Olmaz olmaz demeyin. Aşık mı kaldı bu devirde. Varsa bile önemin yok. Aşklar bile ölümlü, yaşama dair bir şey yazanımız,  mani düzenimiz, türkü çığıranız yok demeyin. Ansızın karşınıza çıkabilir bir gün. Hem de en umulmadık bir yerde. Hastane bahçesinde desem, hastane koridorlarında desem,  hastane merdivenleri desem ne dersiniz. Denizli Devlet Hastanesi yönetimin ilerici bakışı ile sağlığa anlam  katan bir halk ozanını tanıdı yıllar önce..Bende kendisi ile orada tanıştım.
    Önce sağdan solda sesine güvenenler geldiler, koroya yazıldılar. Kimi sağlık memuru, kimi, ebe, teknisyen, ne olduğunu hiç önemi yok. Sadece belli zamanlarda koro için hazır olması gerekiyor. Bir süre uzaktan izledim, bu devşirme üyeleri.  Birkaçının daha önce deneyimi olmuş, saz çalmış söylemiş. Bir kısmı ise gönlünde halk müziği aşkı sönmeden bir şeyler yapmak istemiş, yol yakınken bi deneyelim ne kaybederiz diyenler olduğunu biliyorum, hatta hiç ses mes yokken, işe heves edenleri de gördüm. Ama çalışmalar bi başladı, ilk türkülerini söylediler, halk müziği hastane korosu öyle bir yere geldi ki , şaşmamak mümkün olmadı.  Şu an Kamu Hastaneler Birliği Yönetimi olan katta kolidor ortasında bir odada hem çaldılar hem söylediler. Bi Denizli havası dinledik, bi orta Anadolu havaları esti, bi Trakya ağzı türküler dile geldi. Sağlıkla ilgili tüm özel günlerimizde tıp haftasında ebe hemşireler gününde, yıl başları öncesinde bizleri müziğe doyurdular.  Beşinci kat hastane katı  yurdun ne ezgilerini duymadı ki, ne alkışlara dolmadı ki o koca salon, çoşa gelen sağlıkçılar az mı el şaklattılar, gerdan kırdılar, oyun havası oynadılar, yere az mı diz vurdular. Mendiller çıktı bele bağlandı, eller havada türküye alkış tuttular, Çanakkale türküsü söylendi , ermiş şehitler için salon boyun  az göz yaşı dökmedik, bilenler heee desin. Türkü ile yaşadık, türkü boyu ağladık, Duran Peköz’ün ardından  neşelendik, mutlu olduk, duygulandık.
     Duran Bey, bir süre önce koro faaliyetlerine ara verdi. Ama ozan işte, içi rahat durmadı zaar, yazdı çizdi, besteledi. Arada telefonlaşırız, onu unutmadım.  Sizlerinde unutmayacağınızı düşünerek bir şiirini “Bir Efsane”  kitabından bir bölümü, okumaya hevesli olanlarınız için , serin günlerin özlemi ile paylaşıyorum..
“Seher Yeli Götür Beni Gülüme, Ellerine Yüzüm Sürer Ağlarım”
Derdimin Dermanın  Sendedir  Diye, Gözlerine Baka Baka Ağlarım”
“Seher Yeli Sevdiğime Sen Söyle, İncinirse Selamımı Al Getir”
Ondan Gayri Sevdiceğim Yok Diye, Hayalinde Gözlerine Ağlarım”
“Seher Yeli Nazlı Yarime Sen Söyle, Geldiğinde Bulur Beni İlk Güne”
Sarılır Yaram Güllerim Açar, Sevdam Diye Gözlerine Gülerim” /  Duran PEKÖZ-  Denizli 2011