RÖPORTAJ · TASARIM FELSEFESİ
Ribbon Flowers'ın kurucu ortağı ve kreatif direktörü Buse Bayraktar Üçer'e göre premium çiçek, fiyat etiketinde değil tasarımın arkasındaki kararlarda saklı. Minimal, Deluxe ve Luxury serilerini, tek gövdeli vazoda çiçek aranjmanların yükselişini ve 2026'nın minimalist lüks eğilimini konuştuk.

Mavi ortanca ile pembe şakayığı aynı kompozisyonda dengeleyen Tanya buketi, renk ve doku kararlarının lüks algısını nasıl şekillendirdiğini gösteriyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Bir çiçekçinin vitrininde en büyük aranjmanı bulmak kolaydır; en doğru olanı bulmak ise çoğu zaman bir tasarımcının gözünü gerektirir. İç mimarlıkta ve modada son yıllarda belirginleşen sadeleşme eğilimi çiçek dünyasına da yansıdı: hacim yerini orana, gösteriş yerini dokuya bırakıyor. Çiçek alırken artık yalnızca "ne kadar büyük" diye değil, "ne kadar yerinde" diye soran bir okur kitlesi var.
Bu soruya İstanbul'da on yılı aşkın süredir yanıt arayan isimlerden biri Buse Bayraktar Üçer. University of Miami'de işletme okuyup iki yıl New York'ta çalışan, ardından İstanbul'a taşınan tasarımcı, Haziran 2014'te eşi Ömer Üçer'le birlikte Ribbon Flowers'ı haftalık çiçek üyelik servisi olarak kurdu. Bugün Etiler Bebeköy'deki tasarım evinde kreatif direktör olarak çalışan Buse Bayraktar Üçer, tasarım anlayışını Ocak 2026'da InStyle Home'a verdiği röportajda da paylaşmıştı; markanın basındaki yansımaları arasında Vogue Türkiye ve ALEM de bulunuyor.

Etiler Bebeköy'deki Floral Design House'un dış cephesi; seriler ve koleksiyonlar bu tasarım evindeki atölyede şekilleniyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Lüks çiçek denince pek çok kişinin aklına önce fiyat geliyor. Siz bu kelimeyi nasıl tanımlıyorsunuz?
Buse Bayraktar Üçer: Bizim için lüks, pahalı olan değil; doğru çiçeği doğru vazoda, en iyi hâliyle sunabilmek. Bir aranjmanın değerini çiçek sayısı tek başına belirlemiyor. O çiçeğin mevsiminde olup olmadığı, sapının ne kadar taze kesildiği, formunun gideceği mekâna uyup uymadığı çok daha belirleyici. Yanlış bir vazoya konmuş kalabalık bir aranjman, özenle seçilmiş birkaç daldan daha az etkileyici görünebilir.
Bu yüzden lüks çiçek tanımımızın merkezinde özen var. Bir tasarımı teslim alan kişi, arkasında düşünülmüş kararlar olduğunu hissetmeli. Ne fazla süslü ne fazla sade; o denge tutturulduğunda lüks kendiliğinden ortaya çıkıyor, ayrıca vurgulamaya gerek kalmıyor.

