DTO’nun 100 yıllık geçmişine vurgu yapan ve “Birlikte Gelişim” anlayışıyla yola çıkan DTO Başkan Adayı Faik Müftüler, yeni döneme ilişkin projelerinin yanı sıra nasıl bir yönetim modeli oluşturacaklarına ilişkin de önemli mesajlar verdi.

Müftüler’e göre Denizli Ticaret Odası’nda ihtiyaç duyulan değişim yalnızca yeni projelerden ibaret değil. Esas değişimin; karar alma mekanizmalarından üyelerle kurulacak ilişkiye, bütçenin kullanımından meslek komitelerinin etkinliğine kadar uzanan yeni bir yönetim kültürüyle mümkün olacağını belirten Müftüler, “Önce nasıl yöneteceğimizi anlatmak istiyoruz. Çünkü doğru yolun bizi doğru sonuca götüreceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

PROJELERİMİZİ AÇIKLAYACAĞIZ AMA ÖNCE YÖNETİM ANLAYIŞIMIZI ORTAYA KOYUYORUZ.

Ailesinin Denizli ile bağı ve şehre hizmet geçmişinin oldukça eskiye dayandığını belirten Müftüler, "Aile büyüklerimizden Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi, Milli Mücadele yıllarında Denizli’nin ve ülkemizin tarihinde çok önemli bir sorumluluk üstlenmiş bir isim. 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgalinin ardından Denizli’de verdiği fetva ve yaptığı konuşmayla Milli Mücadele’ye açık destek vermiş, halkı işgale karşı durmaya çağırmıştır. Bu yönüyle yalnızca ailemiz için değil, Denizli ve ülkemiz için son derece kıymetli bir tarihî şahsiyettir.

AİLE OLARAK DENİZLİ'YE HİZMET ETMİŞİZ

Sonraki kuşaklarda da ailemizin Denizli’nin ticari ve sosyal hayatının içerisinde sorumluluk alma geleneği devam etmiş. Dedem Ali Faik Müftüler ve babam Haluk Müftüler, Denizli Ticaret Odası’nda başkanlık görevlerinde bulundular. Babam aynı zamanda milletvekili olarak Denizli’yi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde temsil etti.

Dolayısıyla bizim ailede kuşaktan kuşağa aktarılan, şehre ve topluma hizmet kültürü olduğunu söyleyebilirim. Aile geçmişimin ve sahip olduğum soyadımın bugün Ticaret Odası Başkanlığı’na aday olmamdaki en önemli motivasyonlardan biri olduğunu gururla söyleyebilirim.

Ben de çocukluğumdan itibaren ticaretin, Denizli’nin meselelerinin ve Ticaret Odası’nın konuşulduğu bir ortamda yetiştim. Bunun insana doğal olarak önemli bir kurumsal hafıza ve sorumluluk duygusu kazandırdığını düşünüyorum. Ancak benim için bu geçmişin en kıymetli tarafı hangi görevlerde bulunulduğundan çok, bize bıraktığı anlayıştır: Yaşadığınız şehre karşı bir sorumluluğunuz vardır. Bilginiz, tecrübeniz ve imkânınız varsa bunları yalnızca kendiniz için değil, şehriniz ve ülkeniz için de kullanmalısınız. Bugün Denizli Ticaret Odası Başkanlığına aday olurken taşıdığım düşüncenin temelinde de bu hizmet anlayışı var. Geçmişten gelen tecrübeyi ve kurumsal hafızayı, bugünün dünyasının ihtiyaçları ve yeni nesil yönetim anlayışıyla buluşturmak istiyorum. " dedi.

Dto Faik Muftuler Baskan Adayi Denizli2

UZUN SÜREDİR SAHADA ÇALIŞIYORUZ ÜYELERİMİZİN SIKINTISINI BİLİYORUZ

Projelerinin olduğunu söyleyen Müftlür, "Denizli’nin ve üyelerimizin ihtiyaçlarını uzun süredir sahada dinliyor, üzerinde çalışıyoruz. Bunları da kamuoyuyla tek tek paylaşacağız. Ancak ben projelerden önce başka bir konunun konuşulması gerektiğine inanıyorum: Ne yapacağımız kadar, nasıl yapacağımız.

