Ankara İvedik OSB'de on yılı aşkın süredir lazer ve CNC makineleri üreten Om Lazer Makine'den Mücahit Ceylan ile konuştuk. Ceylan, evinin bir odasında ya da küçük bir atölyede işe koyulan üreticilerin, tek bir masaüstü makineyle nasıl kendi markalarını kurduğunu anlatıyor: “Artık üretici olmak için fabrika kurmanıza gerek yok. Bir masa, bir priz ve doğru makine yetiyor.”

Türkiye'de son yıllarda hızla büyüyen bir girişimci kitlesi var: ev atölyelerinde, küçük dükkânlarda, hatta apartman dairelerinde üretim yapan insanlar. Hediyelik eşyadan reklam malzemesine, ahşap mobilyadan metal parça markalamaya kadar geniş bir alanda çalışan bu kitlenin ortak noktası, işe küçük bir sermaye ve tek bir makineyle başlamış olmaları. Biz de bu dönüşümün üreticilerinden biriyle, Om Lazer Makine'den Mücahit Ceylan'la bir araya geldik.

Foto: Ehtesham Kazi, Lazer Kesim Makinesiyle yapılmış bir avize

“Bugün üretici olmanın önündeki en büyük engel para değil”

Öncelikle şunu soralım: “küçük girişimci” dediğimizde kimden bahsediyoruz? Bu makineleri kimler alıyor?

Aslında çok geniş bir kitle. Bir kısmı tamamen sıfırdan başlıyor; mesela bir öğrenci, evde hediyelik eşya üretip Instagram'dan satmak istiyor. Bir kısmı zaten bir işi olan ama üretimini dışarıya yaptıran esnaf: tabelacı, matbaacı, kuyumcu… Bunlar her sipariş için başka atölyeye para ödemekten yorulmuş, “ben bu işi kendim yapayım” diyor. Bir de yan gelir arayan, evinde ikinci bir iş kurmak isteyen insanlar var. Ortak noktaları şu: hepsi büyük bir sermaye koymadan üretime geçmek istiyor. On yıldır bu işi yapıyoruz ve gördüğümüz şu; bugün üretici olmanın önündeki en büyük engel para değil, doğru makineyi ve doğru bilgiyi bulmak.

Somut bir örnek verelim. Elinde kısıtlı bir bütçe olan biri, tek bir makineyle gerçekten ayakta durabilecek bir iş kurabilir mi?

Kurabilir, üstelik bunun örneklerini her hafta görüyoruz. Diyelim ki bir masaüstü CO₂ lazer makinesi aldınız. O makineyle ahşaba isim yazıp anahtarlık yapabilirsiniz, akrilik kesip düğün magneti üretebilirsiniz, deriden cüzdan kesip üzerine logo kazıyabilirsiniz. Tek bir makine, onlarca farklı ürün demek. Girişimci bir hafta anahtarlık satar, ertesi hafta kurumsal bir firmaya 500 adet ahşap kalemlik yetiştirir. İşin güzel tarafı, her yeni ürün için yeni makine almanıza gerek yok; hammadde birkaç yüz lira, tasarım bilgisayarda, gerisi makinenin işi. Sermayenizi tükenip giden bir ürüne değil, kalıcı bir üretim aracına yatırmış oluyorsunuz.

Her malzemenin bir makinesi var

En çok sorulan makine hangisi? Yeni başlayan biri neyle işe koyulmalı?

Yeni başlayanların büyük çoğunluğu lazer kesim ve kazıma makinesiyle başlıyor, çünkü en esnek makine bu. CO₂ lazer; ahşap, akrilik, deri, kumaş, kâğıt, MDF, kauçuk gibi metal olmayan neredeyse her malzemeyi hem kesiyor hem kazıyor. Bizim OM serisi makinelerimiz farklı tabla ölçülerinde, 80 watttan 300 watta kadar güç seçenekleriyle geliyor. Kazıma hassasiyeti 0,025 mm'ye kadar iniyor; yani çok ince detayı bile net çıkarıyor. CorelDRAW, AutoCAD gibi programlarla çalıştığı için tasarımcının alışık olduğu ortamdan doğrudan makineye geçiyorsunuz. Küçük atölye için bir numaralı başlangıç makinesi budur diyebilirim.

Metal işleyenler için ne öneriyorsunuz? Çünkü CO₂ lazerin metali kesmediğini biliyoruz.

Çok doğru bir noktaya değindiniz, bu konuda piyasada ciddi bir kafa karışıklığı var. CO₂ lazer metali kesmez; keser gibi gösteren de olmasın. Metalle işi olan girişimcinin bakması gereken makine fiber lazer markalama makineleri. Bunlar metalin üzerine kalıcı seri numarası, logo, karekod, künye yazıyor. Kimler kullanıyor? Kuyumcular takının üzerine ayar ve marka basıyor, bıçak ustaları çeliğe logo işliyor, endüstriyel parça üreten atölyeler her parçaya iz sürülebilir numara veriyor. Promosyon işi yapanlar metal termos, çakmak, kalem markalıyor. Fiber markalama, “benim ürünüm” diyebilmenin en kalıcı yolu; kazınan iz silinmiyor, paslanmıyor, çıkmıyor.

