Türkiye'nin acil sağlık altyapısı son on yılda belirgin bir dönüşüm geçirmektedir. Halka açık alanlarda hayat kurtarıcı cihazların bulundurulması artık yalnızca etik bir sorumluluk değil, mevzuatla şekillenen kurumsal bir yükümlülük haline gelmiştir. Otomatik eksternal defibrilatör (OED) cihazları bu dönüşümün merkezinde yer almakta ve ani kalp durmasının ilk dakikalarında yapılan müdahalenin etkinliğini doğrudan belirlemektedir. T.C. Sağlık Bakanlığı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) ve İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatı çerçevesinde gelişen düzenlemeler; hangi tesislerde hangi koşullarda OED bulundurulacağı, cihazların nasıl belgelendirileceği ve eğitimli personel zorunluluğunun nasıl uygulanacağı sorularına net bir çerçeve çiziyor. Türkiye'nin yasal-kurumsal ekosistemi, Avrupa Birliği normlarıyla uyumu da gözeterek hızla olgunlaşmaktadır.

Türkiye'de Defibrilatör Yaygınlaşmasının On Yıllık Seyri

Türkiye'de halka açık defibrilatör konusu, 2010'lu yılların ortasından itibaren büyük havalimanları, alışveriş merkezleri ve metro istasyonlarındaki pilot uygulamalarla gündeme geldi. Sağlık otoritelerinin yayımladığı çeşitli genelgeler ve sektörel iyi uygulama örnekleri, kurumların gönüllü yatırımlarıyla desteklendi. İlerleyen dönemde özel sektör, kamu kurumları ve eğitim tesisleri de cihaz tedariğine yönelmeye başladı; Avrupa ülkelerindeki halka açık defibrilatör programlarının başarılı sonuçları, Türkiye'de benzer bir yapılanmanın altyapısını hazırladı.

Cihaz teknolojisinin küçülmesi, kullanım kolaylığının artması ve fiyatların yerli üretim sayesinde erişilebilir hale gelmesi, yaygınlaşmayı hızlandıran etkenler arasında öne çıktı. Sağlık otoriteleri tek başına cihaz mevcudiyetinin yeterli olmadığını, eğitimli personel ve düzenli bakım altyapısının da kritik önem taşıdığını vurgulayarak yasal çerçevenin somutlaşması yönünde adımlar atmaya başladı.

Mevcut Yasal Düzenlemelerin Haritası

Türkiye'de defibrilatör ve OED cihazlarına ilişkin mevzuat tek bir yönetmelikten ibaret değildir; sağlık, iş güvenliği ve tıbbi cihaz alanlarındaki düzenlemelerin kesişiminde şekillenir. Aşağıdaki tablo, kurumsal alıcılar için pratik bir referans niteliği taşır.

Düzenleme

Yayım/Yürürlük

Kapsam

Sorumlu Kurum

9 Aralık 2025 tarihli Yönetmelik

Aralık 2025

Halka açık alanlarda OED bulundurma standartları

Sağlık Bakanlığı

Tıbbi Cihaz Yönetmeliği

Yürürlükte

Cihaz piyasaya arz, izlenebilirlik, denetim

TİTCK

6331 sayılı İSG Kanunu

2012

İşyerlerinde sağlık ve güvenlik tedbirleri

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

AB MDR 2017/745

Uluslararası

CE uyumu için referans çerçeve

Avrupa Birliği

Bu düzenlemeler içinde 9 Aralık 2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan yönetmelik, halka açık alanlarda OED bulundurma standartlarını netleştirmesi açısından önemli bir kilometre taşı niteliğindedir. Kapsam dahili tesisler arasında işyerleri sektörel düzenleme açısından detaylı kurallara tabidir; ilgili düzenleme işveren yükümlülüklerini ayrıntılı biçimde belirler. Eğitim kurumları, spor tesisleri, ulaşım terminalleri ve büyük kamu binaları da kapsamın temel bileşenleri arasında değerlendirilir.