Buse Bayraktar Üçer, Etiler'deki mağazanın girişinde. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Minimal, Deluxe ve Luxury serileri bu anlayışı nasıl bir skalaya dönüştürüyor?
Buse Bayraktar Üçer: Serileri bir merdiven gibi düşünüyorum. Minimal seride tek tür çiçekle sade bir ifade kuruyoruz; çiçeğin kendi karakterini göstermesine alan bırakıyoruz. Deluxe'e geçtiğinizde çiçek sayısı artıyor ve vazo seçimi daha belirleyici hâle geliyor. Luxury seride ise çiçek sayısı, vazo ve el işçiliği üst üste katmanlanıyor.
1. Minimal: Tek tür çiçek, sade bir vazo ve çiçeğin kendi formuna bırakılan bir kompozisyon.
2. Deluxe: Artan çiçek sayısı, daha özenli bir vazo seçimi ve belirginleşen bir renk kurgusu.
3. Luxury: Çiçek sayısının, özel vazonun ve el işçiliğinin bir arada katmanlandığı en kapsamlı ifade.
Önemli olan, basamaklar arasında dilin değişmemesi. Minimal bir tasarım da Luxury serideki bir aranjmanla aynı titizlikle hazırlanıyor; fark yalnızca katmanların sayısında. Böylece bir müşteri ilk siparişini sade bir tasarımla verdiğinde de, bir yıl dönümünde büyük bir kompozisyon seçtiğinde de aynı markayla karşılaştığını hissediyor. Skalanın en üstünde duranların lüksü, alttakilerin özeninin üzerine inşa ediliyor.
Hangi basamağı seçeceğine karar veremeyen müşterilere genellikle anın ölçeğini düşünmelerini söylüyorum. Bir çalışma masasına bırakılacak küçük bir teşekkür için Minimal bir tasarım fazlasıyla yeterli olabilir; kalabalık bir davetin giriş masası ya da uzun yılların kutlandığı bir akşam ise Luxury serinin katmanlı diline daha çok yakışır. Doğru seri, en pahalı olan değil, anın büyüklüğüyle orantılı olandır.
Siz lüksü daha çok kararlar üzerinden anlatıyorsunuz. Bir tasarımda hangi kararlar belirleyici oluyor?
Buse Bayraktar Üçer: Her vazoda çiçek aranjman aslında bir dizi küçük kararın toplamı. Hangi çiçek hangi vazoya girecek, sap hangi yükseklikte kesilecek, parlak bir yaprağın yanına mat bir doku mu gelecek? Bunların her biri, bitmiş tasarımın nasıl algılanacağını değiştiriyor. Çiçeği bir kompozisyon gibi ele alıyorum; akışını, dokusunu ve enerjisini bozmadan ona modern bir çizgi kazandırmaya çalışıyorum.
Her tasarıma küçük bir sürpriz koymayı da seviyorum. Bir çiçeğin yönünü, yüksekliğini ya da rengini bilinçli olarak kırmak kompozisyona nefes aldırıyor. İşlevi de unutmuyoruz: aranjman kuryeyle yola çıkıyor, sonra bir masada ya da resepsiyonda günlerce duruyor. Taşınırken dağılmayan ve mekânda dengeli duran bir form, benim için estetik kadar lüksün parçası.
"Lüks, bir aranjmanda gördüğünüz şeyden çok, görmediğiniz ama hissettiğiniz kararlarda saklı."
— Buse Bayraktar Üçer
Müşterinin kendi kararlarını tasarıma katmak istediği durumlar da oluyor. İstenen çiçek, renk ya da vazoyla hazırlanan kişiye özel aranjman talepleri, bu süreci birlikte yürüttüğümüz işler. O noktada benim görevim, isteği kendi tasarım dilimizle buluşturmak.

