Denizli’nin Çal ilçesinde 853 yıldır sürdürülen ve UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan "Sudan Koyun Geçirme ve Çoban Bayramı", bu yıl da renkli görüntülere ve unutulmaz anlara sahne oldu.
Aşağıseyit Mahallesi’nde düzenlenen etkinlikte, geleneksel mirası geleceğe aktarma arzusu damga vurdu. Karakaya Mahallesi’nden yarışmaya katılan çoban Enver Çandır, 5 yaşındaki torunu Çağla Çandır’a yöresel Yörük kıyafetleri giydirerek alana getirdi. Dedesiyle birlikte nehir kıyısında duran ve izleyenlerin büyük sempatisini kazanan minik Çağla, asırlık kültürün canlı şahidi oldu.

"Kültürümüzü Yerinde Görmesini İstedim"
Torununu etkinliğe getiren dede Enver Çandır, duygularını şu sözlerle dile getirdi:
"Koyunlarımla katıldığım bu yarışmaya torunumu da yöresel kıyafetler giydirerek getirdim. 853 yıldır devam eden bu ulu geleneği, bu köklü kültürü henüz bu yaşındayken yerinde görmesini ve hissetmesini istedim."

Kıyasıya Mücadelede Dereceye Girenler
Bir çobanın kavuşamadığı sevdasına adanan hüzünlü hikâyesiyle nesilden nesile aktarılan organizasyonda, bu yıl 63 çoban sürüleriyle birlikte Büyük Menderes Nehri’nin sularına girdi. Yüzlerce vatandaşın heyecanla takip ettiği yarışın sonunda kürsüye çıkan isimler belli oldu:
-
Birinci: "Mor Fişek" isimli koyunuyla Orhan Karakoç
-
İkinci: "Deli Yürek" isimli koyunuyla Zekeriya Karakoç
-
Üçüncü: "Aşkar" isimli koyunuyla Necip Yatıcı
853 Yıllık Mirasta Anlamlı Bağış
Yarışmada ikinci olan Zekeriya Karakoç, kazandığı altın ödülünü DMD Kas hastası Erkan Yeşiltaş'a bağışlayarak gönülleri fethetti. Yarışmacı çobanların kazandıkları yem ödüllerini ve Aşağıseyit Mahallesi Muhtarı Saffet Oğuz'un satın aldığı yarışma koyununu genç hastaya bağışlamasıyla, Çal'daki asırlık gelenek bir kez daha yardımlaşma ve dayanışma ruhuyla taçlandı.