Ahşap ve mobilya tarafında durum ne? O alanda üretim yapmak isteyene ne lazım?

Orada devreye CNC router giriyor. Lazer ince işler, kesim ve kazıma için; CNC router ise malzemeyi frezeyle oyup şekillendiriyor. Ahşap, MDF, kompozit, köpük, plastik gibi malzemelerde çalışıyor. Mobilyacı kapak deseni açıyor, tabelacı kabartmalı harf çıkarıyor, ahşap dekor üreten kişi üç boyutlu oymalar yapıyor. Bir marangozun elinde yıllar süren ustalık işini, CNC router saatler içinde ve seri şekilde çıkarabiliyor. Küçük bir mobilya atölyesi bu makineyle hem kendi işini hızlandırıyor hem de başka atölyelere fason iş yapıp ek gelir sağlıyor.

Reklam ve tabela sektörü de sizin müşteri kitlenizde. Onlara ne diyorsunuz?

Denizli Temizlik Firmaları: Kusursuz Hijyen İçin Güvenilir Şirketler Rehberi
Denizli Temizlik Firmaları: Kusursuz Hijyen İçin Güvenilir Şirketler Rehberi
İçeriği Görüntüle

Reklamcılık bizim en hareketli alanlarımızdan biri. Orada pleksi bükme makinesi çok iş görüyor. Pleksiyi ısıtıp istediğiniz açıda büküyorsunuz; ışıklı tabela, stant, ürün standı, menü tutucu, kutu harf… hepsinin temelinde bu var. Lazer makinesiyle pleksiyi kesiyorsunuz, bükme makinesiyle şekillendiriyorsunuz, ortaya bitmiş bir ürün çıkıyor. Küçük bir reklam atölyesi bu iki makineyle dışarıya hiç iş vermeden kendi üretimini yapıyor. Reklam sektöründe teslim süresi çok önemlidir; işi kendi elinizde tutmak hem kâr hem de hız demek.

Foto: Markus Spiske, Lazer Kesim Çalışması

“Zincirin en değerli halkasına geçmek”

Sürekli “üretici pozisyonuna geçmek”ten bahsediyoruz. Bu neden bu kadar önemli?

Çünkü ticarette iki taraf vardır: üreten ve satan. Sadece satan, hep başkasının fiyatına ve teslim süresine mahkûmdur. Ürünü siz ürettiğinizde fiyatı siz belirliyorsunuz, kaliteyi siz belirliyorsunuz, teslim süresini siz belirliyorsunuz. Bir de şu var; üretici olduğunuzda müşteri sizin kapınızı çalıyor. “Bunu kim yapıyor?” sorusunun cevabı siz oluyorsunuz. On yıldır makine üreten bir firma olarak bunu kendi tecrübemizden biliyoruz. Küçük girişimci için üretici olmak, zincirin en değerli halkasına geçmek demek. Ve bu geçiş, sanıldığından çok daha küçük bir sermayeyle mümkün.

Peki “makineyi aldım ama tek başıma kaldım, arızalanırsa ne yaparım” korkusu? Bu çok yaygın.

En çok duyduğumuz endişe bu, çok da haklılar. Makineyi satıp arkasını dönen çok firma var piyasada. Biz üretici olduğumuz için makinenin her parçasını kendimiz yapıyoruz; dolayısıyla bir sorun olduğunda parçanın nereden geleceğini beklemiyoruz, yedek parça elimizde. Kurulumda, kullanımda destek veriyoruz. Makineyi alan kişi tasarımdan üretime kadar yalnız kalmıyor. Türkiye'nin her yerine 1-3 iş günü içinde teslimat yapıyoruz. Bayiden aldığınızda araya birkaç kişi girer; üreticiden aldığınızda muhatabınız doğrudan makineyi yapan ekip olur. Fark burada.

Son olarak, işe yeni başlayacak birine ne tavsiye edersiniz?

Şunu söylerim: acele karar verme, ama karar verince de geç kalma. Ne üreteceğini netleştir, ona uygun makineyi seç, gerekiyorsa gel makineyi çalışırken gör; İvedik'teki üretimimize kapımız herkese açık. İkincisi, ucuz diye niteliksiz makineye gitme; günde sekiz saat çalışacak bir makineden bahsediyoruz, arkasında duran bir firma olması lazım. Üçüncüsü ve en önemlisi: başla. On yıldır gördüğümüz en büyük gerçek şu; “acaba olur mu” diye düşünülen sürenin çok daha küçük bir kısmıyla ilk siparişinizi almaya hazır hale gelebilirsiniz. Küçük bir makine, küçük bir masa, doğru bir niyet… üretici olmak gerçekten bu kadar yakın.

Om Lazer Makine, Ankara İvedik OSB'deki üretim tesisinde CO₂ ve fiber lazer makineleri, CNC router ve pleksi bükme makineleri üretmeye devam ediyor. Makineler ve modeller hakkında detaylı bilgiye ommakine.com adresinden ulaşılabiliyor.