İşyerlerinde risk değerlendirmesi yöntemi seçilirken işletmenin faaliyet alanı, çalışma ortamındaki tehlikeler, çalışanların tehlikelere maruz kalma sıklığı ve mevcut güvenlik önlemleri birlikte değerlendirilmelidir. Ofis ortamındaki elektrik kaynaklı tehlikeler ile bir üretim tesisindeki hareketli makineler veya kimyasal maddeler aynı ayrıntı düzeyinde incelenmeyebilir. Bu nedenle her işyerine tek bir yöntemin uygulanması yerine, faaliyetlerin özelliklerine uygun değerlendirme yaklaşımının belirlenmesi gerekir.

Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarında kullanılan yöntemler arasında 5x5 L matrisi ve Fine-Kinney öne çıkar. İşyerlerinin özelliklerine göre bu yöntemlerin nasıl karşılaştırılabileceği ve hangi durumlarda kullanılabileceği hakkında ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler, FirstİSG tarafından hazırlanan risk analizi kılavuzunu inceleyebilir. Yöntem seçiminin temel amacı yalnızca sayısal bir risk puanı oluşturmak değil, işyerindeki tehlikeleri sistematik biçimde değerlendirerek alınması gereken önlemleri belirlemektir.

Risk Değerlendirmesi Yöntemi Seçiminde Hangi Kriterler Önemlidir?

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının iş sağlığı ve güvenliği alanındaki açıklamalarına göre, risk değerlendirmesinde sektör özelinde zorunlu tutulan tek bir yöntem bulunmamaktadır. İşyerinin faaliyet özellikleri, tehlikelerin niteliği ve mevcut koşullar dikkate alınarak bir veya birden fazla yöntem kullanılabilir.

Yöntem seçimine başlamadan önce işyerindeki faaliyetlerin ve tehlike kaynaklarının belirlenmesi gerekir. Çalışanların hangi ekipmanlarla çalıştığı, tehlikeli maddelerle temas edip etmediği, yapılan işlerin ne sıklıkla tekrarlandığı ve mevcut koruyucu önlemlerin yeterliliği bu aşamada incelenmelidir.

Değerlendirme yöntemi belirlenirken şu sorulara yanıt aranabilir:

· İşyerindeki faaliyetler hangi tehlike kaynaklarını barındırıyor?

· Çalışanlar belirlenen tehlikelere ne sıklıkla maruz kalıyor?

Denizli'de 3 Günlük Planlı Kesinti Uyarısı
Denizli'de 3 Günlük Planlı Kesinti Uyarısı
İçeriği Görüntüle

· Olası bir kazanın çalışanlar üzerindeki etkisi ne kadar ciddi olabilir?

· İşyerinde farklı bölümler veya birbirinden bağımsız çalışma süreçleri bulunuyor mu?

· Mevcut güvenlik önlemleri tehlikeleri ortadan kaldırıyor mu veya riskleri azaltıyor mu?

· Yapılan değerlendirme sonucunda belirlenen önlemler nasıl uygulanacak ve takip edilecek?

Bu sorulara verilen yanıtlar, kullanılacak yöntemin kapsamını belirlemeye yardımcı olur. Örneğin sınırlı sayıda tehlike içeren bir ofiste iki değişkenli bir değerlendirme yeterli ayrıntıyı sağlayabilirken, tehlikeli faaliyetlerin sürekli tekrarlandığı bir üretim alanında maruz kalma sıklığının ayrıca ele alınması yararlı olabilir.

5x5 L Matrisi Yöntemi Nasıl Çalışır?

5x5 L matrisi, bir tehlikeden kaynaklanabilecek zararın gerçekleşme olasılığı ile ortaya çıkabilecek sonucun şiddetini birlikte değerlendiren bir yöntemdir. Her iki değişken de genellikle 1 ile 5 arasında puanlanır. Risk puanı, belirlenen olasılık ve şiddet değerlerinin çarpılmasıyla hesaplanır.

Örneğin bir tehlikenin gerçekleşme olasılığı 3, olası sonucunun şiddeti 4 olarak değerlendirildiğinde risk puanı 12 olur. Bu puanın hangi risk düzeyine karşılık geldiği, kullanılan matrisin önceden belirlenmiş değerlendirme ölçütlerine göre yorumlanır.

Yöntemin iki temel değişkene dayanması, farklı tehlikelerin ortak bir puanlama sistemiyle incelenmesine olanak tanır. Ofislerdeki çalışma alanları, küçük atölyelerdeki ekipmanlar ve genel işyeri düzenine ilişkin tehlikelerin değerlendirilmesinde kullanılabilir.

