Kadınlarda rahimde görülen anormal düz kas çoğalmasına “miyom” adı verilmektedir. Miyomlar en sık görülen kadın hastalıklarından biridir. İyi huylu tümörler olan miyomlar genellikle üreme çağındaki kadınlarda bulunmaktadır. Östrojen hormonunun en düşük olduğu menopoz çağındaki kadınlarda miyomların boyutlarında ve sıklığında azalma olmaktadır. Miyomlar nadir olarak kötü huylu olmaktadırlar. Kadınlarda genellikle herhangi bir belirti vermemekle birlikte belirli boyutlara ulaştıklarında ciddi kasık ve bel ağrısına neden olabilmektedir. Miyom belirtileri hastalara ciddi anlamda rahatsızlık verebilmektedir. Bu tür durumlarda ise miyom tedavisinin yapılması gerekmektedir. Hekimin gerekli görmesi durumunda ise miyom ameliyatı gerçekleştirilebilmektedir. Açık miyom ameliyatı ve kapalı miyom ameliyatı olmak üzere iki farklı miyom ameliyatı bulunmaktadır. Miyom belirtileri ve miyom tedavileri hakkında bilinmesi gerekenleri İstanbul’daki kliniğinde hizmet veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Selçuk Selçuk anlattı:

Miyom Belirtileri Nelerdir?

Miyomlar üreme çağındaki kadınlarda sıklıkla görülmektedir. İyi huylu tümörler olan miyomlar nadir olarak kansere dönüşmektedir. Günümüzde her dört kadından birinde miyoma rastlanmaktadır. Miyomlar hastalarda genellikle herhangi bir şikayete neden olmamaktadırlar. Hatta birçok kadın miyomların varlığından habersiz olarak yaşamını sürdürmektedir. Miyomların büyük çoğunluğu hastalara yapılan rutin jinekolojik muayeneler sonucunda rastlanmaktadır. Hastalarda görülen miyom belirtileri şu şekilde belirtilebilir:

●     Kısırlık

●     Tekrar eden düşükler

●     Kasık ve karın bölgesinde hissedilen ağrı

●     Yoğun ve aşırı adet kanamaları

●     Sık idrara çıkma veya idrar sırasında zorlanma

●     Dışkı sırasında zorlanma, kabızlık

Miyomlar rahimde yer aldıkları bölgeye göre farklı şekilde isimlendirilmektedirler. Rahimde yer aldıkları bölgeye göre ise miyom belirtileri değişiklik gösterebilmektedir. Rahimde yerleştiği bölgeye göre miyomlar 3 çeşide ayrılmaktadır. Miyom çeşitleri arasında; submüköz miyom, intramural miyom ile subseröz miyom bulunmaktadır. Rahim iç zarından kökenli miyomlara “submüköz miyom” adı verilmektedir. Hastalarda en sık görülen miyom çeşididir. Submüköz miyomlar rahim boşluğuna yakın yerleşmektedirler. Bu nedenle hastalarda aşırı ve yoğun adet kanamasına sebep olabilmektedir. Bunun yanı sıra hastalarda kısırlığa ve düşüklere neden olabilmektedir. Bunun nedeni ise submüköz miyomların rahim iç zarını olumsuz etkilemeleridir. Bu miyomlar rahim iç zarını olumsuz olarak etkileyerek, embriyonun rahim iç zarına tutunmasına engel olmaktadırlar. Submüköz miyomu bulunan kadınların düşük gebelik riski fazladır.

Rahim duvarının içinde yer alan miyom çeşidine intramural miyom adı verilmektedir. İntramural miyomlar kadınlarda rahim duvarının orta tabakasından gelişmektedirler. İntramural miyomlar hastalarda aşırı ve yoğun adet kanamasına sebep olabilmektedir. İntramural miyomların büyük boyutlara ulaşması durumunda ise hastalar kasık ağrısı hissedebilmektedir. Ayrıca hastalar karın bölgelerinin alt kısmında baskı hissi yaşayabilmektedirler. İntramural miyomlar rahim iç zarına baskı yaparak hastalarda adet düzensizliğine sebep olabilmektedir. Kısırlık ve düşük gebeliğe de neden olabilen intramural miyomların 5 cm üzerinde olması durumunda şiddetli ağrı hissedilebilmektedir.

