Son günlerde eşi tarafından katledilen ve şiddetin boyutunun sokağa taştığı, dayak yerken isyan çığlıklarının komşuların ihbarı ile polise intikal eden vakalar birçok kadının canını yakmakta, içini acıtmakta.
Peki ya bu olaylara, haykırışlara, acılara şahit olan, ortak olan çocukların travmaları?
Tabiî ki de bu sahneleri ne gözlerinden, ne hafızalarından hiçbir psikolog, hiçbir özür telafi edemeyecek zaten mümkünde değil.
İleride hepsi potansiyel bir isyankâr olacak.
Kimi babada model gördüğü gibi hanımına küfür edecek, kimi şiddet uygulayacak.
Kızlarda anneyi rol model aldığı için yaşadığı şiddeti bağrına basacak, ya uçlarda feminist olacak, ya da ben asla evlenmem diyecek ya da?
Ya da, gerisini zaman gösterecek.
Sosyal hizmetler ve sivil toplum örgütleri sergiledikleri tablo ve yaptıkları çalışmalar ile ancak karar defterlerini doldurup, yaptığımız faaliyetler kısmında düzenledikleri seminer ve araştırmalar ile reklâmlarını yapa dursun yetersizliğin, çözümsüzlüğün vahameti ortada.
Polis 155 e gelen ihbar karşısında olay yerine intikal edipte kapıyı çaldığında kan revan içinde gördüğü kadına –
—Şikayetçimisin?
Sorusunu yönel tipte kadın bir önde duran polise, bir arkada duran kocasına baktığında, bir o anı birde yarınını düşündüğünde verdiği cevap karşısında, bir kapı kapanır ve bir şikâyet konusu.
Tabiî ki bu sorun çözümsüz. Kadınların yarınları güvencesiz olduğu sürece çözümsüz.
Elini kaldıran koca bu bana mahkûm derse 2 kere daha vurur.
Keşke bu mahkumiyeti devlet babam,tüm siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri kucaklasa da ortadan kaldırsa..elini kaldıran o adamların belini kırsında,uygulamalar ve yaptırımlarla elini kırsa.
(kırma kelimesi mecazi anlamda kullanılmıştır)
Keşke; elini kaldıran o adam vurmadan önce düşünmeye sevk edilse!
Keşke; her mahallede kadın konuk evleri olsa. KADIN SIĞINMA EVİ tanımı bile aykırı geliyor bana SIĞINMA!
KADININ SIRTINDAN SOPAYI, KARNINDAN SIPAYI EKSİK ETME!
Bu atasözünü günümüze kadar taşıyan zihniyetlerin torunları değimliyiz biz.
Şiddet gören kadınları korumakla bu işi bir nebze atlatıyoruz ama kendini odun gören bu bu adamları konuk edecek, sığındıracak, dünyadan kısa bir süre men edip devletin nezaretinde terapi edecek bir akıl hastanesi, onları ıslatıp, ıslatıp tedavi edecek bir özel eğitim ve yontum merkezi açmak daha kalıcı çözüm gibi geliyor bana.
Devletten koruma isteyen yada koruması altındaki,Fatmalara,pembe güllere,solan güllere, tüm rahmetli isimsiz mağdurlara sahip çıkamıyor yaraları saramıyor,çözüm bulamıyorsak..
Taktik değiştirip bu psikopatlara sahip çıkalım ki ŞİDDET ŞEHİTLERİ çoğalmasın.