Merhabalar..
Aranıza katılmanın heyecanını yaşıyorum..Uzun zamandır beğeni ile takip ettiğim, Denizliyi çok güzel temsil eden siteye, Mutlu kardeşim beni de yazmam için davet edince inanın çok sevindim.Daha geniş kitlelere hitap edebilmenin yolu açılmış oldu böylece..
İlk yazı olmanın acemiliğini çekebilirim mazur görün… Ben hayatın pozitif yönlerinden bahsedeceğim bugün…
Çevremde konuştuğum hal hatır sorduğum arkadaşlardan negatif cevaplar alınca böyle bir yazı yazma kararı aldım.
Geçenlerde sürekli işyerine giderken kullandığım güzergahta şahit olduğum bir olayı paylaşmak istiyorum sizlerle…5-6 yaşlarında şirin mi şirin bir çocuk bilmiş tavırlarla, kardeşi olduğunu tahmin ettiğim yine 7-8 yaşlarında bir çocuğa tabiri caizse fırça atıyordu… Kulak kesildim neler olduğunu anlayayım diye…
Çöp hadisesiymiş hararetli hararetli üzerinde konuşulan mevzu…Büyük olan yemiş olduğu gofretin çöpünü elinden bırakıvermiş olduğu yere…Küçük olan da niye az ötedeki çöp tenekesine atmıyorsun diye çıkışıyor…. Öteki nasıl olsa süpürürler temizlikçi amcalar akıllım,niye oraya kadar yorulayım ki diyor. Finali küçük olanın şu harika sözleri tamamladı…” sıkıyosa evde atsana o çöpü yere”
Ufacık çocuktan gördüğüm bu gayret bir kez daha bana ümitsiz olmamamı ve hayata sürekli pozitif bakmam gerekliliğini gösterdi.
N’olur güzellikleri görelim hep... Evet, çirkinlikler yaşanmıyor mu? Yaşanıyor…. Lakin bilirsiniz bir anonim deyim vardır “ Birine kırk kere deli dersen delirir”. Biz kırk kere iyilik diyelim iyilik bulalım…
Hoşça kalın…Dostça kalın…. 30/072010