Eğitime Denizli'den katılanlar olduğu gibi çevre illerden de uzmanlar katılıyor.
Eğitimin ilk 3 gününde Fışıloğlu aile içi ilişkilerle ilgili şu önemli hususlardan bahsetti.
“Aileler genellikle terapiyle yaşadıkları sorunları kendi yöntemleriyle çözemedikleri için başvururlar. Aileler çoğu zaman neden geldikleri konusunda da karışıklık yaşayabilirler. Terapistin öncelikli olarak ailenin bu hizmeti alma sebeplerini netleştirmesi gerekir. Aksi halde yapılan seansların hedefi sürekli değişecektir. Terapi aileler için aynı zamanda bir model olmalıdır. Bu nedenle öfke, hakaret, aşağılama gibi eşler arasında sık sık görülebilen durumların pazarlığı olmamalıdır. Aile terapisinden yararlanmak isteyen çiftler öncelikle bu tutumlarını terk etmelidirler. Aksi halde terapinin temelleri sağlam atılmayacaktır. Eğer eşlerden herhangi birisi bu tutumlarına devam ediyorsa terapistin çalışmayı sonlandırması gerekir. Çünkü devam etmesi bu tür davranışların kabul gördüğü anlamına gelmeye başlar.
Eşlerin sıklıkla yakındıkları konular arasında iletişim kuramadıkları da vardır. Bu nedenle terapinin önemli ayaklarından birisi “İlişki Pusulası” modeline göre iletişimi doğru bir çerçeveye yerleştirmektir. İletişimle ilgili ailelere ev ödevi verilirken herşey seansta netleştirilmeli seans dışına asla bırakılmamalıdır. Bazen seansta ailelere verilen ödevin netleştirilmemesi bile ayrı bir soruna yol açabilmektedir.
Eşlere anlamak ile hak vermenin farklı şeyler olduğu da vurgulanmalıdır.İnsanlar karşısındaki kişiye hak vermeden de onu anlayabilirler. Oysa eşler genellikle kendi düşüncesine katılmayan eşini onu anlamadığıyla suçlar. Bu doğru bir tutum değildir.
Duygular aile içi ilişkilerin olmazsa olmazıdır. Çoğu zaman eşler duygularını paylaştıklarını düşünerek aslında düşüncelerini paylaşırlar. Bu yüzden duyguların ifadesi de çok önemlidir. Aile içi ilişkilerde duyguların tartışılması anlamsızdır. Düşünceler tartışılabilir ama duygu gerçektir ve tartışılmaz. Eşinizin düşüncelerini kabul etmeyebilirsiniz ama duygularını anlamak ve kabul etmek durumundasınızdır.”
Prof.Dr.Hürol Fışıloğlu aile terapisi alacak aileleri uzmanlara başvurmaları konusunda da uyardı.
“Türkiye de yetkin olmayan birçok insan terapi hizmeti veriyor. Aileler terapi hizmeti alacakları uzmanı seçerken kesinlikle dikkatli olmalıdırlar. Yoksa ilişkileri zarar görebilir. İnsanlar bir uzmandan yardım alırken aldığı eğitimleri sormayı bırakın nereden mezun olduğunu bile sormuyorlar. O yüzden gittiğiniz uzmanın akademik özgeçmişini mutlaka araştırmalı ve sormalısınız. Üniversiteden mezun olmak bu tür hizmetleri vermek için yeterli değildir. Terapi yapacak uzmanın mutlaka uzun dönemli eğitimlerden geçmiş olması gerekir.”
Aile Terapisi alanında kuramsal teorileriyle tanınan Prof.Dr.Hürol Fışıloğlu'nu Denizli'ye davet eden Nörobilim Aile Danışma Merkezi müdürü Psikolojik Danışman Alaaddin Debgici amaçlarının sadece halka yönelik hizmet vermenin de ötesinde olduğunu, sadece kendi bünyelerinde hizmet veren uzmanların değil diğer kurum ve kuruluşlarda görev yapan uzmanların da mesleki gelişimlerinde katkı vermeye devam edeceklerini ifade etti.