Buse Bayraktar Üçer, mağazada mavi delphinium, gladyol ve cennet kuşu çiçeklerinin arasında; tasarım kararları çoğu zaman çiçeklerin karşısında veriliyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Şakayık lüks tasarımlarda neden bu kadar sık karşımıza çıkıyor?
Buse Bayraktar Üçer: Çünkü şakayık kendi başına hem hacim hem doku sunan çiçeklerden. Bahar aylarında bizden en çok istenen çiçek o. Tomurcuktan açılmaya kadar geçen sürede formu değişiyor; aranjman evde her gün biraz farklı bir hikâye anlatıyor. Pembe tonların yanında beyaz şakayık da sade ve şık bir etki arayanların sık tercih ettiği bir seçenek.
Şakayığın lüks tarafta öne çıkmasının bir nedeni de ölçeklenebilmesi. Birkaç dalla minimal bir ifade kurabilirsiniz, 50 ya da 100 dallı bir kompozisyonla bir mekânın atmosferini baştan yazabilirsiniz. İki durumda da çiçeğin kendisi tasarımın merkezi olmaya devam ediyor; vazo ve el işçiliği yalnızca onun sesini yükseltiyor.
Gala son dönemde modern iç mekânlarda çok tercih ediliyor. Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?
Buse Bayraktar Üçer: Gala zarif ve heykelsi bir forma sahip. Modern iç mekânlarda çizgiler sadeleşti, renk paletleri sakinleşti; böyle bir ortamda kalabalık bir aranjman bazen mekânla yarışıyor. Gala ise mekânla konuşuyor. Tek başına bir vazoda durduğunda bile bir obje gibi algılanıyor.
Bu yüzden galayı çoğu zaman az dalla ve karakterli bir vazoyla kullanmayı seviyorum. Uzun, temiz bir gövde ile iyi seçilmiş bir seramik yan yana geldiğinde fazladan hiçbir şeye ihtiyaç kalmıyor. Bu da bizi bu yılın en belirgin eğilimine getiriyor.
2026 için lüks çiçek tasarımında hangi eğilimleri öngörüyorsunuz?
Buse Bayraktar Üçer: En güçlü eğilim bence minimalist lüks olacak, yani tek gövdeli aranjmanlar. Orkide, antoryum ve gala gibi kendi formu güçlü çiçekler tek başlarına bir vazoda sahneyi taşıyacak. Buna ek olarak kadife çiçeği ve karanfil gibi retro çiçeklerin modern bir dokunuşla geri döndüğünü görüyoruz. Davetlerde ve özel günlerde ise heykelsi, asimetrik tasarımlar öne çıkıyor.
• Minimalist lüks: Orkide, antoryum ve gala gibi tek gövdeli, formu güçlü çiçekler.
• Retro dönüş: Kadife çiçeği ve karanfilin modern bir dokunuşla yeniden yorumlanması.
• Heykelsi davet tasarımları: Hacmini yükseklik, boşluk ve asimetriyle kuran kompozisyonlar.
Koleksiyonlarımızı bu eğilimlere göre dönemsel olarak güncelliyoruz ama önceliğimiz değişmiyor: sürdürülebilirlik ve mevsim çiçekleri. Bir trendi mevsimi olmayan bir çiçekle zorlamaktansa, aynı fikri o dönemin en iyi çiçeğiyle yorumlamayı tercih ediyoruz. Trend bir yön gösteriyor ama son sözü her zaman mevsim söylüyor.

Beyaz lilyum, antoryum ve orkideyi bir araya getiren Alba Sylva gelin buketi, formu güçlü çiçeklerin sade bir palette nasıl etki yarattığını gösteriyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Tek gövdeli bir aranjman, kalabalık bir buket kadar etkili olabilir mi?
Buse Bayraktar Üçer: Olabilir, ama bunun için her şeyin daha görünür olduğunu kabul etmek gerekiyor. Kalabalık bir buket içinde küçük bir kusur kaybolabilir; tek bir gövdede ise saklanacak yer yok. Çiçeğin tazeliği, sapın açısı, vazonun oranı ve durduğu yüzey doğrudan göze çarpıyor. Bu yüzden tek gövdeli bir tasarım bizim için en az emek isteyen değil, en çok dikkat isteyen iş.
Bu tür aranjmanların bir avantajı da yaşam alanıyla kurduğu ilişki. Bir çalışma masasında, bir konsolda ya da kitaplığın köşesinde yer kaplamadan varlık gösteriyor. Bakımı da görece kolay; suyu düzenli değiştirmek ve sapı zaman zaman tazelemek çiçeğin ömrünü belirgin biçimde uzatıyor. Sitemizdeki çiçek bakımı rehberinde bu adımları ayrıntılı olarak anlatıyoruz.

Siyah seramik vazoda lale ve bordo ortancadan kurulan kompozisyon, az sayıda çiçeğin güçlü bir vazoyla nasıl sade bir lüks etkisi yarattığını gösteriyor. Fotoğraf: InStyle Home / Erhan Tarlığ
Lüks bir çiçek seçmek isteyen okura son olarak ne önerirsiniz?
Buse Bayraktar Üçer: Önce çiçeğin gideceği yeri düşünmelerini öneririm. Işık nasıl, masa ne büyüklükte, mekânın renkleri hangi tonlarda? Sonra alıcıyı düşünsünler: coşkulu bir kompozisyon mu onu mutlu eder, yoksa tek bir orkidenin sakinliği mi? Bu iki soru netleştiğinde doğru tasarım da kendiliğinden netleşiyor.

