Sanal sunucuda işletim sistemi seçimini sunucunun kendisi değil, üzerinde çalışacak yazılım belirler. Kurmayı planladığınız uygulama yalnızca Windows üzerinde çalışıyorsa karar zaten verilmiş demektir. Uygulama iki tarafta da destekleniyorsa soru yer değiştirir ve bu kez sunucuyu kimin, hangi alışkanlıkla yöneteceği öne çıkar. Aradaki en görünür fark da tam burada ortaya çıkar: Windows kurulu bir sunucuya çoğunlukla uzak masaüstü ile bağlanılır ve karşınıza bir masaüstü ekranı gelir, Linux kurulu bir sunucuya ise terminal üzerinden bağlanılır ve iş komutlarla yürür.
Kararı başlatan soru: sunucuda hangi yazılım çalışacak
Uygulamanın resmi belgelerinde desteklenen işletim sistemleri yazar ve karar oradan başlar. Eski .NET Framework sürümlerine bağlı uygulamalar, IIS ile yayınlanan projeler, Microsoft SQL Server kullanan yapılar ve yalnızca Windows için dağıtılan masaüstü araçları Windows tarafına işaret eder. Nginx veya Apache üzerinden yayınlanan web projeleri, PHP, Python ve Node.js ile yazılmış servisler, Docker ile paketlenmiş uygulamalar ve açık kaynak veritabanlarının büyük bölümü Linux tarafında hem daha yaygın hem de belgeleri daha zengin biçimde çalışır.
Burada sık atlanan bir ayrım var. Bir yazılımın bir sistemde çalışıyor olması ile üreticisi tarafından o sistemde destekleniyor olması aynı şey değildir. Toplulukta çalıştığı söylenen bir kurulum, sorun çıktığında sizi belgesiz bir alanda bırakabilir. Karar aşamasında desteklenen sistem listesi, çalıştığı bildirilen sistem listesinden daha sağlam bir ölçüttür.
Uzak masaüstü ile terminal aynı işi farklı yollarla yapar
Uzak masaüstü, sunucunun grafik arayüzünü kendi ekranınıza taşır. Fareyle tıklar, kurulum sihirbazlarını takip eder, dosyaları sürükleyerek taşırsınız. Öğrenme eşiği düşüktür, çünkü aslında zaten bildiğiniz bir bilgisayarı uzaktan kullanıyorsunuzdur.
Terminal bağlantısı metin üzerinden çalışır. Ekran aktarımı olmadığı için bağlantı az veri harcar ve yavaş, kopan hatlarda daha dayanıklıdır. Asıl kazanç ise tekrar edilebilirliktir: yaptığınız işlem bir komut dizisidir, kaydedebilir, ikinci bir sunucuda aynen çalıştırabilirsiniz. Uzak masaüstünde aynı işi tekrarlamak, aynı tıklamaları baştan yapmak anlamına gelir.
Bu iki çalışma biçiminden hangisinin size uygun olduğunu bir vds kiralamadan önce netleştirmek, kurulumdan sonra geri dönmesi zahmetli bir kararı baştan sadeleştirir. Sık karıştırılan bir nokta da şudur: kendi bilgisayarınızın işletim sistemi ile sunucunun işletim sistemi aynı olmak zorunda değildir. Windows kullanan bir bilgisayardan Linux sunucuya bağlanmak için başka bir sisteme geçmeniz gerekmez, güncel Windows sürümlerinde SSH istemcisi komut satırından kullanılabilir. Aynı şekilde uzak masaüstü istemcileri farklı işletim sistemleri için mevcuttur, yani seçim masaüstünüzü değil sunucunuzu ilgilendirir.
Grafik arayüzün sunucuya bindirdiği yük
Masaüstü ortamı, siz hiçbir şey yapmasanız bile bellekte durur ve işlemciden pay alır. Arayüzsüz kurulan bir Linux sunucuda bu pay uygulamaya kalır. Fark, paketin küçük olduğu yerde belirginleşir. Saganetwork sanal sunucu paketleri en altta 2 GB bellekten başlayıp 32 GB'a, çekirdekte ise 2'den 6'ya kadar uzanır; alt uçtaki bir pakette arayüzün aldığı pay hissedilirken üst uçta aynı fark uygulamanın davranışını belirleyen ana etken olmaktan çıkar.
Bu, Windows'u tek başına eleyen bir gerekçe değildir. Uygulamanız grafik arayüz olmadan çalışmıyorsa arayüzün maliyeti zaten işin bir parçasıdır ve bunu kaynak israfı gibi okumak yanıltıcı olur. Sorulacak soru şudur: arayüz sizin için işlevsel mi, yoksa yalnızca alışkanlık mı.
Maliyette ve yönetimde ayrışan kalemler
Windows Server lisans gerektiren bir üründür, Linux dağıtımlarının büyük bölümünde böyle bir kalem yoktur. Bu kalemin sunucu kirasının içinde olup olmadığı sağlayıcıdan sağlayıcıya değişir ve karar öncesinde sorulması gereken sorulardan biridir. Rakam vermek yerine kalemleri saymak daha sağlıklı bir yöntem, çünkü tutarlar zamanla değişir ancak kalemlerin kendisi yerinde kalır.
Yazılım kurulumu tarafında da yöntem ayrışır. Windows'ta kurulum dosyası indirilip sihirbazla ilerlenir; Linux'ta paket yöneticisi merkezi bir depodan kurar ve bağımlılıkları kendisi çözer. İlk yöntem tanıdıktır, ikincisi yazıya dökülebilir. Üçüncü bir kalem de ekip tarafındadır: bilmediğiniz bir sistemde geçirilen saatler de bir maliyettir ve genellikle bütçe tablosunda görünmez.
Hangi durumda hangisi
|
Ölçüt |
Windows tarafına yakın |
Linux tarafına yakın |
|
Çalışacak yazılım |
Yalnızca Windows için dağıtılan uygulamalar, IIS ve SQL Server tabanlı projeler |
Nginx veya Apache ile yayınlanan projeler, Docker ile paketlenmiş servisler |
|
Yönetim biçimi |
Uzak masaüstü ile görsel yönetim |
Terminal üzerinden komut ve betik |
|
Arayüz ihtiyacı |
Uygulama grafik arayüz olmadan çalışmıyor |
Uygulama arka planda servis olarak çalışıyor |
|
Ekip alışkanlığı |
Ekip Windows ortamında rahat çalışıyor |
Ekipte komut satırı deneyimi var |
|
Kaynak dağılımı |
Arayüzün aldığı pay kabul edilebilir |
Kaynağın tamamı uygulamaya bırakılmak isteniyor |
Tabloyu bir puan cetveli gibi okumamak gerekir. Her iki sütunda da satır işaretleyen projeler oldukça yaygındır ve bu bir çelişki değildir. Doğru cevap projeden projeye kayar; çoğu senaryoda iki seçenek de çalışır durumdadır, belirleyici olan hangisinin sizin elinizde sürdürülebilir kaldığıdır.
Sağlayıcı tarafında ne değişiyor
Bu kararın sağlayıcı tarafındaki karşılığı, hangi paketin hangi çalışma biçimini rahat taşıdığıdır. 2018 yılından bu yana oyun sunucusu kiralama, sanal sunucu kiralama ve web barındırma alanlarında hizmet veren Saganetwork, sanal sunucu tarafını Ekonomik VDS, Premium VDS ve Performans VDS olmak üzere üç seviyede topluyor. Premium VDS yüksek çekirdek sayısıyla ve bot çalıştırmaya uygunluğu ile, Performans VDS ise yeni nesil işlemci ve NVMe SSD ile tanımlanıyor. Uzak masaüstü ve bot çalıştırma ihtiyacı, sağlayıcının kendi saydığı kullanım senaryoları arasında yer alıyor.
Sunucular Vodafone Veri Merkezi'nin kurumsal altyapısında barındırılmaktadır, Almanya lokasyonu ayrıca seçilebiliyor ve ağ portu 1 Gbps olarak belirtiliyor. Kiralama sonrasında panel bilgileri beş dakika içinde iletiliyor, destek yedi gün yirmi dört saat çalışıyor. Bunların hiçbiri işletim sistemi seçimini sizin yerinize yapmaz; seçtiğiniz sistemi kurup çalıştırırken hangi zeminde durduğunuzu belirler.
Seçmeden önce cevaplanacak sorular
• Kurulacak yazılımın belgelerinde hangi işletim sistemleri desteklenen olarak yazıyor
• Uygulama grafik arayüz olmadan çalışabiliyor mu
• Sunucuya kim bağlanacak ve bu kişi komut satırıyla mı, masaüstüyle mi rahat çalışıyor
• Lisans gerektiren bir bileşen var mı ve bu kalem kimin tarafında
• İleride aynı sunucuda başka bir servis çalıştırma ihtimali var mı
İşletim sistemini sonradan değiştirmek çoğu durumda sunucunun sıfırdan kurulması anlamına gelir ve veriyi taşımak ayrı bir iştir. Bu yüzden yukarıdaki soruların cevabı kurulum başlamadan önce elinizde olsun. Yazılım listesi netse karar genellikle kendiliğinden ortaya çıkar; net değilse yapılacak ilk iş o listeyi netleştirmektir.