Bununla birlikte 5x5 L matrisi, maruz kalma sıklığını Fine-Kinney yöntemindeki gibi bağımsız bir değişken olarak ele almaz. Tehlikeli bir faaliyetle sürekli karşılaşan çalışanlar ile aynı tehlikeye seyrek maruz kalan çalışanlar arasındaki farkın ayrıca incelenmesi gereken durumlarda daha ayrıntılı değerlendirme ihtiyacı ortaya çıkabilir.

Fine-Kinney Yönteminde Maruz Kalma Sıklığı Neden Önemlidir?

Fine-Kinney yöntemi, riskleri olasılık, şiddet ve frekans olmak üzere üç değişken üzerinden değerlendirir. Buradaki frekans, çalışanın veya ilgili kişinin tehlikeye ne sıklıkla maruz kaldığını ifade eder.

Yöntemde risk puanı, olasılık, frekans ve şiddet değerlerinin çarpılmasıyla hesaplanır. Böylece bir olayın meydana gelme ihtimali ve olası sonucunun ciddiyetinin yanında, tehlikeye maruz kalma sıklığı da değerlendirmeye dahil edilir.

Örneğin bir depoda forkliftlerin sürekli hareket ettiği koridorlar ile yalnızca belirli dönemlerde kullanılan çalışma alanları farklı maruziyet koşullarına sahiptir. Fine-Kinney yöntemi, bu farklılığın risk puanlamasında ayrı bir değişken olarak incelenmesine imkân verir.

İnşaat, madencilik, kimya ve ağır sanayi gibi alanlarda tehlikeli faaliyetlerin tekrarlanma sıklığı önemli bir değerlendirme kriteri olabilir. Ancak yalnızca sektör adı üzerinden yöntem seçmek yeterli değildir. İşyerindeki gerçek çalışma koşulları ve belirlenen tehlikeler dikkate alınmalıdır.

5x5 L Matrisi ve Fine-Kinney Yöntemlerinin Karşılaştırılması

İki yöntem arasındaki temel fark, risk puanlamasında kullanılan değişkenlerin sayısı ve maruz kalma sıklığının değerlendirmeye dahil edilme biçimidir.

Karşılaştırma kriteri

5x5 L matrisi

Fine-Kinney

Değerlendirme değişkenleri

Olasılık ve şiddet

Olasılık, frekans ve şiddet

Hesaplama yöntemi

Olasılık x Şiddet

Olasılık x Frekans x Şiddet

Maruz kalma sıklığı

Ayrı bir çarpan olarak kullanılmaz

Bağımsız bir değişken olarak değerlendirilir

Değerlendirme kapsamı

Genel işyeri tehlikelerinin iki değişkenle puanlanması

Maruziyet sıklığının da ayrıntılı incelenmesi gereken tehlikeler

Örnek kullanım alanları

Ofisler, küçük atölyeler ve genel çalışma alanları

İnşaat, madencilik ve yoğun endüstriyel faaliyetler

Temel sınırlılık

Frekansı bağımsız bir değişken olarak göstermez

Ek değişken nedeniyle daha ayrıntılı veri ve tutarlı puanlama gerektirir

Tablodaki kullanım alanları kesin bir sektör ayrımı oluşturmaz. Aynı işyerinin farklı bölümlerinde farklı yöntemler kullanılabilir. Bununla birlikte iki yöntemin risk puanları farklı ölçeklere dayandığından, elde edilen sayısal sonuçlar doğrudan birbirleriyle karşılaştırılmamalıdır.

Olasılık ve Şiddet Kavramları Nasıl Değerlendirilmelidir?

Olasılık, belirlenen tehlikeden kaynaklanan zararlı olayın meydana gelme ihtimalini ifade eder. Şiddet ise olay gerçekleştiğinde ortaya çıkabilecek yaralanma, sağlık sorunu veya diğer zararlı sonuçların ciddiyetini gösterir.

Bu iki kavramın birbirinden ayrılması, risklerin doğru yorumlanması açısından gereklidir. Bir olayın meydana gelme ihtimali düşük olsa bile olası sonucu çok ciddi olabilir. Örneğin seyrek gerçekleştirilen bir yüksekte çalışma faaliyeti, düşme tehlikesinin sonuçları nedeniyle ayrıntılı inceleme gerektirebilir.

Fine-Kinney yönteminde kullanılan frekans ise olasılıkla aynı anlama gelmez. Bir çalışanın tehlikeli bir ortamda her gün bulunması, her gün kaza meydana geleceği anlamına gelmez. Frekans maruziyetin tekrarlanmasını, olasılık ise zararlı olayın gerçekleşme ihtimalini ele alır.

Puanlama yapılırken mevcut koruyucu önlemler, çalışma biçimi ve sahadan elde edilen bilgiler birlikte incelenmelidir. Yalnızca varsayımlara dayanan sayısal değerler, değerlendirme sonuçlarının gerçek çalışma koşullarını yeterince yansıtmamasına neden olabilir.

