Elhamdülillah, bir Ramazana daha ulaştık, Efendimizin (SAV) kutlu beyanları içinde; Hutbeye çıkarken üç kez “âmin” dediği meşhur hadisi şerifte. Cebrail’in Annesi-Babası sağ olup cenneti kazanamayanlara, Efendimizin (SAV) adı anıldığında cimrilik edip salavat getirmeyenlere ve Ramazana ulaşıp da affı kazanamayanlara burnu sürtülsün beyanına karşı Efendimizin (SAV) âmin dediği kutlu aya girdik. Bu hadisi şerifin beyanı içinde ömründe bir kez Ramazana ulaşanın affa ulaşmasının ne kadar kolay olduğunu anlıyoruz. Eğer, Ramazan ayında bizde Ramazanlaşabilirsek affa uğramamız için (Allah’ın izniyle) hiçbir sebep yok.
Demek ki Allah (CC), Ramazan da bize affın, mağfiretin ve rahmetin kapılarını sonuna kadar açacak ve bizi pir-ü pak olarak bayrama ulaşacağız (İnşallah). Hele içinde bir de kadir gecesi var ki, benzetmekte bir hata olmaz ise; Ramazan ayı Himalaya dağlarına benzetilse, Kadir gecesi Everest tepesi kadar yüksek, rabbimiz ulaşmayı nasip eylesin…
…
Ramazan tam da ihtiyacımız olduğu bir zamanda geldi. Ülkemizin sıkıntılı gündemine ilaç gibi yetişti. Tam da siyaseten bunaldığımız bir anda siyasetin kirinden pasından, ramazanın ulvi dünyasına yelken açacağız.
Pek alışık olmadığımız bir gündem referandum. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde kullanılıyor olsa da bizde çok fazla örneği yok. Son otuz yıllık geçmişinde; 12 Eylül anayasası var, o zamanın şartlarında darbelerin gölgesinde yapıldı. Daha sonra Özal döneminde siyasi hakların verilip verilmemesiyle ilgili bir referandum yapıldı. Temel haklar açısında çok doğru bir tercih de değildi. O referanduma da Emel Sayın’ın “fifti fifti” (yüzde elli, yüzde elli) sözü damgasını vurdu ve öylede oldu. 50,1 ila referandumu o günün siyasi yasaklılarından Demirel, Erbakan, Türkeş ve Ecevit’in başını çektiği siyasi yasaklar kaldırıldı. Daha sonra ise en son Cumhurbaşkanını halk seçsin diye yapılan referandum yüzde altmış sekizlerle kabul edildi.
Şimdi ise tam da ramazan bayramında 12 Eylül’ün 30’uncu seneyi devriyesin de, 12 Eylül anayasasının bazı maddelerinin değiştirilmesinin referandumu yapılacak, referandumda “evet”ler yüzde elliyi geçerse 26 maddelik anayasa paketi değişecek. 12 Eylül anayasası defaatle değişti. İlk kez 12 Eylül anayasasının özgürlükleri ilgilendiren kısımları değişecek.
Özgürlüklerin genişletilmesini (yeterli olmasa da) istemeyen kesimlerin yıllardır özgürlük isteyenlerden oluştuğunu görünce “bu ne yaman çelişki” dememek imkânsız. En son PKK’nın yol kesip araçlardaki vatandaşları araçlarından indirip referandum aleyhine propaganda yapması bile bize bir şey anlatmıyor mu?
Son otuz yıldır her önemli kanun değişikliği yapılacağı zamanlarda terör olaylarının artması, ülkemizin önünü tıkayan bu kanunların rafa kaldırıldığında ise terör olaylarının eskisi gibi inine çekilmesi bize bir şeyler anlatmadı yıllardır. Gölge boksu yapar gibi ülkemizin enerjisi boşa harcandı. Şimdi ise terör yine gemi azıya aldı. İmdadımıza rahmet ve mağfiret ayı ramazan yetişti, inanıyoruz ki bu güzel ve bereketli ayda halisane yapılan dualar hürmetine bu kısır döngü, bu fasit daire kırılacak ve ülkemiz makûs talihini yenecek.
Bu maddelere “evet”, “hayır” demeden önce neler getirip neler götürdüğüne bir bakabilirsek vicdanlarımız bizi doğruya götürecektir. Ülkemizde gereksiz kısır çekişmelerden kurtulacak ve herkes asli vazifesini yapıp ülkemizin “muasır medeniyet seviyesine çıkması için çalışacaktır” ve hatta geçecektir.
Bu vesileyle Şerefli Ramazan ayımız mübarek olsun! Yüce Allah ramazan ayının feyzinden, bereketinden bizi ayırmasın ve af olmuş bir şekilde bizi bayrama ulaştırsın!
Amin!
