİN!...

Şimdi gecenin bir yarısı feryat figan yine sana yanıyorum herkesden habersiz..
Ve ilk kez bir acıya bu kadar yenik düşüyorum….

Şimdi sen bu yazıyı okurken hiç bilmeyeceksin sana yazıldığını….
Sıradan ve herhangi bi duygu yüklü yazı diyip geçeceksin beklide..
Yada kaybolup gidecek hiç okunmamış bir sayfanın kayıp dizelerinin içinde..
Tıpkı seninle olan hayatı da kaybettiğim gibi…

Ben mi kaybettim onu da bilmiyorum…

Tek bildiğim;
yaşayamadığım düşlerin satılamamış acısı içinde kalan…

                                              HAYATIMIN KOCAMAN BİR VİRGÜLÜSÜN!...



Editörün notu: Sitemizin her okuyucusu, yazı onaylandıktan sonra, misafir kalem sütununda yazabilir.