Rahim dış duvarına komşu olan miyomlar subseröz miyom olarak adlandırılmaktadırlar. Subseröz miyomlar rahim dış tabakasından ortaya çıkmaktadır. Subseröz miyomlar hastalarda genellikle herhangi bir şikayete neden olmamaktadırlar. Ancak subseröz miyom tipine sahip olan hastalarda miyom boyutuna bağlı olarak karın ve kasık ağrısı hissedilebilmektedir. Bunun yanı sıra hastalar karın ve kasık bölgelerinde baskı hissedebilmektedirler. Özellikle 9 - 10 cm ve üzeri subseröz miyom boyutlarında hastalar şiddetli ağrı yaşayabilmektedirler. Subseröz miyomların 7 cm ve üzeri olanları karın bölgesine bastırıldığında el ile hissedilmektedir.

Miyom Tedavisi Nasıl Yapılır?

Miyomların hastalarda herhangi bir şikayete neden olması durumunda tedavi edilmeleri gerekmektedir. Miyom tedavisi; ilaç tedavisi ve miyom ameliyatı olmak üzere iki farklı şekilde yapılabilmektedir. Düzensiz ve aşırı adet kanamaları ile şiddetli karın ve kasık ağrısı şikayetleri olan hastaların hayat kalitelerinde düşüşler gerçekleşmektedir. Bu durumlarda miyomların tedavisinin yapılması gerekmektedir. Çiftlerde tekrarlayan düşükler hekimler için oldukça önemlidir. Çünkü miyomlar kadınlarda rahmin iç zarına baskı yaptığında düşüklere neden olabilmektedir. Bu miyomların ameliyat ile çıkarılmaları gerekmektedir. Bebek sahibi olmak isteyen ancak düzenli cinsel ilişkiye rağmen hamileliğin gerçekleşmemesine miyomlar sebep olabilmektedir. Rahim iç zarının yapısını bozan bu miyomların çıkarılmaları gerekmektedir. Yapılan değerlendirmelerde miyomun kötü huylu olma şüphesinin olması durumunda açık miyom ameliyatı uygulaması gerçekleştirilmektedir. Açık miyom ameliyatı ile miyomlar çıkarılmaktadır. Çıkarılan miyomların kötü huylu olup olmadığının anlaşılabilmesi için ise patolojik incelemeye gönderilmeleri gerekmektedir.

Miyom tedavilerinde farklı ilaçlar gerekli görülebilmektedir. İlaçla miyom tedavisinde hormon içerikli ilaçlar kulanılabilmektedir. Bu ilaçlar ile hastaların uzun ve yoğun gerçekleşen adet kanamalarının tedavisi amaçlanmaktadır. Bunun yanı sıra GnRH agonistleri ile miyom boyutları küçültülebilmektedir. Birçok hastada miyom boyutlarında %40 ila 50 oranında küçülme gerçekleşmektedir. Ancak bu ilaçların kullanımı kesildiğinde miyom boyutları eski halini almaktadır. Bu ilaçların 6 aydan daha uzun süreli olarak kullanılmaması gerekmektedir. Uzun süreli kullanımda kemik kaybına neden olabilmektedir.

Prof. Dr. Sibel Pekcan, Korona'dan hayatını kaybetti Prof. Dr. Sibel Pekcan, Korona'dan hayatını kaybetti

Hekimler ayrıntılı değerlendirmeler sonucunda açık miyom ameliyatı veya kapalı miyom ameliyatını gerekli görmektedirler. Miyomların boyutlarına, sayısına, yapısına ve yerleşmine bağlı olarak miyom ameliyatı şekline karar verilmektedir. Bazı durumlarda hekimler hastalara kesin tedavi yöntemi olan rahmin alınmasını önerebilmektedirler. İleri yaşta bulunan ve çocuk sahibi olmayı düşünmeyen kadınlarda rahmin alınması kesin tedavi şekli olarak uygulanmaktadır. Bu tedavi şekli ile miyom tekrarlamamaktadır.