Bir dönem "anneannelerin işi" diye bir kenara bırakılmıştı örgü. Şimdi bakıyorum da, çevremdeki neredeyse herkesin çantasında bir yumak, bir de yarım kalmış bir iş var. Otobüste, hastane sırasında, akşam dizi izlerken… El boş durmuyor artık.
Ben de o kalabalığa geç katılanlardanım aslında. İlk başta "bir atkı öreyim de kışa hazır olsun" dedim, sonra iş büyüdü. Bir bakmışım, evin her köşesinde farklı bir renk yumak. Eşim şaka yollu "bu ev tuhafiyeye döndü" diyor ama itiraf etmesi gerek, o battaniyeyi de en çok o kullanıyor.
İşin güzel tarafı, bu merak insana iyi geliyor. Ellerin bir ritim tutturunca kafadaki gürültü de kısılıyor. Psikologların "meditatif" dediği hâli ben ancak şiş elimdeyken anladım. Bir de tabii ortaya somut bir şey çıkıyor; ekrana bakıp tükettiğimiz onca vaktin ardından, "işte bunu ben yaptım" diyebilmek başka bir tatmin.
Tabii her yeni başlayanın derdi aynı: Neyi nasıl öreceğim? İşte tam burada güzel bir kaynağa denk geldim. Çeşit çeşit örgü modelleri arasında dolaşırken saatlerin nasıl geçtiğini anlamadım. Bebek patiğinden yelek desenine, şaldan yastık kılıfına kadar akla gelen ne varsa anlatımlı şekilde duruyor. Yeni başlayan da kendine göre bir şey buluyor, yılların örücüsü de.
Bir de mutfak tarafını hiç atlamamak lazım. Son yıllarda özellikle genç ev hanımları arasında lif örmek adeta bir akım hâline geldi. Hem pratik hem de hediyelik olarak birebir. Renkli, motifli lif modelleri sayesinde mutfak süngerini bile kenara koyanlar var. Kendi ördüğün lifle bulaşık yıkamanın ayrı bir keyfi oluyor, deneyen bilir. Üstelik pamuk ip kullanınca hem sağlıklı hem de uzun ömürlü oluyor.
Benim en sevdiğim tarafı, bu işin ucuz bir hobi olması. Bir yumak ip, bir şiş… Gerisi sabır. Pahalı bir kursa yazılmana, bir sürü malzeme almana gerek yok. İnternette anlatımına baktıktan sonra oturup deniyorsun, sökülüyor, tekrar örüyorsun. İlk denemede olmuyor tabii, benimki de olmadı. Ama üçüncü dördüncü sıraya gelince el kendiliğinden alışıyor.
Şunu da söyleyeyim: bu hobinin bir "topluluk" tarafı var ki paha biçilmez. Bir motifi beğeniyorsun, kimin ördüğünü merak ediyorsun, derken kendini bir sürü insanla dertleşirken buluyorsun. "Bu ilmek nasıl kapatılır" diye sorduğunda anında on kişi yardıma koşuyor. Böyle bir dayanışma başka hobide zor bulunur.
Kısacası, eğer uzun kış akşamlarını ekran karşısında geçirmekten sıkıldıysanız, bir yumak alıp başlamanızı tavsiye ederim. Ne kaybedersiniz ki? En kötü ihtimalle güzel bir atkınız olur. En iyi ihtimalle de yıllarca bırakamayacağınız bir uğraş bulmuş olursunuz. Ben o kervana katılalı iki yıl oldu, hâlâ her yeni desende ilk günkü heyecanı yaşıyorum.




