Anadolu, canımın parçası, varolan zamandan bu yana nice uygarlıklar gelmiş geçmiş, nice zenginlikler giydirilmiş üstüne. Aklım almıyor bazen, bakmaya doyamadıklarım, görmeye kıyamadıklarım, bilmeye ömrüm yetmeyecek sandıklarım hepsi bu coğrafyada mübarek. Bir bakmışın bir sur kapısının yanından geçiyorsun, eski bir tarihi yalının önünde yayan yapıldak yol alıyorsun, öte yanda bir eski yazıtı bir anda, zamana meydan okurcasına karşınızda buluveriyorsunuz. Ne bileyim işte, bu topraklarda, Bizanslardan kalma su sarnıcı İstanbul’da, kıraç vadisinde Selçuklu hazinesi İshak Bey Sarayını Doğu Beyazıt’da , Kommagene Kralının güneşi doğuran batıran tepesindeki devasa kalıntılarını Nemrut Dağın’da, ya da antik çağdan çingene kız mozaiğini, Antep’te Roma uygarlığının serinlik havuzları içinde rast geliverirsiniz, sakın şaşırmayın dostlar… Bir de şu ana vatanın, canımın içi, insan varlıkları var ki, nedense ondan bahseden pek olmaz, mesela desem ki bu kentte “Dev” gibi bir “ İnsan Hazinesi” yatıyor, bana inanır mıydınız?
“Hayri Dev” ismini ne yalan söyleyeyim, ben tesadüfen öğrendim. Öyküsü çok ilginçti ve değerli geldi. Çameli’nin dağ köyünde keçi çobanlığı ile geçim eden Hayri Amca, geçmişte kalan üç telli saza ruh üflerken, düğünlerde tatlı renk, Orta Asya geleneğinin biricik mirasçısı olarak Fransız bir akademisyenin gayretleri ile keşfedildi. Hem de burnumuzun dibinde iken ve biz onu eğlencelerin ihtiyar delikanlısı sanarken. Meğer bir cevher imiş ve biz çok şey bilen insanlar ondan haberdar bile değilmişiz..ÇIK,,ÇIK,,,ÇIK,,,, Neyse çok yüklenmek istemiyorum, tüketmeyi seven ama geçmişini pek bilmeyen halimize, o günden bu yana 2008 yılından bu yan yani, Hayri Dev, UNESCO’NUN korunmasında bir insan hazinesidir. Gurur duyuyorum onunla, varlığına duacıyım yüce Allaha. Yaklaşık dört yıl önce -bu ödülün ardından göze mi geldi nedir- ciddi bir akciğer enfeksiyonu geçirdi, ziyaretçi kabul etmedikleri için hastane kapısına kadar vardım, geri döndüm, sadece dua etmekle yetindim. Şimdilerde öğreniyorum ki, Çameli’nde ona yakışır bir kültür Merkezi açılmaktaymış. Haberi müjdeleyen gazetede sayın valinizin yanında, maşallah sağ sağlıklı kameralara gülümserken karşıma çıkıyor bu kez. Seviniyorum. Umarım elini tutmak, öpmek nasip olur bir gün, bu toprakların, eşsiz kültür varlıklarının içinde, ozan geleneğinin devamı, esrarengiz soluğunu tanımak nasip olur….
İyi ki Varsın Hayri Dev, Adınla Devleştik…
"Türkiye senin topraklarında büyüyor gelişiyor ekmek gibi mayalanıyor .
Kültürün geleneklerin falanca annenin çocuğunun üstüne titrediği gibi öyle korunmuş ,teknolojinin bile eline su dökemediği yer belki bir insan belki bir topraksın sen. Yer dediysem üstüne alınma canlısın nefes alıyorsun ." bu da benim canım kızımdan Anadolu ekleri, silemedim, öylece bıraktım...