Ün, “Kadınlarımızın başına bir iş geldiğinde yanında kimseyi bulamayan ve hayatını kaybeden kadınlarımız için mücadele etme borcumuz var. 21. Yüzyılda hala bunları dile getiriyor olduğumuz için insanlık adına ve şahsen özür diliyorum” diye konuştu. 

Serinhisar, evladını kucakladı Serinhisar, evladını kucakladı

Gelecek Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde kadına karşı şiddetin önlenmesi ve ortadan kaldırılması için açıklamalarda bulundu. Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün,  “Kadınların yaşam hakkını korumak için hukuka, eğitime, vicdana en çok da insan olmaya ne kadar ihtiyacımız olduğunu anlatmak zorunda kaldığımız gün. Çözümsüzlüğe mahkum edildiği her gün daha da şiddetlenerek artan vakalara karşı öfkelendiğimiz o gün. Kadına yönelik şiddet, psikolojik mi, ekonomik mi, sosyal mi, fiziksel mi? Tartışması henüz lüks çünkü biz hala hemen her gün ne yazık ki kadın cinayetlerine tanık oluyor, neden önleyemediğimizi konuşuyoruz. İstatistikler hiçbirimizin inkar edemeyeceği kadar trajik bir tablo koyuyor önümüze. Yitirdiğimiz canlara istatistik bilimi ile bakma hoyratlığında değiliz elbette ama 2023 yılında ilk 9 ayda sadece cinayete kurban verdiğimiz 350 kadınımız var. 300 günde tam 350 kadın. Böylesi devasa bir sorunun çözümü için milletin temsilcileri olarak, kadınlarımız adına tüm mücadele alanlarını zorlama borcumuz var. Aile bakanlığımızın taşıdığı sorumluluk gereği bu konunun öncül aktörü olduğu muhakkak.  Ancak hem yetkilere hem de saha pratiklerine baktığımızda Adalet ve İçişleri bakanlıklarının sorumluluklarının daha hayati olduğu ortada.” dedi.

“Kadına yönelik zihniyeti doğru bakış açılarıyla besleyerek değiştirmeye borcumuz var”

Mecliste konuşmalarının devamında eğitim ve farkındalık sağlamak gerektiğini vurgulayan Milletvekili Sema Silkin Ün, “Kağıt üstündeki cezaların neredeyse infaz edilmez hale gelmesine neden olan kanunlarla, şiddeti, cinayeti kabul edilebilir, meşru sebeplerle açıklanabilir bulan yaklaşımlarla, ceza hukukunda indirime neden olan düzenlemelerle, cezaların caydırıcı etkisini ortadan kaldıran uygulamalarla, cinsiyetçi yargı pratiklerini teşvik eden tasarruflarla, kadının yaşam hakkını korumanın eşrefi mahlukatın onurunu korumak olduğunun idrakinde olmayan zihniyetle.  Başına bir iş geldiğinde önünde yükselen bu duvarlara çarpan, ona yasalarla, kanunlarla söz verdikleri halde başına bir iş geldiğinde yanında kimseyi bulamayan ve hayatını kaybeden kadınlarımız için mücadele etme borcumuz var. Bütün kurumlarda eğitim ve farkındalık sağlayarak kadına yönelik zihniyeti doğru bakış açılarıyla besleyerek değiştirmeye borcumuz var. Kadın ve erkeği güç mücadelesi veren taraflar olarak gören, bu yaşam mücadelesine rağmen kadını pasif ve güçsüz konuma iten zihniyetle mücadele borcumuz var.” şeklinde ifade etti.

“Filistinli kadınlardan da yaşam haklarını savunamadığımız için özür diliyorum”

Milletvekili Ün, “Evlatlarının gözleri önünde katledilen, çığlıklarıyla arşı titreten kadınlarımızdan, kız kardeşlerimizden onları kendi doğurdukları cellatlarından koruyamadığımız için özür diliyorum. Terör devleti İsrail´in bombaları karşısında diz çökmeyen, yavrularının cansız bedenlerine sarılırken dahi vakarlı duruşlarıyla dünyayı utandıran Filistinli kadınlardan da yaşam haklarını savunamadığımız için özür diliyorum. Bu milletin temsilcisi olarak, 21. Yüzyılda hala bunları dile getiriyor olduğumuz için insanlık adına ve şahsen özür diliyorum. Son bulmasını diliyorum.” diye konuştu.