Yıllar önce iş hayatında olduğum dönemde mutfak hizmetlerimizle ilgilenen yaşlı bir teyzem vardı... yaparken dinlendiği en büyük jesti ise her işi bittikten sonra bana kahve yapar -buyrun fatoş hanım, der derin bir hürmetle ikram ederdi. Ben de -Safiye teyzeciğim senin mesain bitti otur karşıma der anakız sohbet ederdik. 3 oğlu vardı birde kızı yerine koyduğu ben. Göç sebebiyle yerleştiği Denizli'de her türlü mücadeleye göğüs germiş tam bir Türk anasıydı. Almayı unutmuş hep veren bir Türk anası. İlerleyen süreçte yıllar sonra ofise beni bizaat arayıp bulmuş yürüyerek karşıma cıkmıştı..elimi tuttu öptü yine söze başladı fatoş hnm- ben hastayım biliyorum yakında öleceğim görevimi tamamladım misafirliğim sona eriyor sana hoşcakal tekrar görüşürüz demeye geldim.gözlerim yuvalarından çıkacaktı rabbim bu ne derin inançlı karakter ne kudretli kadın.HOŞCAKAL diyor!!beyaz yazmasını düzeltti sarıldık ağladık ağladık gözyaşlarını sildi - senin için öbür dünyada dua edeceğim bol bol kızım hep mutlu ol iyilerin kaderi olmaz!ve köşeyi dönene kadar onu seyrettim cok acıydı.bir kac gün sonra selasını duydum..şüphem yokki rabbim duasını kabul etti mutluyum!!! ama sevdiklerime HOŞCAKAL diyecek güçlü ve teslimiyetcimiyim?? henüz değil!RABBİM SEVDİKLERİMİZE HOŞÇAKAL DEME FIRSATI VERMESİ DİLEĞiYLE ESEN KALIN
(kalanlara nemi oldu?? amcam 2.5 hafta sonra uzatmalısı ile evlendi)