Modern bir Defibrilatör cihazının kurumsal alanlarda doğru konumlandırılması, mevzuatın amaçladığı koruyucu işlevin yerine getirilmesi açısından belirleyicidir. İlgili mevzuatta belirtildiği üzere cihazın görünür, kolay ulaşılabilir ve bakım kayıtları güncel tutulan bir noktaya yerleştirilmesi gerekir. Yaptırım tarafı incelendiğinde idari değerlendirmelerin ilgili mevzuatın belirlediği çerçevede yürütüldüğü, kurumsal denetim süreçlerinin bu kayıtlar üzerinden işlediği görülür.

Turkiyede Defibrilator Kullanimi Ve Yasal Duzenlemeler 1

CE Belgelendirme, TİTCK Denetimi ve Yetkili Distribütörlük

Türkiye'de piyasaya sürülen tüm OED cihazları, Tıbbi Cihaz Yönetmeliği kapsamında TİTCK denetimine tabidir. Cihazların CE belgesi ile uyumlu olması, üretici ve ithalatçının izlenebilir kayıtlarının bulunması, AB MDR 2017/745 normlarıyla paralel ürün dosyalarının hazırlanması temel gerekliliklerdir. CE belgesiz cihaz piyasaya arzı yasal değildir; kurumsal alıcının cihaz tedariğinde belgelendirme zincirini doğrulaması beklenir.

Yetkili distribütörlük sistemi, hem cihaz kalitesinin sürdürülmesi hem de yedek parça, sarf malzeme ve yazılım güncellemelerinin garanti altına alınması açısından merkezi bir işleve sahiptir. Yerli savunma ve teknoloji şirketi Aselsan gibi üreticilerin OED cihazları yetkili distribütörler aracılığıyla kurumsal alıcılara ulaştırılmakta; kalibrasyon, periyodik bakım ve kullanıcı eğitimi hizmetleri bu kanal üzerinden sürdürülmektedir. Belgelendirme zinciri bu yapı sayesinde uçtan uca takip edilebilir hale gelir.

Personel Eğitimi ve Sertifikasyon Mevzuatı

Cihazın varlığı tek başına yeterli değildir; mevzuat eğitimli kullanıcıyı da zorunlu kılar. Sağlık Bakanlığı'nın İlkyardım Yönetmeliği ve eğitmen sertifikasyon süreçleri çerçevesinde verilen ilkyardım eğitimleri, OED kullanımını kapsayan modüller içerir. Kurumların belirli sayıda sertifikalı ilkyardımcı bulundurma yükümlülüğü, ilgili mevzuatta belirtilen ölçütler doğrultusunda değerlendirilir.

Denizli'de Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği Giderek Azalıyor
Denizli'de Küçükbaş Hayvan Yetiştiriciliği Giderek Azalıyor
İçeriği Görüntüle

Mevzuat dilinde Otomatik Eksternal Defibrilatör terimi, OED kısaltmasıyla birlikte standart kullanım haline gelmiştir; yönetmelik metinlerinde bu iki ifade eş anlamlı olarak yer alır. Kullanıcıya görsel ve sesli yönlendirme yapan, kalp ritmini otomatik analiz eden bu cihazlar sayesinde temel ilkyardım eğitimi alan kişiler de güvenli müdahale yapabilmektedir. Eğitim sürecinde cihaz pedlerinin doğru yerleştirilmesi, güvenlik komutlarının uygulanması ve göğüs kompresyonuyla koordinasyon temel kazanım noktaları arasında yer alır.

Turkiyede Defibrilator Kullanimi Ve Yasal Duzenlemeler 2

Türkiye'nin Uluslararası Karşılaştırmadaki Yeri

Avrupa Birliği ülkelerinde halka açık alanlarda OED yaygınlaşması, Türkiye'ye göre daha ileri bir aşamadadır; bazı ülkelerde tren istasyonları, alışveriş merkezleri ve spor tesisleri için onlarca yıllık standartlaşmış uygulamalar bulunmaktadır. Amerikan Kalp Derneği (AHA) ve Avrupa Resüsitasyon Konseyi (ERC) kılavuzları, defibrilasyonun ilk dakikalarındaki müdahalenin sağkalım oranlarını belirgin biçimde artırdığını ortaya koymaktadır.

