Meslek hayatına 1968 yılında Denizli’nin Çivril ilçesindeki Osmanköy İlkokulu’nda öğretmen olarak başlayan resim öğretmeni ve ressam Emin Güler, yarım asırlık sanat birikimiyle Anadolu insanının doğayla ve yaşamla mücadelesini tuvale aktarıyor. Denizli köylerinde filizlenen tutkusunu uluslararası ödüllere ve sayısız sergiye taşıyan usta sanatçı, 50 yıldır fırçasını emeğin ve toprağın renkleriyle buluşturuyor.

Çivril’in Osmanköy’ünden Gazi Eğitim’e Uzanan Yol
1968 yılında Mersin İlk Öğretmen Okulu’ndan mezun olan Emin Güler, öğretmenlik mesleğine Denizli’nin Çivril ilçesine bağlı Osmanköy İlkokulu’nda adım attı. Denizli’nin farklı köy ve kasabalarında 6 yıl boyunca fedakârca öğretmenlik yapan Güler, bu süreçte Anadolu insanının saflığını, emeğini ve coğrafyanın zorlu koşullarını yakından gözlemledi.
İçindeki resim tutkusunu akademik bir temele oturtmak isteyen sanatçı, 1974-1975 eğitim-öğretim yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’ne girdi. 1978 yılında buradan mezun olan Güler, yeniden Denizli’ye dönerek resim öğretmeni olarak yüzlerce öğrenci yetiştirdi ve eğitimcilik kariyerini sanat üretimiyle eş zamanlı yürüttü.

Anadolu İnsanının Mücadelesi Tuvallerde Can Buluyor
Yarım asrı aşan sanat yaşamında yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda kişisel ve karma sergiye katılan Emin Güler, uluslararası organizasyonlarda kazandığı ödüllerle Denizli’nin gururu oldu. Eserlerinde insanın doğayla ve yaşam şartlarıyla giriştiği amansız savaşı odağına alan usta ressam; “Kısmetin Peşinde”, “Denizin Bereketi” ve “Gün Altında Anadolu” temalarıyla hayat bulmuş seriler üretti. Toprakla yoğrulan köylünün nasırlı elleri, denizle boğuşan balıkçıların ağları ve canlıların tabiat içindeki varoluş kavgası, Güler’in karakteristik renk paleti ve usta kompozisyonlarıyla yeniden yorumlandı.

Güler: "Gözlem ve Yaşanmışlıklarımın Sentezi"
Sanat felsefesinin köklerinin bizzat yaşadığı Anadolu topraklarında olduğunu vurgulayan ressam Emin Güler, eserlerinin çıkış noktasını şu sözlerle ifade etti:
“Anadolu'yu ve Anadolu insanının yaşamını bilen, bu yaşantının içinden gelen biri olarak gözlem ve yaşanmışlıklarımın senteziyle resimlerimi oluşturuyorum. Çalışmalarımda insan ve çevresinin yaşama çabası temel konumu oluşturuyor. Kimi zaman balıkçıların denizle, kimi zaman Anadolu insanının toprakla mücadelesi; kimi zaman da bir canlının yaşam kavgası tuvalimde yer buluyor. Seçtiğiniz konularla öz ve biçim bütünlüğü sağlayıp size ait ifade dilini ortaya koymak en temel çabamdır.”
Çivril'in bir köy okulunda başlayan ve yarım asrı geride bırakan bu anlamlı yolculuk, Anadolu'nun zengin kültürel belleğini ve emek dolu insan hikâyelerini gelecek nesillere taşımaya devam ediyor.


Next





