Türkiye’de işletmelerin ve bireysel girişimlerin dijital dünyadaki varlıklarını güçlendirmesi, alan adlarına yönelik talebi artırıyor. Sosyal medya hesapları dijital iletişimde önemli bir yer tutsa da markalar; kendilerine ait web sitesi, kurumsal e-posta adresi ve çevrim içi satış altyapısı oluşturmak için alan adı kullanımına yöneliyor.

TRABİS’in güncel istatistiklerine göre Türkiye’de kayıtlı “.tr” uzantılı internet alan adlarının sayısı 1 milyon 327 bini geçti. Kayıtların 1 milyondan fazlasını “com.tr” uzantıları oluştururken doğrudan “.tr” uzantısına sahip alan adlarının sayısı da 204 binin üzerine çıktı. Veriler, Türkiye bağlantısını dijital kimliğinde göstermek isteyen kişi ve işletmelerin yerel alan adı uzantılarına ilgisinin sürdüğünü ortaya koyuyor.

Dijital kimlik marka kurulmadan önce planlanıyor

Yeni bir işletme kurarken isim seçimi genellikle ürün, hedef kitle ve marka konumlandırması üzerinden yapılıyor. Ancak belirlenen marka adının internette kullanılabilir olup olmadığı her zaman aynı aşamada kontrol edilmiyor. Bu durum, şirket kurulduktan veya marka için yatırım yapıldıktan sonra uygun alan adının başka biri tarafından kaydedildiğinin fark edilmesine neden olabiliyor.

Bu nedenle girişimcilerin marka adını kesinleştirmeden önce alan adı uygunluğunu, sosyal medya kullanıcı adlarını ve benzer isimle faaliyet gösteren işletmeleri kontrol etmesi gerekiyor. İsim üzerinde karar verildikten sonra domain satın alma işleminin tamamlanması, seçilen dijital adresin başka bir kişi ya da işletme tarafından kaydedilmesi riskini azaltıyor.

Alan adı sorgulama işlemleri yalnızca istenen adresin boşta olup olmadığını görmek için kullanılmıyor. Whois sorgulamaları üzerinden kayıtlı alan adlarının durumu, kayıt kuruluşu, kayıt tarihi ve kullanım süresi gibi bilgilere de ulaşılabiliyor. Böylece girişimciler hem yeni bir alan adı seçebiliyor hem de kullanımda olan bir adresin mevcut durumunu inceleyebiliyor.

Sosyal medya hesabı tek başına yeterli görülmüyor

Küçük işletmelerin önemli bir bölümü dijital faaliyetlerine sosyal medya hesabı açarak başlıyor. Bu yöntem düşük maliyetli ve hızlı olsa da işletmenin dijital varlığının tamamen başka bir platformun kurallarına bağlı kalmasına yol açıyor.

Hesabın erişiminin kısıtlanması, kullanıcı adının değişmesi veya platformun kullanım politikalarını güncellemesi, işletmenin müşterileriyle iletişimini doğrudan etkileyebiliyor. Markaya ait bir alan adı ise şirketin kendi kontrolündeki daha kalıcı bir dijital adres sunuyor.

Alan adı üzerinden kurulan web sitesi; ürünlerin, hizmetlerin, iletişim bilgilerinin, kampanyaların ve kurumsal içeriklerin tek merkezde toplanmasını sağlıyor. Aynı alan adına bağlı kurumsal e-posta adresleri de özellikle teklif, satış ve müşteri hizmetleri süreçlerinde kişisel e-posta hesaplarına göre daha profesyonel bir görünüm oluşturuyor.

Bu nedenle alan adı seçimi artık yalnızca teknik bir web sitesi işlemi olarak değerlendirilmiyor. Alan adı; marka kimliğini, kurumsal iletişimi, çevrim içi satış altyapısını ve dijital itibarı bir araya getiren temel unsurlardan biri haline geliyor.

Kısa alan adı her zaman doğru alan adı olmayabilir

Alan adı seçilirken kısa ve akılda kalıcı adreslere öncelik veriliyor. Ancak yalnızca karakter sayısına odaklanmak, marka açısından doğru sonucu vermeyebiliyor. Seçilen adresin kolay okunması, söylendiğinde doğru anlaşılması ve yazım hatasına neden olmaması gerekiyor.