Türkiye, 9 Aralık 2025 tarihli yönetmelik ile birlikte uluslararası standartlara önemli ölçüde yaklaşmıştır. Yerli üretim cihazların CE uyumu, AB MDR 2017/745 paralelinde yürütülen denetim mekanizmaları ve eğitim altyapısının genişletilmesi, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde halka açık defibrilatör erişiminde ciddi bir sıçrama yapacağına işaret eder.

Kurumsal Aktörler İçin Yasal Uyum Yol Haritası

Yönetmeliğe uygun kurumsal yapılanmanın temel adımları aşağıdaki sırayla işletildiğinde, hem denetim hazırlığı hem de operasyonel sürdürülebilirlik güvence altına alınır.

1. Cihaz alımı yapılmadan önce kapsam değerlendirmesi yürütülür; tesisin yönetmelik kapsamında olup olmadığı ve kaç adet OED gerektiği belirlenir.

2. CE belgesi ve TİTCK kaydı doğrulanmış cihazların, yetkili distribütör üzerinden tedariki sağlanır.

3. Cihaz yerleşim planı, görünürlük ve erişilebilirlik kriterleri gözetilerek hazırlanır.

4. Sertifikalı ilkyardım eğitimi alan personel sayısı belirlenir, eğitim ve tazeleme kayıtları arşivlenir.

5. Periyodik bakım, ped ve batarya değişim takibi için yazılı kayıt sistemi kurulur.

6. İç ve dış denetimlerde sunulmak üzere yasal uyum dosyası güncel tutulur.

Sıkça Sorulan Sorular

9 Aralık 2025 yönetmeliği kimi bağlar?

Yönetmelik, halka açık alanlarda hizmet sunan ve kapsam dahilindeki tesisleri yöneten kurumları doğrudan bağlar. İşyerleri, kamu binaları, eğitim ve spor tesisleri, ulaşım terminalleri başlıca kapsam grupları arasında değerlendirilir. Tesisin niteliğine göre cihaz sayısı ve eğitimli personel zorunluluğu farklılaşır.

CE belgesiz OED cihaz kullanmak yasal mı?

Hayır. Türkiye'de piyasaya arz edilen tıbbi cihazların CE belgesiyle uyumlu olması ve TİTCK kaydının tamamlanmış bulunması zorunludur. Belgelendirme zinciri eksik bir cihazın kurumsal alanda kullanımı yasal risk oluşturur ve denetimde uygunsuzluk olarak değerlendirilir.

Türkiye'de OED bulundurma yasal zorunluluk mu, tavsiye mi?

Kapsam dahilindeki tesisler için yasal zorunluluk niteliği taşır; kapsam dışında kalan kuruluşlar için ise güçlü bir iyi uygulama tavsiyesi olarak öne çıkar. Yönetmelik, hangi tesis kategorilerinin hangi koşullarda zorunluluk altında olduğunu açık biçimde tanımlar.

Mevzuata uyumsuzluğun yaptırımı nedir?

İdari yaptırımlar gündeme gelebilir ve ilgili mevzuatta belirtilen yaptırım çerçevesinde değerlendirilir. Yaptırımlar yalnızca cezai boyutla sınırlı kalmaz; itibar kaybı, sigorta yükümlülükleri ve denetim süreçlerinde olumsuz değerlendirme gibi dolaylı etkiler de söz konusu olabilir.

Türkiye'nin yasal-kurumsal çerçevesi her geçen yıl daha kapsayıcı bir hâl alıyor; kurumsal aktörler için uyum yalnızca denetim hazırlığı değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluğun somutlaşmış halidir. Cihaz tedariğinden eğitim altyapısına kadar tüm süreci yetkili distribütörler aracılığıyla yürütmek, hem yasal güvence hem de uzun vadeli operasyonel sürdürülebilirlik sunar. Kurumunuz için CE belgeli, TİTCK kayıtlı OED cihazlarını yetkili distribütör Medikaliste güvencesiyle inceleyebilir, defibrilatör çözümleri başta olmak üzere ihtiyaç duyduğunuz diğer kategorilerde medikal malzeme satış hizmetlerini değerlendirebilir, kurumsal yasal uyum yol haritanızı sağlam temellere oturtabilirsiniz.