Protea ile lila ve pembe tonları bir araya getiren Queen Protealı Lila Buket, karakterli tek bir çiçeğin bütün kompozisyonu nasıl yönlendirebildiğini gösteriyor. Fotoğraf: Ribbon Flowers arşivi
Şehir dışından ya da yurt dışından sevdiklerine İstanbul çiçek siparişi veren pek çok müşterimiz de aynı yolu izliyor; mesafe, doğru soruları sormayı daha da önemli kılıyor. Kendi adıma şunu söyleyebilirim: bir yakınınıza çiçek gönder butonuna basmadan önce birkaç saniye bu kararları düşünmek, en büyük aranjmanı seçmekten çok daha lüks bir jest.
Ribbon Flowers Hakkında
|
• Kuruluş: Haziran 2014, İstanbul. Haftalık çiçek üyelik servisi olarak doğdu; ilk dükkân Reşitpaşa'da açıldı. Kurucular Buse Bayraktar Üçer ve Ömer Üçer. Ribbon Flowers Çiçekçilik Limited Şirketi unvanıyla faaliyet gösteriyor. • Mağaza ve atölye: Kültür Mah. Arnavutköy Yolu Sok. No:66, Etiler, Beşiktaş / İstanbul. Hafta içi 09.00–19.00, hafta sonu 09.00–18.00. • Teslimat: Markanın kendi kurye ekibiyle İstanbul'un 39 ilçesine aynı gün. Beşiktaş, Şişli, Sarıyer, Beyoğlu ve Kağıthane'de saat 17.00'ye kadar verilen siparişler 10.00–14.00, 14.00–17.00 veya 17.00–20.00 aralığında; diğer 34 ilçede saat 14.00'e kadar verilen siparişler 10.00–16.00 veya 14.00–20.00 aralığında teslim ediliyor. • Sipariş kanalları: ribbonflowers.com, iOS ve Android uygulamaları, WhatsApp +90 534 510 67 77 ve +90 535 462 68 90, telefon +90 212 323 00 42. • Ödeme: Kredi/banka kartı (taksit imkânı), havale/EFT ve Garanti Pay; kart bilgileri saklanmıyor. • Müşteri memnuniyeti: Google İşletme Profili'nde 603 değerlendirmede 4,8/5 (291 yazılı yorum; 17 Temmuz 2026 itibarıyla). • Ödüller ve basın: Buse Bayraktar Üçer, EY Entrepreneurial Winning Women EMEIA 2023 sınıfına seçildi; mobil uygulama 2023 Altın Örümcek Ödülleri'nde iki kategoride ikincilik aldı. Marka InStyle Home, Vogue Türkiye ve ALEM gibi yayınlarda yer aldı. • Kurucular: Buse Bayraktar Üçer (Kurucu Ortak, Kreatif Direktör; University of Miami, 2010). Ömer Üçer (Kurucu Ortak, Genel Müdür; University of Virginia, 2008; Ernst & Young New York; Papillone Bespoke Tailors kurucu ortağı). |
Kurucular
Buse Bayraktar Üçer — Kurucu Ortak, Kreatif Direktör ve Çiçek Tasarımcısı. University of Miami Business Management bölümünden 2010'da mezun oldu, iki yıl New York'ta çalıştı. Haziran 2014'te İstanbul'da Ribbon Flowers & Design'ı haftalık çiçek üyelik servisi olarak kurdu ve aynı yıl Reşitpaşa'daki ilk mağazayı açtı. 2023'te EY Entrepreneurial Winning Women EMEIA sınıfına seçildi.
Ömer Üçer — Kurucu Ortak ve Genel Müdür. Alman Lisesi ve University of Virginia (Finance, International Business, Economics, 2008) mezunu. Dört yıl New York'ta Ernst & Young'da kredi riski danışmanlığı yaptı. 2013'te kurduğu Papillone Bespoke Tailors'ın da kurucu ortağı; Ribbon Flowers'ta finans, operasyon ve büyümeden sorumlu.