Çünkü çok iyi projeler hazırlayabilirsiniz. Fakat doğru bir yönetim anlayışınız, güçlü bir istişare kültürünüz ve üyelerinizle gerçek bir bağınız yoksa bunların sürdürülebilir olması çok zor. Biz önce yönetim anlayışımızı ortaya koyuyoruz. DTO’yu ortak akılla yöneteceğiz. Üyeyi merkeze alacağız. Kaynaklarımızı doğru kullanacağız. Çağın gerektirdiği dönüşümü gerçekleştireceğiz. Şeffaf ve katılımcı olacağız. Ve verdiğimiz sözlerin arkasında duracağız.

ORTAK AKIL BİZİM İÇİN BİR SLOGAN DEĞİL, YÖNETİM MODELİ

Denizli’nin çok ciddi bir bilgi birikimi var. Yerel yönetimlerimizle, üniversitemizle, sivil toplum kuruluşlarımızla, meslek örgütlerimizle, alanında çok önemli deneyime sahip iş insanlarımız ve uzmanlarımızla birlikte hareket ederek tüm sorunlarımıza çözüm bulacağız.

Böylesine büyük bir imkan ve kaynağımız varken oda üyelerimizle ilgili kararları küçük bir çevrenin içerisinde üretilmesini doğru bulmuyoruz.

Bir konuda karar alınacaksa o konunun paydaşları masada olacak. Büyükşehir ve İlçe Belediyelerimize ihtiyaç duyulan alanlarda yerel yönetim temsilcileriyle, Üniversitenin bilgisine ihtiyaç varsa alanında uzman akademisyenlerle , sektörün tecrübesine ihtiyaç varsa sektör temsilcileriyle, sonuç olarak hangi uzmanlığa ihtiyaç duyuluyorsa o alanın uzmanlarıyla çalışacağız.

Denizli'de 30 Ağustos Zafer Bayramı Resmi Töreni Gerçekleştirildi
Denizli'de 30 Ağustos Zafer Bayramı Resmi Töreni Gerçekleştirildi
İçeriği Görüntüle

Ortak akıl bizim için herkesi dinleyip sonunda yine bildiğimizi yapmak anlamına gelmiyor. Karar süreçlerine gerçek anlamda katılım sağlamak anlamına geliyor.

30 MESLEK KOMİTEMİZ YÖNETİMİN AKTİF BİR PARÇASI OLACAK

Meslek komitelerimizi sadece belirli zamanlarda toplanan yapılar olarak görmüyoruz. Onlar aslında Ticaret Odasının sahadaki gözü, kulağı. Her sektörün problemi farklı. Tekstilcinin gündemiyle turizmcinin, inşaatçının gündemiyle nakliyecinin gündemi aynı değil. Dolayısıyla yönetim olarak her şeyi bildiğimizi iddia etmek yerine sektörlerimizi temsil eden komitelerimizi etkin hale getirmek zorundayız. Biz DTO’yu meslek komitelerimizle birlikte sahadan yöneteceğiz.

HER KARARDA ÖNCE ÜYEMİZE FAYDASINI SORACAĞIZ

Bizim için çok basit bir ölçü olacak: Bir karar alınacağı zaman önce “Bunun üyemize faydası nedir?” diye soracağız. Çünkü Ticaret Odasının varlık nedeni üyesidir. Bunun yanında çok hassas olduğumuz başka bir konu daha var: Denge, DTO çok farklı büyüklüklerde işletmelerden ve çok farklı sektörlerden oluşuyor. Yönetim olarak bir sektörün diğerinden, bir komitenin başka bir komiteden daha değerli olduğu anlayışına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Küçük işletmemizin de büyük sanayicimizin de sesi DTO’da karşılık bulacak.

ÜYE AİDATININ TEK BİR KURUŞUNU BİLE ZİYAN ETMEYECEĞİZ

Üyelerimizin aidatlarıyla oluşan DTO’nun bütçesi bize bir emanet, üyelerimizin alınteri. Bu nedenle harcadığımız her kuruşun hesabını verebilmeliyiz. İnsan kaynağımızı, bütçemizi, kurumun fiziki ve teknolojik imkânlarını en yüksek verimle kullanacağız. Bir harcama yaparken de bir yatırım gerçekleştirirken de aynı soruyu soracağız: Bu kaynak üyemize ve Denizli ekonomisine nasıl geri dönüyor? Üyelerimizin aidatlarından oluşan kaynağın tek bir kuruşunun dahi verimsiz kullanılmasına gönlümüz razı olmaz.

