IŞİD kısaltması Irak Şeriat İslam Devleti adıyla çetecilik faaliyetleri ile ülkemizin güney sınırında özellikle Suriye topraklarında katliamlar yapan eli kanlı örgüt.
Örgütün çok büyük bir geçmişi yok, birden türediler gibi bakılsa da, Irak ve Suriye’de güçlü bir İslami gelenekten gelen yapıların içinde yetiştiler. Saddam rejiminin kalıntıları ile birlikte Irak’ın kuzeyinde inanılmaz güçlenip Musul ve Kerkük’te söz sahibi oldular.
Sonrası malum, konsolosluğumuzun basılması ve rehine krizi derken, Alevi çocukların boğazını kesen, Türkmen kadınları pazarlarda satan, Kürtleri yok etmeyi kendine görev sayan, Ezidilerin yurtlarından ayrılmak zorunda kalmalarına neden olan, İslamiyeti kullanarak, İslami hiçbir değerle uyuşmayan felsefe ve eylemler yapan lanet olasıca bir örgüt.
Halkımızın büyük bir bölümü bize ne bırakın kessinler derken –ki bu çok acı bir ifadedir- O topraklardaki Türkmen, Kürt, Ezidi, Süryani, Alevi, Arap kardeşlerimize yaşama hakkı vermeyen taşeron örgüte sessiz kalmak ne kadar insani?
Unutmayın Kobane’nin düşmesi ile beraber, bu topraklarda yaşayan milyonlarca yurttaşımız da bu zulme sessiz kalmasına tepki gösterecektir. Uluslar arası platformda Türkiye bu zulme sessiz kalarak adeta IŞİD ile olan bağını meşru hale getirmektedir.
Gezi direnişinde ağaçları kestirmemek için sokaklara dökülen halkım, kardeşlerinin boğazlarının kesilmesine, bacısının tecavüz edilmesine, ibadethanesi olan camisine saldıran bu aşağılık örgüte tepki göstermeyecek mi?
Bu katliama gözlerini kapatıp, görmezden gelmek ne büyük medeniyetimizin ruhuna ne de yüzyıllardır bayraktarlığını yaptığımız İslamiyete uygunluk taşıyor. Bugün Türk, Kürt, Müslüman, Alevi, Sünni ayrımı yapmadan IŞİD belasına sesimizi çıkarmalı, Kobane’de duyulan çığlığı, Denizli’de de hissedip, tepki göstermeliyiz.
MİNİBÜS ESNAFI KIRGIN
Denizli Büyükşehir Belediyesi Trafik Komisyonu tarafından yürürlüğe konulan yeni minibüs güzergahları hem vatandaşı hem de esnafı rahatsız ediyor. Bayram ziyaretlerinde karşılaştığım dile getirilen en büyük sorunlardan birisi oldu.
Eski-Yeni Yol ve Pamukkale Üniversitesi-İncilipınar hattında çalışan minübüs esnafı kırgın. Halkın talep ve ihtiyaçları gözetilmeden, tepeden inme bir karar olduğunu söyleyen minibüsçüler, bu kararla esas olarak halkın mağdur edildiği düşüncesindeler.
Şahsen bu düşüncelere katılıyorum. Hattın adı İncilipınar, o bölgeden geçişine izin verilmiyor. Hattın adı Yeni Yol, yine o bölgeden geçişlere müsaade edilmiyor. Şüphesiz bu tavır, trafik yoğunluğu gerekçesiyle ele alınmış olsa da, otobüs işletmelerinin halka alıştırılması ve alışkanlık kazandırılması amaçlanıyor fikri uyandırıyor ben de.
