Tarih Okumaları ve Terör Olayları…

Abone Ol
Hemen her gün gelen şehit cenazeleri, günlük rutin haber haline geldi. Ateş düştüğü yeri yakar, şehit haberleri genç fidanların acısı aklı selim sahibi her yüreği yakmakta, ateş tüm ülkeye düşmekte! Geçen hafta cumartesi sabaha karşı ise şehit düşen 11 Mehmetçik ve 15 yaralımız tüm yürekleri deldi geçti. Allah ülkemize böylesi acı günler bir daha yaşatmasın!
 Yazılı ve görsel medyada haberlerle ilgili çeşitli analizler, yorumlar okuduk, dinledik. Okumaya dinlemeye de devam ediyoruz. Ne dinlersek dinleyelim, ne duyarsak duyalım acı hafiflemiyor, duadan başka elimizden bir şey gelmiyor!
 Yeterince tarih bilincine sahip olmamakla birlikte, sıradan tarih bilgisiyle birkaç noktanın altını çizip günümüze bakabilirsek belki de yolumuzu aydınlatacak bir tarihi ışık yakalayabiliriz. İşi asıl erbabına, tarihçilere bırakmak üzere...
 Tarihçilerin sayılarında ihtilafa düşseler bile üzerinde ittifak ettikleri bir husus, Sultan Alpaslan 1071 Malazgirt savaşında Kürtlerin Selçuklulara yardım ettiği kabul ediliyor. Demek ki Anadolu kapılarına bir daha dönmemek üzeri girdiğimiz o büyük zaferde böylesi bir birliktelik var.
 Yavuz Sultan Selim Han’ın Çaldıran seferinde anne tarafından Türk olan dedesi, Türk olmasına rağmen Memluklulara yardım ederken, doğu vilayetindeki Kürtler Yavuz Sultan Selim’e yardım etmişlerdir. Bu zaferde de yine Kürtlerin katkısı olmuş Yavuz bunun üzerine Kürtlere özel haklar tanımıştır.
 Yakın tarihten bir örnek verecek olursak; Sultan Hamit, kurdurmuş olduğu Hamidiye Alayları Kürtlerden oluşmaktaydı ve bu alaylar, Osmanlı’nın son dönemlerinde doğu vilayetlerini Ermeni ve Ruslara karşı koruma ve muhafaza etmede vazifelendirilmişlerdir!
 Bu ve benzeri örnekleri çoğaltmak mümkün, dolayısıyla ilk başta yapmamız gereken terör hadiseleriyle Kürt kardeşlerimizi bir birinden ayırmak gerekiyor, terörün Tüm ülkemizle birlikte asıl mağdurları o bölgemizde yaşayan Kürt kardeşlerimizdir
 İçinde yaşadığımız günlerde sıklıkla tartışılan “eksen kayması” tartışmaları ve Türkiye’nin dış politikada yaptığı ataklara bakıldığında, içimizde yaşanan bu bölücü hadiseler bize daha net fotoğraf vermektedir. Türkiye’nin eksen kayması değil, tam tersine güçlü dış politika çalışmaları var. Yapılan çalışmaları baltalamak ve ülkemizi güçsüz hale getirmek için terör olayları ülkemizin dış politikasındaki bu olumlu gelişmeleri çekemeyenlerin bir hamlesi olarak görmek gerekir. Bu tür terör olaylarını tek başına bir nedene bağlamak zor, çıkar amaçlı bir çok nedenler art arda sıralanabilir!
 Ülkeleri insan bünyesine benzetirsek, hastalıkla uğraşan bir insan bırakan çalışmalarını normal yapması gereken günlük işlerini bile yerine getiremez. Ülkemizde yaşanan terörün asıl muradı ülkemizi istikrarsızlaştırmak ve her yönüyle güvenilir bir ülke olmaktan çıkarmak!
 Ülkemizin güçlü olmasına bu ülkede yaşayan herkesin ihtiyacı var! Güçlü bir Türkiye Bulunmuş olduğu coğrafyanın etkisi ve tarihten gelen bilgisi kültürü, müktesebatıyla kendine bir eksen oluşturacak güce sahip, “eksen kayması”ndan bahsedenlerin belki de gözden kaçırmak istediği bu! Bunun siyasetle direk bir ilgisi yok! Tarih bazı zamanlarda bazı ülkelerin yollarına su serper, kader sizi güçlenme rampasına doğru iter. İşte Türkiye böylesi bir rampanın eşiğinde, yaşadığı olayları aklı selimle değerlendirebilirse geleceğin dünyasında yeri bambaşka olacak. Aynı zamanda zülüm altında olan pek çok ülkenin kaderine de etki edecek.
 Aklı selim sahibi herkesin bir kez daha tarihe müracaat etmesi gerekiyor. Tarih Türklerin ve Kürtlerin kaderini ortak yoğurmuş gibi. Yeniden birlikte güçlü Türkiye’nin yollarını inşa etme zamanı. 30 yılı bulan terör olayları, oyunların ortaya çıkması için yeterli zaman değil mi? 
{ "vars": { "account": "G-2QLCV0JSK8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }