YDY’LARIN ÜLKEYE VE ÖZELLİKLE İSTİHDAMA ETKİLERİ

Abone Ol

Doğrudan yabancı yatırımların istihdam üzerindeki etkilerini araştırmak ilginç sonuçlara ulaşmamızı sağlıyor. Herkesin kafasında Yabancı Doğrudan Yatırımların (YDY) ülke ekonomisine pozitif etkilerinin olacağı, özellikle istihdamın artırılmasında ve işsizliğin azaltılmasında itici rollerinin olduğu varsayımı mevcuttur. Böyle düşünmekte de ilk başta herkes haklıdır. Zira her yeni yatırımın, yeni açılan bir işyerinin istihdama bir katkı, ülke ekonomisine olumlu etki yapacağı mantıklı bir varsayımdır. Ama gerçekler böyle midir? Her yatırım istihdama pozitif bir katkı sağlamakta mıdır?
Öncelikle şunu belirtelim ki, ister yabancı isterse yerli olsun her yatırımın, her açılan işletmenin makro bazda ekonomi ve ülke üzerine olumlu bir etkisinin olacağı muhakkaktır. Bu etkiyi ticari hareketliliğe katkı başta olmak üzere pek çok alanda görebiliriz. Yapılan yatırımın büyüklüğüne göre, yatırım yapılan yerleşim yerlerinde bazı hareketlilikler oluşur. Yatırım yapılan bölgede arazinin değerlenmesinden tutunda, altyapıda yapılacak inşa çalışmaları o yerleşim yerinde yaşayanların refah ve geleceklerine olumlu katkılar yapar. Yan sanayi olarak tanımlanabilecek pek çok işletme açılır veya kendilerine yeni bir müşteri bulmuş olurlar. Ayrıca yatırımın büyüklüğü ile doğrudan etkili olarak işletme kendi bünyesinde çalıştırmak üzere mavi ve beyaz yakalı çalışanlar istihdam etmeye başlar. Özellikle bu nokta hükümetlerin ilgi sahasına girer ve yabancı yatırımlar için can atmalarının ana sebebidir. Çünkü işsizlik günümüzün en önemli sorunlarından biridir. Ve bu konu sadece ekonomiyi değil, sosyal bir sıkıntı olarak tüm toplumu etkileyen, ülkenin geleceğini ipotekleyen bir problemdir. İşsizlik insanların ve ailelerin günlük hayatlarında olduğundan daha fazlasıyla gelecekleri üzerinde kara bulutlar dolaştıran bir ruh halinin oluşmasına sebebiyet verir. Bu haliyle işsiz bir gencin veya mevcut işini kaybeden birinin geleceğine ait karamsar düşüncelerle kafasının dolu olması, normal karşılanan bir durumdur. Toplumsal bir yara olduğu içindir ki devletler işsizliğe çare üretebilmek adına, istihdama katkı sağlamak adına dışarıdan gelen büyük yatırımcıları her zaman desteklemek arzusunda olmuşlardır. Gelişmekte olan veya geri kalmış ülkelerde sermaye eksikliğinden ve teknolojik ekipmanlara sahip olamamaktan ve de en önemlisi kalifiye işgücünün eksik olması nedeniyle, dış yatırımlar, özellikle de gelişmiş ülkelerden gelen yatırımlar her zaman teşvik edilir ve desteklenir. Zira gelecek olan yatırımın KNOW-HOW tarzı teknoloji ile beraber işgücü kalitesinin de artmasına katkı sağlayacağı umulmaktadır. Böylelikle ülke teknoloji transfer ederken, vatandaşlarının çalışanlar olarak eğitim almalarına ve kalifiye eleman haline gelmelerine destek olacağı umulmaktadır. İki yabancı araştırmacı şunları söylemektedir. ’Barros ve Cabrol  (2000), YDY çekmek için ülkeler arasında bir rekabetin olduğunu ve ülkelerin yüksek işsizliğe sahip olmasının YDY açısından daha çekici bir durum teşkil ettiğini dile getirmiştir.’
Bizim de burada işleyeceğimiz konu Yabancı Doğrudan Yatırımların (YDY) istihdama kattıklarının görülmesi olacaktır.  Bu konuda yapılmış akademik çalışmaların neticelerini irdelemek ve tartışmaya açmak istiyoruz. Bu konuda yapılan pek çok akademik çalışma göstermektedir ki, YDY’lerin istihdama etkileri maalesef sanıldığı kadar olumlu değildir.

