Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastaneleri Romatoloji Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yiğit, toplumda çoğunlukla yalnızca deride kızarıklık ve pullanmayla bilinen sedef hastalığının (psoriasis) eklemleri de vurabileceği uyarısında bulundu. Bilimsel verilere göre her beş sedef hastasından birinde iltihaplı eklem romatizması (psöriatik artrit) geliştiğine dikkat çeken Dr. Yiğit; sabah tutukluğu, sosis parmak görünümü ve topuk ağrısı gibi şikâyetlerin kalıcı eklem hasarı oluşmadan önce romatoloji uzmanına bildirilmesi gerektiğini vurguladı.
Sedef Sadece Bir Cilt Hastalığı Değil: "Psöriatik Artrit" Riski
Sedef hastalığının bağışıklık sistemindeki bozulmalarla ortaya çıkan sistemik bir tablo olduğunu belirten PAÜ Hastaneleri Romatoloji Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Murat Yiğit, hastalığın eklemleri, omurgayı ve tendonların kemiğe yapışma yerlerini de tutabileceğini ifade etti.
Tıpta "psöriatik artrit" olarak adlandırılan bu durumun kronik seyirli iltihaplı bir romatizma türü olduğunu aktaran Dr. Yiğit, şu bilgileri paylaştı:
"Bilimsel çalışmalar, sedef hastalığı bulunan yaklaşık her beş kişiden birinde psöriatik artrit geliştiğini ortaya koymaktadır. Toplumsal farkındalığın artırılması; hastalığın erken evrede yakalanması ve geri dönüşü olmayan kalıcı eklem hasarlarının önlenmesi açısından hayati derecede önemlidir."
"Sosis Parmak" ve Sabah Tutukluğuna Dikkat!
İltihaplı romatizmal süreçlerin tipik belirtilerle kendini gösterdiğini kaydeden Dr. Murat Yiğit, hastaların vücutlarındaki sinyalleri doğru okuması gerektiğini söyledi.
Özellikle sabahları uyanıldığında eklemlerde hissedilen ve hareket ettikçe hafifleyen uzun süreli tutukluğun en kritik belirtilerden biri olduğuna işaret eden Yiğit, diğer semptomları şöyle sıraladı:
Eklemlerde belirgin ağrı, ısı artışı ve şişlik,
El ve ayak parmaklarının tamamının bir bütün olarak şişip "sosis parmak" (daktilit) görünümü alması,
Aşil tendonu başta olmak üzere ayak tabanında ve topukta şiddetli ağrı,
Bel ve sırt bölgesinde istirahatle artan uzun süreli tutukluk hissi,
Tırnaklarda küçük çukurcuklar (yüksük tırnak), kalınlaşma veya tırnağın yatağından ayrılması.
"Ciltteki Döküntünün Az Olması Sizi Yanıltmasın"
Klinik pratikte yapılan en büyük yanılgılardan birinin deri bulguları ile eklem tutulumunun şiddetini eşitlemek olduğunu belirten Dr. Yiğit, "Önemli bir nokta, ciltteki sedef hastalığının hafif şiddette olmasının, eklem tutulumunun da hafif seyredeceği anlamına gelmemesidir. Bazı hastalarda vücutta belirgin bir cilt lezyonu olmadan dahi ağır eklem iltihapları gelişebilir. Bu sebeple sedef teşhisi bulunan bireylerin, en ufak yeni başlayan eklem ağrısını dahi gecikmeden bir romatoloji hekimine danışması şarttır" dedi.
Fazla kilonun hem psöriatik artrit gelişme riskini hem de iltihap aktivitesini tetiklediğini hatırlatan uzman hekim; sağlıklı kilo kontrolünün, Akdeniz tipi dengeli beslenmenin ve düzenli fiziksel aktivitenin tedavi başarısını doğrudan artırdığının altını çizdi.
Güncel Tedavilerle Kalıcı Hasar Önlenebiliyor
Psöriatik artrit tedavisinde tıbbın son yıllarda çığır açıcı mesafeler katettiğini müjdeleyen Dr. Öğr. Üyesi Murat Yiğit, açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
"Geleneksel hastalık modifiye edici ilaçların yanı sıra, günümüzde kullandığımız biyolojik ajanlar ve hedefe yönelik akıllı moleküller sayesinde eklem iltihabını tam baskılamak ve hastalarımızda remisyon (hastalık aktivitesinin sıfırlanması) sağlamak artık mümkündür. Tedavimizin ana gayesi yalnızca hastanın ağrısını dindirmek değil; iltihabı kökten kurutarak kalıcı eklem tahribatını engellemek ve bireyin bağımsız, kaliteli yaşam sürmesini sağlamaktır.
İlaçların doktor tavsiyesi olmadan asla bırakılmaması, sigaranın terk edilmesi ve düzenli romatoloji kontrolleri hayati önem taşır. Unutmayın; psöriatik artritiniz varsa yalnızca cildinizi ya da ağrıyan ekleminizi değil, bütünsel sağlığınızı önemseyin."
Next





