Hasret nihayet sona eriyor ve bu hafta sonu maçlar başlıyor. Hüzünlü gergin ve Denizlisporumuz  adına yapayalnız geçen bir sezonun ardından yepyeni bir heyecan yepyeni bir umut maratonu start alacak. Geçen yazımda da  belirttiğim gibi bu ligi güle oynaya şampiyon bitirecek bir potansiyele sahibiz. Velhasıl bu potansiyeli kullanmanın da iki şekli var. Birincisi ve bizim istediğimiz Bursaspor ve Trabzonspor gibi birlik ve beraberlik içinde olumlu ve daha iyiye kullanımıdır. Ki  başarıya ulaşmanın tek unsuru budur.

Bir diğeri ise bugün maçlara çıkıp çıkamayacağı tartışılır hale gelen Diyarbakırspor örneğinde olduğu gibi sahipsiz ve borç batağında bir enkaz haline gelinmesine sebep olan sahipsizliktir. Geçtiğimiz sezonun son devresi başladığı andan itibaren yalnız bırakılan ve birkaç kendini bilmezin saha olayları nedeniyle antipatik bir hal alan Diyarbakırspor kadro yapısı itibari ile Anadolu kulüplerinin bir çoğundan daha kaliteli bir ekibe sahip olmasına ve ülkenin yetiştirdiği en iyi hocalardan olan ziya doğan’a emanet edilmiş olmasına rağmen saha dışı olaylar ve sahipsizlik nedeniyle ligden düşmüştür. Denizlispor yönetimine aynı noktaya gelmemek adına çok iş düştüğü aşikar, özellikle kongre gösterdi ki yönetim tek başınadır. Ve hem teknik ve idari heyeti hem futbolcular hem tribünleri tek başlarına idare etmek zorundalar. Bu noktada en büyük iş takımın en büyük sahiplerine taraftarlarına düşmektedir.

Bu zorlu süreçte Denizlispor’a hak ettiği desteği vermek ve yönetimiyle futbolcusuyla teknik heyetiyle camiaya yalnız olmadıklarını hissettirmek her Denizlilinin borcudur. Bu hafta sonu hem beraber iftar yapmanın hem de yeni kadrosuyla heyecan veren takımımıza destek vermenin sevincini bir arada yaşamaya davetlisiniz. Hep beraber 57 Gençlik önderliğinde tribündeki yerimizi alalım.Unutmayın farkımız aşkımız farkımız renklere olan bağlılığımız. 

Güneş batana kadar değil ömür yetene kadar Denizlisporluyuz …   

-