Boşanma sonrasında velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katkısı olan iştirak nafakası, kamu düzenine ilişkin bir yükümlülüktür. Peki bu nafaka ödenmezse ne olur? Bu rehberde başvurulabilecek hukuki yolları ve kritik incelikleri kısaca ele alacağız.

İştirak Nafakası Nedir?

TMK m. 182 uyarınca iştirak nafakası, velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun giderlerine mali katkısı için hükmedilen nafakadır. Çocuk reşit olana (18 yaşını doldurana) kadar devam eder; çocuk eğitimine devam ediyorsa süre uzayabilir. Miktar, çocuğun ihtiyaçları ile yükümlünün ekonomik durumu birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Ödenmezse: İcra Takibi ve Tazyik Hapsi

Nafaka ödenmediğinde alacaklının iki temel yolu vardır: icra takibi ve tazyik hapsi. İştirak nafakası kesinleşmiş mahkeme ilamına dayandığından ilamlı icra takibi başlatılır; borçluya gönderilen icra emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde ödeme yapılmazsa maaş, banka hesabı ve malvarlığına haciz konulabilir. İİK m. 344 uyarınca ise nafaka kararının gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikâyeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilebilir.

Cari Nafaka Şartı

Tazyik hapsi için en az bir aylık cari (güncel) nafaka borcunun doğmuş olması gerekir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre, icra emrinin tebliği ile şikâyet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcu bulunmalıdır; aksi halde suçun unsurları oluşmaz. Ödenmeyen her ay ayrı suç teşkil eder ve her biri için ayrı ceza verilebilir.

Birikmiş Nafaka Adi Alacaktır

Çok önemli bir ayrım: icra takibi başlatıldığında geçmişe dönük birikmiş nafaka borçları adi alacak niteliğindedir. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi kararları uyarınca birikmiş nafaka için tazyik hapsi talep edilemez; bu alacaklar yalnızca haciz yoluyla tahsil edilir. Cari nafaka için maaşın tamamına haciz konulabilirken, birikmiş nafaka için maaşın en fazla 1/4'ü haczedilebilir. Emekli maaşları da nafaka borçları için haczedilebilir.

Tebligatın Asile Yapılması Zorunludur

İstanbul Boğazı’nda Akşamdan Özel Davetlere Uzanan Deniz Deneyimi
İstanbul Boğazı’nda Akşamdan Özel Davetlere Uzanan Deniz Deneyimi
İçeriği Görüntüle

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin kararlarına göre, cezaların şahsiliği ilkesi gereği icra emrinin borçlunun vekiline değil bizzat borçluya (asile) tebliğ edilmesi şarttır. Sadece vekile yapılan tebligatla tazyik hapsine karar verilemez. Bu, uygulamada en sık yapılan hatalardan biridir.

Şikâyet Süresi

Şikâyet, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde yapılmalıdır. Bu nedenle 1 yıl önce ödenmeyen nafaka için bugün ceza davası açılamaz; ancak icra yoluyla haciz işlemleri devam edebilir. Nafaka alacaklarının genel zamanaşımı süresi ise 10 yıldır.

Tazyik Hapsi Borcu Silmez

Tazyik hapsi, borçluyu ödemeye zorlayan bir disiplin tedbiridir; adli sicile işlenmez, ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez. Borçlunun üç aylık tazyik hapsini yatması nafaka borcunu ödenmiş kılmaz; borç birikmiş alacak olarak devam eder. Çocuğun 18 yaşını doldurmasıyla iştirak nafakası sona erer, ancak reşit olmadan önceki birikmiş borçlar tahsil edilebilir.

Sonuç

İştirak nafakası ödenmediğinde icra takibi, haciz ve tazyik hapsi gündeme gelir. Cari nafaka ile birikmiş nafaka ayrımı, tebligatın asile yapılması zorunluluğu ve şikâyet süreleri, hak kaybına yol açabilen kritik konulardır. Alacaklıların zamanında ve usulüne uygun takip başlatması büyük önem taşır.

Bu makale Avukat Emre SOBAY tarafından yazılmıştır. Daha uzun versiyonuna buradan ulaşılabilirsiniz.