Yabancı araştırmacıların yaptığı çalışmalarda YDY’nin işsizlik üzerinde ve ulusal refah üzerinde pozitif veya negatif etkilerinin olabileceği işaret edilmiş olmakla beraber olumlu etkisinin olduğu ispatlanamamıştır. Çalışmalarda genellikle olumlu bir etkinin olduğu yönünde bulgulara ulaşılmış olmasına rağmen kalıcı ve uzun vadeli olumlu etkileri olduğu söylenememektedir. Birkaç örnek vermek gerekirse; ‘Andersen ve Hainaut (1998), adlı araştırmacılar OECD ülkeleri üzerine yaptıkları çalışmada ……YDY’nin işsizliği azalttığına ilişkin zayıf bulgular elde etmiştir. Hunya ve Geishecker (2005) çalışmasında, AB’ye üye olan Doğu Avrupa ülkelerinde YDY’nin nitelikli işgücünde daha fazla istihdam artırıcı etkisi olduğunu tespit etmiştir. Jayaraman ve Singh (2007), Fiji ekonomisinde, YDY, gayri safi yurt içi hâsıla (GSYİH) ve istihdam arasındaki uzun dönem ilişkisini incelemiştir. Elde edilen verilere göre istihdam, YDY ve GSYİHden olumlu yönde etkilenmiştir’.

Bu ilginç veriler yanında sendikalı olmanın da işçiler açısından olumlu neticeler vermediği saptanmıştır. ‘Zhao (1998), YDYnin istihdam ve ücretler üzerindeki etkisini araştırdığı çalışmada, YDYnin sendikaya bağlı olarak çalışanların ücret gelirlerini azalttığı; bununla birlikte, sendikaların ücretlerden çok, istihdamı öncelediği durumda, YDYnin sendikalı çalışanların istihdamını olumsuz yönde etkilediği bulgusunu elde etmiştir.’

 

Türkiye’de yapılan çalışmalarda da benzer neticeler elde edilmiştir. H.Vergil ve N.Ayaşın (2009) adlı iki akademisyenimizin yaptığı çalışmaya göre,’Türkiyeye son dönemde gelen YDY çoğunlukla şirket evliliği ve şirket satın alımı şeklinde olduğu için istihdam olumsuz bir şekilde etkilenmiştir. K, Karagöz (2007) ise, Türkiyede YDY ile istihdam arasında anlamlı bir etkileşim bulunmadığı sonucunu elde etmiştir.  I. Aktar ve L. Öztürk (2009) ise, YDYnin işsizliği azaltmada herhangi bir katkısının olmadığı bulgusuna ulaşmışlardır.’

 

Dikkat edilirse yukarıda anlatılan çalışmalar son yılların verileridir Yakın tarihlerde ve de ülkemizin son on yıllık geçmişinde aldığı hızlı mesafe neticesi giriş yapan YDY’leri kapsadığından dolayı önemli ama olumsuz ipuçları vermektedir.  Mesela; H. Vergil ve N. Ayaş çalışmalarında, YDY’ler şirket evliliği veya şirket satın alma tarzı mevcut yatırımlara geldikleri için istihdama artı katkılarının olmadığı, hatta olumsuz etkilerinden bahsetmektedirler. Bu durum akla iki soruyu düşürmektedir.

1-Yatırım için gelenlerin mevcut işletmeleri devralarak veya ortak olmakla yetindiklerini, ilave pek fazla yatırım yapmadıklarını mı düşünmeliyiz?

2- Veya genelde bizim işletmelerimizde atıl ve fazla eleman istihdam edildiği gerçeğinden hareketle, teknolojik ekipman ile gelen ve verimli çalışmak isteyen YDY’lerin bu durumda işçi çıkardıklarını mı düşünmeliyiz?

Her iki soru uzun vade de ülkemiz adına önemlidir ve cevapları verilmeli ve buna göre yeni düzenlemeler yapılmalı, belki de teşvikler buna göre ayarlanmalıdır. Zira gelenlerin istihdama katkısı olmadığı gibi mevcut işletmelerimizin yabancıların eline geçmesi durumu da ortaya çıkmaktadır. Tam burada Türkcell ile ilgili yabancı ortağın yaptığı girişimleri hatırlatmakta fayda vardır.

 

Bütün bu çalışmaların bize gösterdiği olumsuz neticelere rağmen, ülkelerin YDY çekmek için nelere katlandıklarını, bu konuda pek çok teşviklere imza attıklarını biliyoruz. Ama görünen o ki ya uzun vadeli ve kalıcı bir planlama yapılmadığı için veya da siyasi ve günü kurtarıcı düşüncelerle hareket edildiği içindir ki istenen neticeler elde edilememektedir.

 

NOT; Koyu renkli yazılar Doç. Dr. Osman Peker ve Yard. Doç. Dr. İsmet Göçer adlı iki akademisyenimizin EGE AKADEMİK BAKIŞ adlı derginin Ekim 2010 sayısında yayınlanan Yabancı Doğrudan Yatırımların Türkiye’deki İşsizliğe Etkisi: Sınır Testi Yaklaşımı adlı çalışmalarından alınmıştır

{ "vars": { "account": "G-2QLCV0JSK8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }