Terapiyi yüz yüze mi yoksa ekran üzerinden mi yürütmek gerektiği sorusu genellikle hangisinin daha iyi olduğu biçiminde kuruluyor. Soru bu haliyle cevaplanamaz, çünkü iki biçim aynı işi farklı koşullarda yapar. Terapinin etik çerçevesi, gizlilik ilkesi ve çalışılan yaklaşım biçime göre değişmez. Değişen şey görüşmenin geçtiği mekânın kime ait olduğu, terapistin görebildiği bilgi alanının genişliği ve sürecin hangi nedenlerle aksadığıdır.

Bu yüzden karar bir kişilik özelliğine veya genel bir tercihe göre değil, o dönemin koşullarına ve görüşmede yapılacak işe bakılarak verilir.

Biçim değişse de aynı kalan çerçeve

Online görüşme, yüz yüze görüşmenin gevşetilmiş bir sürümü değildir. Klinik Psikolog Furkan Lenk'in çalışmasında online terapi, yüz yüze görüşmeyle aynı gizlilik ve etik çerçevede yürütülür. İlk görüşmenin bir değerlendirme oturumu olması, zorluğun ne zaman başladığının ve hangi durumlarda arttığının konuşulması ve bu görüşmenin sonunda hangi çerçevenin uygun olduğunun birlikte belirlenmesi, biçimden bağımsız olarak aynı kalır.

Çalışılan yaklaşım da ekranla birlikte değişmez. Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi ve Varoluşçu Terapi arasından hangisinin öne çıkacağını görüşmenin biçimi değil danışanın ihtiyacı belirler. Görüşmeler haftalık planlanır; sıklık ve süre danışanın ihtiyacına göre belirlenir ve bu da biçimle ilgili bir başlık değildir.

Biçimin gerçekten değiştirdiği başlıklar

Karşılaştırmayı işe yarar hale getirmek için soruyu etkililik ekseninden çıkarıp somut çalışma koşullarına indirmek gerekir. Dört başlık burada belirleyici oluyor.

Birincisi mekânın sorumluluğudur. Yüz yüze görüşmede oda terapistin kurduğu bir çerçevedir: sessizdir, kapı kapalıdır, görüşme bölünmez ve bu koşulları sağlamak danışanın işi değildir. Online görüşmede bu sorumluluğun bir bölümü danışana geçer. Odayı, o odaya kimsenin girmeyeceğini ve telefonun sessize alınmasını danışan ayarlar. Bu, online biçimin eksikliği değil üstlenilmesi gereken ek bir görevdir ve önceden konuşulmadığında süreç en sık burada aksar.

İkincisi terapistin görebildiği alandır. Yüz yüze görüşmede beden duruşu, ellerin hareketi, odaya giriş biçimi ve konuşurken bedenin verdiği tepkiler görüş alanı içindedir. Kamerada çerçeve çoğunlukla baş ve omuzlarla sınırlıdır, üstelik bu çerçeveyi danışan seçer. Buna karşılık ekranın kendi getirdiği bir şey vardır: kamerada karşılıklı göz teması teknik olarak tam kurulamaz ve bazı kişiler için zor konuları söylemeyi kolaylaştıran şey tam olarak budur.

Üçüncüsü genellikle fark edilmez. Yüz yüze görüşmede yol, bekleme ve odaya geçiş kendiliğinden bir hazırlık aralığı yaratır; dönüş yolu da konuşulanların oturması için bir aralık sağlar. Online görüşmede bu aralık yoktur. Bir toplantıdan çıkıp doğrudan görüşmeye giren ve görüşme biter bitmez başka bir işe dönen kişi aynı süreyi çok daha sıkışık yaşar. Bu aralığı bilerek kurmak, yani görüşmenin öncesine ve sonrasına kısa birer boşluk bırakmak, online çalışmanın pratik bir gereğidir.

Dördüncüsü sürekliliktir. Yüz yüze görüşme trafiğe, hava koşullarına, hafif bir hastalığa ve şehir dışı programa açıktır ve bu nedenlerle iptal edilen görüşme çoğu zaman yerine konmaz. Online görüşme bu iptallerin bir bölümünü ortadan kaldırır, ama kendi kırılganlığını getirir: bağlantı kopması, ses gecikmesi ve cihaz sorunları görüşmenin akışını böler. İki biçimin aksama nedenleri farklıdır ve hangisinin daha az aksayacağı kişinin gündelik düzenine bağlıdır.

Boyut

Yüz yüze görüşme

Online görüşme

Mekânın sorumluluğu

Terapistte

Kısmen danışanda

Sözsüz bilgi alanı

Beden bütünüyle görüş alanında

Kamera çerçevesiyle sınırlı

Görüşme öncesi ve sonrası aralık

Yol ve bekleme kendiliğinden yaratır

Danışanın ayrıca planlaması gerekir

Aksama nedeni

Ulaşım, hava, program çakışması

Bağlantı, cihaz, ortamın bölünmesi

Coğrafi koşul

Görüşme yerine gelmeyi gerektirir

Şehir dışından katılıma açık

Gizliliğin pratik riski

Görüşme odasıyla karşılanır

Bulunulan ortamın uygunluğuna bağlı

Hangi ihtiyaç hangi biçimi öne çıkarır

Aşağıdaki ayrım kesin bir kural değil, değerlendirme oturumunda birlikte gözden geçirilen bir başlangıç çerçevesidir. Yüz yüze görüşme şu durumlarda öne çıkar.

• Gözlem gerektiren değerlendirmeler ve bazı psikolojik test uygulamaları

• Küçük çocuklarla yürütülen oyun terapisi gibi fiziksel malzeme ve ortak mekân isteyen çalışmalar

• Evde görüşmenin duyulmayacağı bir odanın bulunamadığı durumlar

• Çift ve aile görüşmelerinde tarafların aynı ortamda bulunmasının sürecin parçası olduğu haller

• Ekran karşısında konuşmanın kişiyi belirgin biçimde geri çektiği durumlar

Online görüşme ise şu koşullarda öne çıkar.

Prof. Dr. Küçükevcilioğlu Denizli’de! Özel Yaylalı Göz Hastanesi’nde Hasta Kabulüne Başladı
Prof. Dr. Küçükevcilioğlu Denizli’de! Özel Yaylalı Göz Hastanesi’nde Hasta Kabulüne Başladı
İçeriği Görüntüle

• Başka bir şehirde yaşayan veya merkeze düzenli olarak gelemeyen kişiler

• İş ve bakım yükümlülüğü nedeniyle sabit bir saatte yola çıkmanın sürekliliği tehdit ettiği dönemler

• Geçici bir sağlık durumunun veya hareket kısıtının ulaşımı zorlaştırdığı haller

• Şehir değişikliği veya uzun süreli seyahatin sürecin ortasına denk geldiği durumlar

• Yüz yüze başlamanın eşiği yükselttiği ve kişinin süreci bir türlü başlatamadığı haller

Bu maddelere bakarak tek başına karar vermek gerekmez. Biçim tercihi, mersin psikolog arayışının dışında ayrıca çözülen bir mesele değil, ilk görüşmede zorluğun kendisiyle birlikte ele alınan bir başlıktır. Değerlendirme oturumunun sonunda hangi çerçevenin uygun olduğu birlikte belirlenir ve görüşme biçimi de bu çerçevenin bir parçasıdır.

Online görüşmede kolayca atlanan ön koşullar

Online çalışmanın aksadığı yerlerin çoğu teknik değil ortamla ilgilidir. Görüşmeye başlamadan önce şu maddelerin kararlaştırılmış olması, sürecin ilk haftalarda dağılmasını engeller.

