Sendika üyeleriyle birlikte PAÜ girişinde basın açıklamasında bulunan TES Üniversite Şube Başkanı Fehmi Söylev, “Üniversitemizin Gece Gündüz Demeden Alın Teri Döken Saygıdeğer İdari Personeli,
Geleceğimizin Teminatı Olan Gençlerimizi Yarınlara Hazırlayan Değerli Meslektaşlarım, Türk Eğitim-Sen Pamukkale Üniversitesi Şubesi olarak, kurulduğumuz günden bu yana yönümüzü her daim çalışandan yana belirleyen, gücünü sadece üyesinden alan ve çalışanlarımızın vicdanında kök salan sarsılmaz bir teşkilatız. Bizim istikametimiz; rüzgâra göre yön değiştirenlerin değil, değerlerine göre elif gibi dimdik duranların çizgisidir. Türk Eğitim-Sen, eğitim çalışanının derdini gündelik bir şikâyet değil, millî bir mesele ve bir haysiyet davası olarak görenlerin kalesidir. Üniversiteler; hür düşüncenin, adaletin ve liyakatin tecelli etmesi gereken en kutsal kurumlardır. Bizim duruşumuz, günü kurtaran sığ hesapların değil; hak, adalet ve meslekî onur çizgisinin timsalidir. Sendikal anlayışımızı tayin eden ne köhne ideolojilerin gölgesi ne de konjonktürel siyasetin rüzgârlarıdır. Biz, itirazımızı bilgiyle temellendirir, ortak akılla derinleştirir ve kalıcı çözümlerle taçlandırırız. Akademisyenimizin emeği ile idari personelimizin alın terini birbirinden ayırmaz, bir bütünün parçaları olarak görürüz.
Öncelikle, göreve geldiği günden bu yana akademik kadroların tahsisi noktasında hak edene hakkını teslim etme gayretinde olan, taleplerimizi karşılıksız bırakmayan Sayın Rektörümüze, liyakat esaslı bu yaklaşımları için teşekkürlerimizi borç biliriz. Akademik yükselmelerdeki bu olumlu iklimin devam etmesi, üniversitemizin bilimsel başarısı için hayati önem taşımaktadır” dedi.
“KAMU GÜCÜ, KİŞİSEL İKBAL VEYA SENDİKAL BİR AVANTAJ SAĞLAMA ARACI DEĞİLDİR”
Sendikal baskı kuranlara geçit vermeyeceklerini belirten Söylev: “Ancak, dikkatle takip ettiğimiz ve düzeltilmesini beklediğimiz hususlar da bir o kadar nettir: Kuruma katkısı, disiplini ve çalışkanlığı ile bilinen personelin görev yeri değişiklikleri yapılırken, ilgili birimlerle istişare edilmeli; çalışma barışını bozacak, personelin motivasyonunu kıracak "ben yaptım oldu" anlayışından uzak durulmalıdır.
Mahkeme kararları hukuk devletinin gereği olarak derhal ve eksiksiz uygulanmalıdır. Adalet, sadece mahkeme salonlarında değil, üniversite koridorlarında da hissedilmelidir. Sendikacılığımızda, İdari nüfuzu sendikal alanın içine çekmeye ve kamu gücünü haksız bir rekabet aracına dönüştürmeye çalışanlara karşı sessiz kalmayacağımız bilinmelidir. Kamu gücü, kişisel ikbal veya sendikal bir avantaj sağlama aracı değildir. Akademik kadro kriterleri ve görevde yükselme süreçleri, herkes için eşit, şeffaf ve denetlenebilir net ölçütlere bağlanmalıdır. Buradan ilan ediyoruz ki; Sayın Rektörümüzün adını ve makamını kendilerine kalkan yaparak sendikal baskı kuran, ayrımcılık yapan ve liyakati hiçe sayan hiçbir yönetim anlayışına geçit vermeyeceğiz” diye konuştu.
“ÜNİVERSİTENİN SAYGINLIĞINI, KURBAN ETMEYECEĞİZ”
Üniversitenin saygınlığını, oturduğu koltuğun ağırlığını taşıyamayanların şahsi hesaplarına kurban etmeyeceklerinin altını çizen Söylev şunları söyledi: “Türk Eğitim-Sen olarak, kurumumuzun onurunu korumak ve çalışanlarımızın hukukuna sahip çıkmak adına her türlü bedeli ödemeye hazırız; hak çiğnetmedik, çiğnetmeyeceğiz! Bununla birlikte şunu da özellikle vurgulamak isteriz: Türk Eğitim-Sen olarak bizler, sadece eleştiren değil, çözümün parçası olan bir teşkilatız. Pamukkale Üniversitemizin bilim dünyasında öncü, akademik başarıda zirve ve çalışma huzurunda örnek bir kurum haline gelmesi bizim en büyük arzumuzdur. Üniversitemizin gelişmesi, kurumsal hafızasının korunması ve eğitim kalitesinin artırılması adına atılacak her türlü vizyoner adımda, yapılacak her olumlu uygulamada yönetimimizin yanında olacağımızı, akademik ve fikrî tüm birikimimizle bu sürece en güçlü desteği sunacağımızı açıkça ifade ediyoruz. Bizim derdimiz bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek; yani üniversitemizi hak ettiği noktaya hep birlikte taşımaktır. Ortak akıl ve liyakatle atılan her adımda Türk Eğitim-Sen, devletinin ve kurumunun emrinde, üzerine düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırdır. İstikametimiz hak, mücadelemiz adalet, sevdamız Türkiye’dir!” MESUT GÜLER





