Denizli’de 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında, zorlu tedavi sürecinden geçen minik yüreklerin sesini duyurmak ve toplumsal duyarlılığı artırmak amacıyla anlamlı bir etkinlik düzenlendi. Dr. Öğr. Üyesi Selin Yakarışık’ın lösemi tanı ve tedavi sürecine ilişkin bilgilendirici sunumuyla başlayan programda, ressam Aslı Vize’nin çocukların iç dünyasını, hayallerini ve yaşama tutunma azmini yansıtan "Gör Beni" temalı resim sergisi sanatseverlerle buluştu.

Lösemiyle Mücadelede Bilgi ve Dayanışmanın Önemi
2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla gerçekleştirilen farkındalık buluşmasında, hastalığın erken teşhisi, tedavi aşamaları ve ailelerin karşılaştığı psiko-sosyal zorluklar masaya yatırıldı.
Programda kapsamlı bir sunum gerçekleştiren Dr. Öğr. Üyesi Selin Yakarışık, lösemiye dair toplumda yerleşik önyargıların ve yanlış bilgilerin aşılmasının önemine vurgu yaptı. Tedavi edilebilir bir hastalık olan lösemide moral ve motivasyonun kritik bir rol oynadığını belirten Yakarışık, yalnızca hastane koridorlarında değil, günlük yaşamın her alanında hasta çocukların ve ailelerinin yanında olmanın hayati değer taşıdığını ifade etti.

Fırça Darbeleri Çocukların Hayallerine Dokundu: "Gör Beni"
Etkinlik kapsamında ressam Aslı Vize’nin lösemiyle mücadele eden çocukların masumiyetini, umutlarını ve yaşam direncini konu alan "Gör Beni" isimli kişisel resim sergisi açıldı.
Ziyaretçilerden büyük beğeni toplayan serginin ismi, topluma doğrudan bir çağrı niteliği taşıyor. Sergilenen tablolarda çocukların yalnızca bir hastalıkla anılmaması; onların bitmek bilmeyen merak duyguları, oyun dünyaları, arkadaşlık bağları ve rengârenk hayalleriyle birer birey olarak "görülmesi" gerektiği mesajı işlendi.
"Dayanışma Sadece Bir Haftaya Sığdırılamaz"
Programda yapılan değerlendirmelerde, lösemiyle mücadele eden tüm çocukların en nitelikli sağlık ve tedavi hizmetlerine engelsiz erişebilmesi, eğitim haklarının kesintiye uğramadan devam etmesi ve sosyal hayattan izole edilmeden yaşamın içinde tutulabilmesi için yürütülen dayanışmanın yalnızca bir haftayla sınırlandırılmaması gerektiği vurgulandı.
Çocukların eşit ve sağlıklı yarınlara kavuşabilmesi için toplumun her kesiminin kalıcı bir sorumluluk üstlenmesi gerektiğinin altı çizildi.
Next





