Fizyoterapi, hareket ve işlevi optimize ederek fiziksel bozukluklarla ilgilenen bir sağlık hizmeti dalıdır.

Spesifik olarak, fizyoterapi, çeşitli fiziksel araçlar ve teknikler kullanılarak çeşitli hastalık ve yaralanmaların değerlendirilmesini, teşhisini, tedavisini ve önlenmesini içerir. Fizyoterapi genellikle fizik tedavi terimi ile birbirinin yerine kullanılır. Sağladığı fayda sayesinde fizyoterapi İstanbul başta olmak üzere tüm illerimizde en sık uygulanan tedavilerdendir. Fizik tedavi İstanbul Çifte Havuzlar fizik tedavi merkezi uzmanlarının deneyimi ve profesyonelliği sayesinde konforlu bir şekilde uygulanan ve optimum fayda sağlayan bir süreç haline gelebilir.

Fizyoterapinin birincil amacı hareketin restorasyonudur. Bunun yapılabilmesi için fizyoterapistler manuel terapi, egzersiz ve eğitim gibi çeşitli yöntemler kullanır. Bu tedavi şekliyle bütüncül bir yaklaşım benimsenir. Bu kapsamda fizyoterapistler vücudun yalnızca belirli bir bölümünün tedavi edilmesi yerine hastanın durumunu br bütün olarak değerlendirirler. Spesifik engelliliği yönetmenin yanı sıra fizyoterapistler hastalarına genel olarak sağlıklarını ve esenliklerini nasıl iyileştirecekleri konusunda da tavsiyede bulunurlar. Örneğin kronik sırt ağrılarından şikayetçi olan hastalara kilo vermeleri, karın ve sırt kaslarını güçlendirmeleri konusunda teşvik edilebilirler. Hasta katılımının da sağlanmasıyla birlikte hastaların mümkün olduğunca bağısız olmaları amaçlanır.

Fizyoterapistler tipik olarak çok disiplinli bir tıbbi ekibe dahildirler. Rehabilitasyon ekipleri hastanın spesifik semptomlarına ve ihtiyaçlarına göre hasta merkezli bir tedavi planı oluşturmak için birlikte çalışan doktor, hemşire, terapist ve sağlık profesyonellerinden oluşur. Fizyoterapistler ekibin geri kalanıyla olduğu gibi  mevcut sağlık problemiyle ilgili olarak hastayla ve hastanın ailesiyle de aktif bir şekilde iletişim kurarlar. Fizyoterapinin başarısındaki en önemli anahtarlardan biri iletişimdir. Tedavi süresince hasta çeşitli değerlendirme süreçlerinden geçirilir, tedaviye bağlı olarak elde edilen ilerleme nezdinde yeni hedefler belirlenir.

Fizik Tedavi Ne Kadar Sürer?

Fizik tedavinin ne kadar süreceği hasta özelinde bir dizi faktöre göre değişiklik gösterebilir. Teşhis, yaralanma ya da bozuklukların derecesi ve hastanın mevcut durumu gibi etkenlerin her biri fizik tedavinin ne kadar süreceği noktasında belirleyici faktörler olarak kabul edilir.

Fizik tedavi seansları genellikle haftada iki ila üç kez olmak kaydıyla gerçekleştirilir. Ancak, bazı durumlarda fizik tedavi seanslarının daha sık uygulanmasına gerek duyulabilir. Yaralanmalara bağlı olarak fizyoterapistler koltuk değneği, tekerlekli sandalye hatta protez uzuvlar gibi yardımcı cihazların nasıl kullanılacağının ve bunlarla nasıl yaşanılacağının öğrenilmesine yardımcı olabilir. Hastanın durumunun daha da kötüleşmesine neden olabilecek kronik inflamasyon, skar dokusu ve yapışıklıkların gelişmesinin önlenmesi için tedaviye erken dönemde başlamaya özen gösterilmelidir.

Fizik Tedaviye Ne Zaman İhtiyaç Duyulur?

Şeker Hastalığına Çözüm Şeker Hastalığına Çözüm

Hastaların yaşamları boyunca fizik tedaviye ihtiyaç duymalarını gerektirecek pek çok farklı durum vardır. Herhangi bir yaralanma, ağrı, kalp hastalığı ya da kronik obstrüktif akciğer hastalığı gibi tıbbi durumların gelişmesi fizyoterapinin yardımcı olacağı durumlar arasında sayılabilir. Bu kapsamda fizyoterapistlerin çocuklardan yaşlılara kadar her yaş grubundan insanın tedavisinde aktif olarak yer alabileceği ifade edilebilir.

Fizyoterapistler vücuttaki belirli sistemleri etkileyen ve büyük çeşitlilik gösteren sağlık sorunlarına hitap ederler. Bu sistemler arasında nörolojik, solunum, kas-iskelet sistemi ile kardiyovasküler sistemler yer alır.

Nörolojik fizyoterapi; Parkinson hastalığı, Multipl Skleroz, serebrovasküler hastalık ya da felç gibi tıbbi durumlar geliştiren hastalarla ilgilenir. Kas - iskelet fizyoterapisi artrit, kronik sırt ağrıları, sporla ilgili yaralanmalar ya da travmayı yönetir. Solunum fizyoterapisi pulmoner sistem merkezlidir ve astım ile kistik fibroz gibi hastalıkların iyileştirilmesi sürecine katkı sağlar. Kardiyovasküler fizyoterapi bir kalp krizi ya da açık kalp ameliyatından iyileşme sürecinde hastalara yardımcı olma noktasında önemli rol oynar. Bunlara ek olarak fizyoterapistler bir dizi farklı rehabilitasyon alanında da eğitilirler. Bunlara ruh sağlığı, yoğun bakım ve ameliyat sonrası bakım da dahildir.

Fizyoterapistler hastaların mevcut sağlık sorunlarından kurtulmalarına yardımcı olmak için çok çeşitli yaklaşımlardan ve tekniklerden yararlanırlar. Kullandıkları en önemli tekniklerin başında egzersiz gelir. Hastalara özel gereksinimlerine bağlı olarak farklı egzersizler reçete edilir. Bu egzersizler sayesinde mevcut durumdan etkilenen vücut kısımları güçlendirilir. Ayrıca hastalar hareket etmeleri konusunda teşvik edilir. Hareket kabiliyetinin daha da geliştirilmesi için özelikle bir sakatlıktan kurtulma aşamasında yürüyüş gibi hafif aktivitelere katılmaları tavsiye edilebilir. Solunum amacıyla kullanılan kasların güçlendirilmesi için hava yolunun temizlenmesi amacıyla nefes egzersizlerinden ve tekniklerinden faydalanılabilir. Fizik tedavi egzersizlerinin olumlu sonuçlar sağlaması için belirli bir süre boyunca düzenli olarak tekrarlanması gerekir.

Fizyoterapistler egzersize ek olarak manuel terapi tekniğinden de faydalanırlar. Bu kapsamda eklemlerin gerilmesi ve belirli vücut bölümlerinin hareketliliğinin geliştirilmesi için ellerden faydalanılır. Böylece ağrı azaltıldığı gibi kanın vücudun farklı bölgelerinde dolaşımı da artırılır. Masaj manuel terapi örnekleri arasında yer alır. Manuel terapinin farklı biçimleri; kalıcı ve kronik bel ağrısı gibi belirli türdeki kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları olan hastalara fayda sağlamaktadır. Bunun yanı sıra fizyoterapistler akupunktur, ultrason, buz tedavisi, ısı tedavisi ve hidroterapi gibi yöntemlere de başvururlar.