Farklı Faaliyetler İçin Birden Fazla Yöntem Kullanılabilir mi?

Bir işyerinde farklı risk değerlendirmesi yöntemlerinin birlikte kullanılması mümkündür. Özellikle üretim, bakım, depolama ve kimyasal işlemler gibi farklı faaliyetlerin yürütüldüğü işletmelerde tek bir yaklaşım bütün tehlikeleri aynı ayrıntı düzeyinde açıklamayabilir.

FirstİSG'nin yöntem karşılaştırma kılavuzunda 5x5 L matrisi ve Fine-Kinney dışında görev bazlı iş güvenliği analizi olan JSA, hata türleri ve etkileri analizi olan FMEA ve proses tehlikelerinin incelenmesinde kullanılan HAZOP gibi yöntemlere de yer verilmektedir.

Örneğin bir üretim tesisinde genel çalışma alanları 5x5 L matrisiyle değerlendirilebilirken, sık maruziyet içeren faaliyetlerde Fine-Kinney kullanılabilir. Bakım ve arıza müdahalesi gibi belirli iş adımlarının incelenmesinde ise görev bazlı değerlendirme yöntemlerinden yararlanılabilir.

Burada önemli olan, her yöntemin hangi faaliyet için seçildiğinin açıklanması ve ilgili tehlikelerin değerlendirme dışında bırakılmamasıdır. Farklı yöntemlerle hazırlanan sonuçların aynı risk ölçeğine aitmiş gibi birleştirilmesinden kaçınılmalıdır.

Risk Raporu Hazırlanırken Hangi Bilgilere Yer Verilmelidir?

Risk değerlendirmesinin sonuçları yalnızca puanlama tablosundan oluşmaz. İşyerinde belirlenen tehlikeler, bu tehlikelerden kaynaklanabilecek riskler, kullanılan değerlendirme yöntemleri ve kararlaştırılan kontrol tedbirleri kayıt altına alınmalıdır.

Risk raporu hazırlanırken tehlikenin bulunduğu bölüm, mevcut koşullar, değerlendirme sonucu ve alınması gereken önlemler açık biçimde belirtilmelidir. Önlemlerin uygulanmasından sorumlu kişiler veya birimler ile uygulama tarihleri de izlenebilir olmalıdır.

Saha raporu kapsamında kaydedilen gözlemler, işyerindeki mevcut durumun anlaşılmasına yardımcı olabilir. Fotoğraflar, çalışanlardan alınan bilgiler ve ekipmanlara ilişkin kayıtlar değerlendirmeyi desteklese de tek başına bütün tehlikelerin tespit edildiğini göstermez.

FirstİSG, iş sağlığı ve güvenliği alanında yapay zekâ destekli yazılım çözümleri sunan bir platformdur. Platform, saha fotoğrafları üzerinden tehlike tespiti, seçilen yönteme göre risk puanlaması ve raporlama çalışmalarına yönelik dijital araçlar sunar. Yapay zekâ tarafından oluşturulan tespit ve önerilerin gerçek saha koşullarıyla karşılaştırılması ve yetkin kişiler tarafından kontrol edilmesi gerekir. Bu araçlar, işverenin sorumluluklarını veya mevzuat kapsamında görev alan İSG profesyonellerinin değerlendirmelerini ortadan kaldırmaz.

Risk Değerlendirmesi Ne Zaman Yeniden Gözden Geçirilmelidir?

Risk değerlendirmesi yöntemi, işyerinin mevcut faaliyetlerine uygun olsa bile çalışma koşulları değiştiğinde yeniden incelenmelidir. Yeni bir makinenin kullanıma alınması, üretim sürecinin değiştirilmesi, farklı kimyasal maddelerin kullanılması veya çalışma alanlarının yeniden düzenlenmesi mevcut riskleri değiştirebilir.

Bu tür değişikliklerde yalnızca önceki risk puanlarının güncellenmesiyle yetinilmemelidir. Yeni tehlikeler belirlenmeli, mevcut önlemlerin yeterliliği incelenmeli ve kullanılan yöntemin yeni çalışma koşullarını değerlendirmek için uygun olup olmadığı kontrol edilmelidir.

Risk değerlendirmesinin işlevi, tehlikeleri bir defaya mahsus puanlamak değil, çalışanların karşılaşabileceği risklere yönelik önlemlerin belirlenmesini ve uygulanmasını desteklemektir. İşyerinin faaliyetlerine uygun yöntem seçildiğinde ve değerlendirme sonuçları sahadaki uygulamalarla birlikte takip edildiğinde, hazırlanan rapor iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarında kullanılabilecek bir karar ve izleme aracına dönüşür.