Sermaye piyasalarında yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen fon soruşturmasında kendisinin ve ortağı olduğu şirketlerin de mağdur olduğunu açıklayan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci, memleketi Denizli’de kamu kurumlarının denetim sorumluluğuna dikkat çekti. Tavas İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan Zeybekci, fon krizinin yaklaşık 6 kamu kurumunun ihmaliyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, “Kamu görevlilerinin ihmali, bazılarının üst derecede ihmali var. Maalesef bazı kamu kurumlarının yönetiminde de hem ihmal hem suistimal vardır” dedi.

Tavas Danışma Meclisi’nde Gündem Fon Soruşturması

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ekonomi İşleri Başkanı Nihat Zeybekci, Denizli’nin Tavas ilçesinde düzenlenen AK Parti İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’nda partililer ve hemşehrileriyle buluştu.

Tavas Gençlik Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zeybekci, sermaye piyasalarını sarsan ve yüz binlerce kişiyi mağdur eden fon operasyonlarına ve tasfiye süreçlerine değindi. Denetim ve gözetim sorumluluğu bulunan yetkili mercilerin görevlerini layıkıyla yerine getirmediğini savunan Zeybekci, sorumluluk zincirinin kamu ayağını işaret etti.

“Bazı Kamu Kurumlarının Yönetiminde Hem İhmal Hem Suistimal Var”
Söz konusu fon meselesinin derin bir idari ihmal barındırdığını söyleyen Nihat Zeybekci, Tavas kürsüsünden şu ifadeleri kullandı:

Denizli Ulaşım’dan Önemli Duyuru, Toplu Açılış Töreni Nedeniyle O Hatların Durakları Değişti
Denizli Ulaşım’dan Önemli Duyuru, Toplu Açılış Töreni Nedeniyle O Hatların Durakları Değişti
İçeriği Görüntüle

“Bu fon meselesi maalesef yaklaşık olarak 6 kamu kurumunun ihmaliyle ilgili. Kamu görevlilerinin ihmali, bazılarının üst derecede ihmali var. Maalesef bazı kamu kurumlarının yönetiminde de hem ihmal hem suistimal vardır.”

Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Zeybekci, sürecin yasal çerçevede titizlikle yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Ama biz bir hukuk devletiyiz. Hukuk devletinde 'Al bunu, götür bunu' diyemezsiniz. Hukukun işlemesi lazım, sistemin çalışması lazım ama bu kurumların ihmali net” değerlendirmesinde bulundu. Zeybekci, ihmal ve suistimal yaşandığını dile getirdiği 6 kamu kurumunun isimlerini ise kamuoyuyla paylaşmadı.

“Kayıt Çağındayız, Hiçbir Şey Gizlenemez”

Finansal piyasalarda gerçekleşen her işlemin dijital ayak izi bıraktığını ve sorumluların er ya da geç ortaya çıkacağını vurgulayan Zeybekci, “Hiçbir şey gizlenemez. Özellikle bu dönemde, bu bilgi çağında, bu kayıt çağında hiçbir şey gizlenemez” diyerek soruşturmanın bağımsız yargı ve hukuk kuralları çerçevesinde derinleştirilmesi gerektiğine işaret etti.

“Vurgunu Yiyenler Arasında Bizim Şirketlerimiz de Var”

Fon skandalında şahsına ve ticari ortaklıklarına yönelik yöneltilen spekülasyonlara da yanıt veren Zeybekci, kendisinin haksız kazanç sağlayan tarafta değil, doğrudan mağdur tarafında yer aldığını yineledi:

“Vurgun yapanlar diye bir ordu var. Bir de vurgunu yiyenler var. Onların içinde bizim şirketlerimiz de var. Şundan emin olun; 7 yaşından itibaren bugüne kadar hesabını veremeyeceğim bir tek nefesim dahi yoktur. 7 yaşında hepinizin bildiği, tütün tarlasında yaz boyunca koşturan dünya insanıyız.”

455 Bin Mağdur ve 250 Milyon Liralık Fon Kaybı

Nihat Zeybekci, daha önce yaptığı açıklamalarda ortağı olduğu dört şirketin TERA Portföy’e ait TP2 kodlu para piyasası fonuna yatırım yaptığını, fonun tasfiye sürecine girmesiyle birlikte paralarının içeride kaldığını doğrulamıştı.

Yaklaşık 250 milyon liralık şirket kaynağının fonda kilitlendiği basına yansırken, Zeybekci konuya ilişkin önceki değerlendirmesinde; “Doğru, mağdur 455 bin kişiden biriyiz. Ama tek bir spekülatif hisse ile ilişkimiz yok. Bırakın manipülatif hisseleri, normal BIST 30'daki büyük şirketlerde bile bir kuruş hissemiz olmamıştır” diyerek manipülasyon iddialarını kesin bir dille yalanlamıştı.

Daha önce sarf ettiği “Devletin ihmali var” sözlerine de açıklık getiren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, “Devlet görevini ihmal etmez; devlet kuralları koyar, uygulayacak kurumlara yetki verir. Ortada bir ihmal varsa bunu ancak kurumlar ve yetkili sorumlular yapar” diyerek denetçi kurumlara işaret etmişti.