1. Görüşme boyunca kimsenin girmeyeceği, kapısı kapanan bir oda

2. Kulaklık kullanımı, çünkü hoparlörden çıkan ses odanın dışından duyulabilir

3. Cihazın şarjı ve yedek bir bağlantı seçeneği

4. Bağlantı koptuğunda nasıl devam edileceğinin önceden konuşulmuş olması

5. Görüşme sırasında fiziksel olarak nerede bulunulduğunun paylaşılmış olması

6. Araç kullanırken, açık ofis alanında veya toplu taşımada görüşmeye girilmemesi

Son iki madde görünüşte ayrıntı gibi durur, ama işlevleri farklıdır. Danışanın nerede bulunduğunun bilinmesi, beklenmedik bir sağlık veya güvenlik durumunda doğru yönlendirmenin yapılabilmesi içindir. Hareket hâlinde veya kalabalık bir ortamda yapılan görüşme ise hem gizliliği hem de konuşmanın niteliğini bozar.

Online biçimin sınırlı kaldığı durumlar

Online terapi geniş bir alanda çalışır, ama her ihtiyacın karşılığı değildir. Görüşmenin sürekli bölündüğü, her hafta başka bir yerden bağlanıldığı ve çalışma çerçevesinin bir türlü kurulamadığı durumlarda sorun bağlantıda değil koşullardadır; böyle hallerde biçimin kendisi yeniden konuşulur.

Belirtilerin şiddetlendiği, günlük işleyişin ciddi biçimde bozulduğu ve tıbbi değerlendirme gerekebilecek tablolarda ise görüşme biçiminden önce doğru başvuru yeri konuşulur. Psikolog ilaç yazmaz; bu tür durumlarda hekime yönlendirme yapılır ve psikoterapi süreci bu değerlendirmeyle birlikte planlanır. Burada anlatılan belirtiler bir tanı anlamına gelmez; tanı yalnızca yüz yüze değerlendirmeyle konulabilir.

İntihar düşüncesi, kendine zarar verme veya yakın bir tehlike söz konusuysa mesele biçim tartışmasının tamamen dışındadır. Böyle bir durumda acil durumda 112 aranır ve en yakın acil servise başvurulur, randevu beklenmez. Buradaki anlatım bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi teşhis veya tedavi yerine geçmez.

Karar öncesi sık sorulan üç soru

Başka bir şehirden görüşme yapılabilir mi

Katılım yeri görüşmenin önünde bir engel değildir. Bu biçim zaten farklı şehirde yaşayan veya merkeze gelemeyen danışanlar için planlanmıştır. Pratikte dikkat edilmesi gereken şey, saat farkı bulunan yerlerde görüşmenin düzenli bir saate oturtulabilmesidir.

Ergenle online çalışmak mümkün mü

Bu, ergenin evde kapısı kapanan kendine ait bir alanı olup olmadığına ve ailenin süreçteki rolüne bağlıdır. Konuşulanların duyulabileceği bir ortamda ergen açık konuşamaz ve görüşme yüzeyde kalır; böyle durumlarda yüz yüze görüşme daha uygun olur. Ergen çalışmasında ebeveyne de rehberlik verildiği için bu düzenleme değerlendirme oturumunda birlikte kararlaştırılır.

İki biçim aynı süreçte birlikte kullanılabilir mi

Kullanılabilir. Sürecin bir bölümünü yüz yüze, bir bölümünü online yürütmek, koşullar değiştiğinde sürekliliği korumanın yollarından biridir. Belirleyici olan biçimin her hafta değişmesi değil, değişikliğin bir gerekçeye dayanması ve önceden konuşulmuş olmasıdır.

Biçim kararı tek seferlik değildir

Başlangıçta verilen biçim kararı sürecin tamamını bağlamaz. İş düzeni değişir, şehir değişir, hastalık dönemleri gelir, evdeki mahremiyet ortadan kalkar. Bu değişikliklerde yapılacak şey süreci askıya almak değil, biçimi yeniden ele almaktır. Terapiye başlamak için kriz anını beklemek gerekmez; aynı şekilde görüşme biçiminin artık uygun olmadığını fark etmek için sürecin tıkanmasını beklemek de gerekmez.