Tire, gereksiz rakam ve birbirine benzeyen karakterlerin kullanılması, kullanıcıların adresi yanlış yazmasına yol açabiliyor. Ayrıca başka bir markayı çağrıştıran veya ileride sunulabilecek hizmetleri fazla sınırlandıran isimler de uzun vadede sorun oluşturabiliyor.

İyi bir alan adının şu özellikleri taşıması bekleniyor:

● Marka adıyla doğrudan ilişki kurması

● Kolay yazılması ve telaffuz edilmesi

● Gereksiz sayı ve özel karakter içermemesi

● Farklı ürün ve hizmetlere genişlemeye uygun olması

● Hedeflenen ülke veya pazarla uyumlu bir uzantı kullanması

Alan adı belirlenmeden önce geçmiş kullanımının araştırılması da önem taşıyor. Daha önce farklı bir projede kullanılan veya olumsuz içeriklerle ilişkilendirilen alan adları, yeni kurulacak markanın arama motorlarındaki görünürlüğünü ve güvenilirliğini etkileyebiliyor.

“.com”, “.com.tr” ve “.tr” arasında nasıl seçim yapılıyor?

Alan adı uzantısı seçilirken işletmenin hedef pazarı ve marka stratejisi dikkate alınıyor. Uluslararası pazarlara açılmayı planlayan projeler genellikle “.com” uzantısını tercih ederken Türkiye’de faaliyet gösteren işletmeler “.com.tr” ve doğrudan “.tr” uzantılarına yönelebiliyor.

“.com” uzantısı dünya genelinde bilinen ve kullanıcıların alışık olduğu bir seçenek olarak öne çıkıyor. “.com.tr” uzantısı işletmenin Türkiye bağlantısını vurgularken “.tr” uzantısı daha kısa bir dijital adres oluşturulmasına yardımcı oluyor.

Teknoloji, e-ticaret ve mobil uygulama alanlarında faaliyet gösteren projeler ise “.app”, “.ai”, “.store” ve “.shop” gibi yeni nesil uzantıları değerlendirebiliyor. Bununla birlikte alternatif uzantılar seçilirken markanın kullanıcılar tarafından kolay hatırlanıp hatırlanmayacağına dikkat edilmesi gerekiyor.

Markalar birden fazla uzantıyı koruma altına alıyor

Dijital marka güvenliği açısından yalnızca bir alan adı kaydetmek her zaman yeterli olmayabiliyor. Ana alan adının farklı uzantılarının başka kişiler tarafından alınması, kullanıcıların yanlış sitelere yönelmesine veya marka adına benzeyen adreslerin farklı amaçlarla kullanılmasına neden olabiliyor.

Kurumsal Baskı Ürünlerinde Nelere Dikkat Edilmeli?
Kurumsal Baskı Ürünlerinde Nelere Dikkat Edilmeli?
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle bazı işletmeler ana alan adının yanında “.com”, “.com.tr” ve “.tr” gibi farklı uzantıları da kayıt altına alıyor. Markanın sık yapılan yazım hatalarına karşı benzer adreslerin alınması da kullanıcı trafiğinin korunmasına yardımcı olabiliyor.

Alan adlarının belirli sürelerle kaydedildiği ve kullanım hakkının devam etmesi için yenilenmesi gerektiği de göz önünde bulundurulmalı. Yenileme tarihinin kaçırılması durumunda alan adı yeniden kayda açılabiliyor. Bu nedenle uzun vadeli kullanılan alan adlarında otomatik yenileme seçeneklerinin etkinleştirilmesi ve iletişim bilgilerinin güncel tutulması önem taşıyor.

Alan adı seçimi marka yatırımının bir parçasına dönüşüyor

Dijital dünyada bir marka oluşturmak artık yalnızca sosyal medya hesabı açmak veya logo tasarlamakla sınırlı değil. Alan adı; web sitesi, kurumsal e-posta, çevrim içi satış, müşteri iletişimi ve marka güvenliği gibi farklı süreçlerin merkezinde yer alıyor.

Türkiye’de “.tr” uzantılı alan adı sayısının 1,3 milyonu aşması da işletmelerin kendilerine ait dijital adreslere verdiği önemin arttığını gösteriyor. Yeni bir marka kurmayı planlayan girişimciler açısından isim seçimi, alan adı sorgulaması ve marka kontrolünün aynı planlama süreci içinde yürütülmesi, ileride karşılaşılabilecek dijital kimlik sorunlarının önüne geçebiliyor.