ÜYENİN ZAMANINI BÜROKRASİYLE TÜKETMEYECEĞİZ

Bugün işletmeler çok hızlı hareket etmek zorunda. Dünya değişiyor, ticaret dönüşüyor, teknoloji gelişiyor, iş ve yönetim süreçleri dijitalleşiyor; yapay zeka yaşamımızın her alanina hızla giriyor. Böyle bir ortamda Ticaret Odasının buna ayak uydurması gerekiyor.

Biz teknolojiyi gösterişli bir kavram olarak değil, üyenin hayatını kolaylaştıran bir araç olarak görüyoruz.

ŞEFFAFLIK SADECE MALİ TABLOLARI AÇIKLAMAK DEĞİLDİR

Şeffaflık bizim açımızdan yalnızca rakamların paylaşılması değildir. Üyenin, odasının ne yaptığını bilmesidir. Hangi projeyi neden yaptığımızı, hangi konuda ne sonuç aldığımızı, hangi hedefe ulaşamadığımızı da açık biçimde konuşabilmeliyiz. Yönetimi bir çekirdek kadroya sıkıştırmak istemiyoruz. Komitelerimizin, meclisimizin ve üyelerimizin gerçekten sürecin içerisinde olduğu; ulaşılabilir, konuşulabilir, hesap sorulabilir ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı oluşturacağız.

DEĞİŞİMİN GÜCÜNE İNANIYORUZ.

Çünkü seçimle gelinen görevlerde yenilenmenin önemli olduğuna inanıyorum. Belirli bir süreden sonra kurumlarda iş körlüğü başlayabiliyor. İlk günkü heyecan ve tempo azalabiliyor. Daha da önemlisi, kuruma ne kazandıracağınızı düşünmek yerine bulunduğunuz makamı nasıl koruyacağınızı düşünmeye başlayabiliyorsunuz. Biz bunu doğru bulmuyoruz. Bu makamları emanet olarak görüyoruz. Görev süreniz içerisinde elinizden gelenin en iyisini yaparsınız, kuruma değer katarsınız, arkanızdan gelecek insanları yetiştirirsiniz ve zamanı geldiğinde görevi devredersiniz. Seçimle makamların bırakılmaması gerekliliğine inanıyoruz.

Bu nedenle sözümüz çok açık: Başkanlık görevine seçilirsek iki dönem kuralına sadık kalacağız. Üçüncü dönem aday olmayacağız.

DENİZLİ’NİN BİRİKİMİNİ HAREKETE GEÇİRMEK İSTİYORUZ

Benim hayalim tek kişinin güçlü olduğu bir Ticaret Odası değil. Üyelerinin güçlü olduğu bir Ticaret Odası. Sorun ortaya çıktıktan sonra konuşan değil, sorunları önceden görebilen; yalnızca belge veren değil proje üreten; yalnızca aidat toplayan değil üyesine ekonomik değer kazandıran; Ankara’yla, üniversitelerle, finans kuruluşlarıyla, yatırımcılarla ve dünyanın farklı pazarlarıyla üyeleri arasında köprü kurabilen bir yapı oluşturmak istiyoruz. Denizli’nin girişimcilik kültürü ve üretim kabiliyeti çok güçlü. Bize düşen görev bunu daha da yukarılara taşımak." ifadelerini kullandı.

100 YILLIK TECRÜBEYİ YENİ YÜZYILIN VİZYONUYLA BULUŞTURACAĞIZ

DTO’nun 100. yılında başkanlığa aday olmanın kendisi için ayrıca anlam taşıdığını belirten Faik Müftüler, yeni dönemin geçmişle gelecek arasında bir köprü olması gerektiğini söyledi.

Müftüler sözlerini şöyle tamamladı: “Denizli Ticaret Odası yüz yıllık bir çınar. Böyle kurumların geçmişine saygı duyarken geleceğini de doğru inşa etmek zorundayız. Biz geçmişi reddederek değil, yüz yıllık tecrübenin üzerine yeni bir vizyon koyarak geliyoruz. Denizli’nin bilgisini, insan kaynağını ve girişimcilik ruhunu aynı masada buluşturmak istiyoruz. Bizim için mesele yalnızca bir seçim kazanmak değil. Mesele, seçimden sonraki gün nasıl bir Ticaret Odası oluşturacağımız. Birlikte düşünen, birlikte karar veren, birlikte üreten ve birlikte gelişen bir DTO istiyoruz. Biz hazırız. Denizli için birlikte başaracağız.”

Dto Faik Muftuler Baskan Adayi Denizli1