Türkiye'de her yıl yüz binlerce kişi üniversiteden mezun oluyor. Ancak iş ilanlarına bakıldığında dikkat çekici bir tablo ortaya çıkıyor: işverenler giderek artan bir biçimde diploma yerine somut yetkinlik arıyor. Dört yıllık bir lisans eğitimi, adayın o işi yapıp yapamayacağını artık tek başına kanıtlamıyor.

Bu dönüşüm hem iş dünyasında hem eğitim alanında köklü bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Haberler.com'da konuya açıklık getiren Boğaziçi Enstitüsü Kurucu Bünyamin Gökcül, işe alım süreçlerinde yaşanan bu değişimi ve bireylerin bu değişime nasıl adapte olabileceğini ele aldı. Tartışmanın merkezinde şu soru vardı: Diploma işe alımda belirleyici olmaktan çıkıyorsa, bu boşluğu ne dolduruyor?

DENİB Başkanı Uğurlu üniversitelilerle deneyimlerini paylaştı
DENİB Başkanı Uğurlu üniversitelilerle deneyimlerini paylaştı
İçeriği Görüntüle

Üniversite Mezunu Olmak Neden Artık Yeterli Değil?

Üniversite eğitimi kendi içinde değerli olmaya devam ediyor. Akademik bilgi, eleştirel düşünce ve disiplin kazandırması bakımından lisans eğitiminin önemi yadsınamaz. Ancak özel sektörün beklentileri değişti. Şirketler artık adayın hangi üniversiteden mezun olduğundan çok, işe başladığı ilk günden itibaren ne yapabildiğini sorguluyor.

Bunun ardında birkaç temel neden var. Birincisi, iş dünyasının dönüşüm hızı artık üniversite müfredatının güncellenme hızını geçti. Dört yıl önce tasarlanan bir program, mezuniyet anında kısmen eskimiş olabiliyor. İkincisi, dijitalleşmeyle birlikte pek çok meslek yeni beceriler gerektiriyor; bu beceriler çoğu zaman akademik eğitimin kapsama alanı dışında kalıyor. Üçüncüsü ise işverenlerin artan rekabet ortamında uyum sağlama kapasitesine ve pratik deneyime daha fazla ağırlık vermesi.

İşverenler CV Yerine Neye Bakıyor?

Yetenek odaklı işe alım, son yıllarda İnsan Kaynakları dünyasının en çok tartışılan kavramlarından biri haline geldi. Bu yaklaşımda aday yalnızca geçmişiyle değil, potansiyeliyle değerlendiriliyor. Vaka çalışmaları, yetkinlik testleri ve proje bazlı mülakatlar bu değerlendirmenin temel araçlarını oluşturuyor.

Boğaziçi Enstitüsü Kurucusu Bünyamin Gökcül’ün de vurguladığı gibi, CV odaklı değerlendirmeden yetenek odaklı değerlendirmeye geçiş artık bir tercih değil zorunluluk haline geliyor. Teknoloji, sağlık, pazarlama ve finans başta olmak üzere pek çok sektörde şirketler adayın neyi bildiğini değil, neyi yapabildiğini ölçmeye çalışıyor. Bu çerçevede belgelenmiş yetkinlik, soyut bir diplomadan çok daha somut bir referans sunuyor.

Sertifika Programları Bu Boşluğu Nasıl Kapatıyor?

Üniversite diploması ile özel sektörün talep ettiği beceriler arasındaki uçurum büyüdükçe sertifika programları bu iki dünya arasında bir köprü işlevi görmeye başladı. Belirli bir alanda yetkinlik kazandıran ve bunu belgelendiren sertifikalar, işverenler için somut bir değerlendirme kriteri oluşturuyor.

Bu noktada sertifikanın onay statüsü belirleyici. YÖK onaylı kurumlar tarafından düzenlenen sertifikalar, e-Devlet üzerinden sorgulanabilir olması nedeniyle işverenler nezdinde resmi yeterlilik belgesi olarak kabul görüyor. Bu durum sertifikayı yalnızca bir öğrenme aracı olmaktan çıkarıp özgeçmişe somut değer katan bir belgeye dönüştürüyor.

Boğaziçi Enstitüsünün bu konuda yayımladığı araştırmaya göre işverenlerin büyük çoğunluğu YÖK onaylı sertifikayı üniversite mezuniyetine tamamlayıcı bir yeterlilik olarak değerlendiriyor.

Hangi Sertifikalar İşverenlerin Radarında?

Her sertifika eşit ağırlık taşımıyor. İşverenlerin en çok değer verdiği sertifikalar, iş gücü piyasasında açık olan pozisyonlarla doğrudan örtüşen alanlarda yoğunlaşıyor.

İnsan kaynakları, dijital pazarlama, ön muhasebe, tıbbi sekreterlik, dış ticaret uzmanlığı ve yazılım geliştirme bu alanların başında geliyor. Söz konusu mesleklerde üniversite diploması zorunlu koşul olmadığından YÖK onaylı bir sertifika, iş başvurularında belirleyici bir etken haline gelebiliyor.

Türkiye'de BTK Akademi ve Boğaziçi Enstitüsü bu alanda öne çıkan platformların başında geliyor; her ikisi de ücretsiz başlangıç seçenekleriyle birlikte onaylı sertifikalar sunuyor.

Nereden Başlamalı?

Sertifika programına başlamadan önce yapılması gereken ilk şey, hedeflenen pozisyonun gerektirdiği yetkinlikleri net biçimde belirlemektir. Hangi becerinin eksik olduğunu bilmeden alınan bir sertifika, öz geçmişte yer kaplasa da işe alım sürecinde beklenen etkiyi yaratmayabilir.

İkinci adım, YÖK onaylı ve içeriği hedeflenen pozisyonla örtüşen bir program seçmektir. Üçüncü adım ise eğitimi tamamlar tamamlamaz bu yetkinliği somut bir deneyimle desteklemektir; staj, part-time çalışma ya da gönüllü proje bu süreçte sertifikayı tamamlayan unsurlardır.

Diploma artık bir varış noktası değil, başlangıç noktası. İş dünyasının aradığı şey ise bu başlangıcın nereye taşındığı.