Denizli’de lösemiye karşı yaşam mücadelesi veren iki annenin hikâyesi, kök hücre ve ilik bağışının bir insanın hayatında nasıl mucizeler yaratabileceğini gözler önüne serdi. 2018'de konulan teşhisin ardından donörün son anda vazgeçmesiyle yıkılan ancak Almanya'dan bulunan kök hücreyle 5 kez girdiği yoğun bakımdan sağ çıkarak torununu büyüten 54 yaşındaki Reyhan Erdoğan ile şimdi nakil sırasını bekleyen 3 çocuk annesi 37 yaşındaki Gamze Örün, topluma "vazgeçmeyin, umut olun" çağrısında bulundu. PAÜ Hastanesi Kök Hücre Nakil Ünitesi Sorumlusu Doç. Dr. Sibel Kabukçu Hacıoğlu ise bağışın ameliyat olmadığını hatırlatarak 18-35 yaş arasındaki tüm vatandaşları donör olmaya davet etti.

5 Kez Yoğun Bakıma Girdi: "Annem Bir Kez Doğurdu, Donörüm İkinci Hayatımı Verdi"
Denizli’de yaşayan 54 yaşındaki Reyhan Erdoğan, 2018 yılında yüksek ateş, ani kilo kaybı, diş eti kanaması ve halsizlik şikâyetleriyle başvurduğu hastanede lösemi olduğunu öğrendi. Tedavisinin ardından 2019'da kök hücre nakli aşamasına gelindi. Aile içinde uygun doku bulunamayınca Türk Kök Hücre Koordinasyon Merkezi (TÜRKÖK) devreye girdi.
TÜRKÖK taramasında yüzde 90 uyumlu bir donörün bulunmasıyla büyük sevinç yaşayan aile, kısa süre sonra donörün bağış yapmaktan vazgeçtiği haberiyle sarsıldı. Tanı aldığı günden daha büyük bir yıkım yaşayan Erdoğan'a ikinci müjdeli haber bu kez Almanya’dan geldi. Yüzde 100 doku uyumu sağlanan 25 yaşındaki Alman donörden yapılan nakille Erdoğan hayata yeniden tutundu.
Ağır kemoterapi sürecinde 5 kez yoğun bakıma kaldırıldığını ve ailesine her defasında "Annenizle vedalaşın" denildiğini anlatan Reyhan Erdoğan, duygularını şu sözlerle paylaştı:
"Hastaneye ilk yattığımda 6 aylık olan torunumu nakilden sonra yeniden gördüğüm anı hiç unutmuyorum. 1,5 yıl hastanede kaldım; tamamen iyileşip taburcu olduğumda torunumun ikinci yaş gününü kutladık. Şimdi 9 yaşına geldi, oğlumun düğününü gördüm. Artık ilaç kullanmıyorum. Beni annem bir kez doğurdu ama bana ikinci kez bu hayatı veren donörümdü. Onu tanımak, teşekkür etmek ve kocaman sarılmak isterdim. Donör adaylarına sesleniyorum: Kesin kararınızı vermeden sisteme girmeyin; son anda vazgeçtiğinizde bizim sadece yaşama sevincimizi değil, yarınlarımızı da elimizden alıyorsunuz."
3 Çocuk Annesi Gamze Örün: "Ben Hayatımı Bekliyorum"
Hastalıkla mücadelesini sürdüren 37 yaşındaki 3 çocuk annesi Gamze Örün ise geçtiğimiz mayıs ayında lösemi teşhisi aldı. Yaklaşık 4 aydır hastanede yoğun kemoterapi gören Örün, ailesindeki bireylerle doku uyumu yakalayamayınca TÜRKÖK’e başvurdu.
Başvurudan yalnızca bir saat sonra müjdeli haberin geldiğini ve uyumlu bir gönüllü bağışçının bulunduğunu belirten Örün, şimdi nakil ameliyatının yapılacağı günü sabırsızlıkla bekliyor. Yaşama sevincini hiçbir zaman kaybetmediğini ifade eden genç anne, çağrıda bulundu:
"4 aylık tedavi sürecimde sağlığın ve bağışın değerini çok iyi anladım. Ateşlendim, yataktan kalkamadım, destekle yemek yedim ama hepsi geçti. İyileşeceğime hep inandım. Şimdi donörüm sayesinde sağlığıma kavuşacağım günü bekliyorum. Ben aslında hayatımı bekliyorum. Sizler de 3 tüp kan vererek bu hayatlara umut olabilirsiniz."
Doç. Dr. Hacıoğlu: "Hastaların Yüzde 70'i Aile Dışından Donöre Muhtaç"
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kök Hücre Nakil Ünitesi Sorumlusu Doç. Dr. Sibel Kabukçu Hacıoğlu, kök hücre naklinin akut lösemi, kemik iliği yetmezlikleri ve ağır anemilerde kesin şifa sağlayabilen en önemli yöntem olduğunu vurguladı.
Doku uyumunun kan grubu uyumuyla karıştırılmaması gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Hacıoğlu, "Bir hastanın akrabalarından uygun donör bulma ihtimali yalnızca yüzde 30 civarındadır. Geriye kalan yüzde 70'lik hasta grubumuz için akraba dışı gönüllü vericilere ihtiyaç duyuyoruz" dedi.
Kök hücre bağışının cerrahi bir ameliyat olmadığını ve donörün sağlığına hiçbir zarar vermediğini kaydeden Hacıoğlu, süreci şöyle anlattı:
"Gönüllülerden Kızılay aracılığıyla sadece 3 tüp kan alınıyor ve sisteme işleniyor. Bir hastayla doku uyumu sağlandığında, kök hücreler tıpkı kan verir gibi aferez cihazıyla kandan toplanıyor. Donörün vücudundaki kök hücreler kısa sürede kendini yeniliyor; donörden hiçbir şey eksilmiyor ama bir insanın hayatı kurtuluyor, yeni bir yaşam doğuyor. TÜRKÖK sisteminde bugün 1 milyon 250 bini aşkın donör var ve 8 bin hasta bu sayede sağlığına kavuştu. 18-35 yaş arasındaki sağlıklı herkesi Kızılay merkezlerine kök hücre bağışçısı olmaya davet ediyoruz. Lütfen eşleşme sağlandığında vazgeçmeyin; çünkü verdiğiniz o onay haberinde hasta odasında bayram yaşanıyor."

Next





