Ne olduğunu kimsenin doğru dürüst anlayamadığı bir savaş sürüp gidiyor. Görünen o ki bu savaştan en zararlı çıkacak ülke Amerika gibi görünüyor. Borcu dünyaları aşan bu ülkeye olan güven iyice azalınca,bağlantısı olan ülkeler de yavaş yavaş ilişkilerini yeniden gözden geçirmeye başladılar bile. Etrafımızda olan bu kaosun içine girmemiş olmamız ise bizler için büyük bir şans. Çünkü bu savaşın kazananı da kaybedeni de çok büyük kayıplar verecek. Atatürk ne demişti.’’ Yurtta Barış, Dünyada Barış. ’’Hepimiz Ademle Havvadan geldiğimize göre kiminle neyi paylaşamıyoruz. Olanı seven, var olana şükreden ve boğazından haram para geçirmeyen insan ne kadar huzurludur. Hem ruhani görevini yapmıştır hem de vatani görevini. Kafasını yastığa koyunca güzel güzel uyur.İstediği yere gider. Her ortamda kendisine dost edinir. Öldüğü zaman arkasından güzel sözler söylenir.
İşte bu insanlar ruhen sağlıklı oldukları için bedenen de sağlıklıdırlar. Buna birde sosyal sağlıklarını eklediler mi gel keyfim gel. Eski zamanlarda insanlar tamamen doğal besleniyor, teknolojik aletleri kullanmıyorlardı. Büyük çoğunluğu arabayı bile sonradan görecekti. Aynı kafkaslarda yaşamını tamamen doğal koşullarda sürdüren yüz yüz elli yaşına kadar sağlıklı yaşayan insanlar gibi sağlıklı ve uzun yaşadılar. Peki bizler ve bizden sonrakiler aynı şansa sahipler mi? Yediğimiz gıdaların tadı tuzu kalmadığı gibi içinde olması gereken vitamin ve minerallar maalesef yok denecek kadar azaldı. Bunlara teknolojik cihazlar, aşırı eksoz dumanları ve bol kurşuna maruz kalmada eklenince hücrelerimizin beslenmesi olanaksız hale geldi. Hastalıkların olması için çok uygun bir yapıya dönüştü vücudumuz. Her geçen gün bizlerin ya da çevrenizdeki insanların hasta olduğunu ve büyük çoğunluğunun Kalp, tansiyon şeker gibi kronik hastalıklar olduğunu görüyoruz. Peki bu hastalıklar ilaçlarla tedavi edilebiliyor mu? Çevresel faktörler değişmediğine göre hayır. Hücreyi direkt besleyecek takviye gıdalara gereksinim duyuyoruz. Öyle bir ürün skalası olmalı ki, tamamen organik olmalı, herhangi bir yan etkisi olmamalı, çok prestijli uluslararası dergilerde bilimsel çalışmaları yapılmış olmalı.
Böyle ürünler var mı diye sorduğunuzu görüyorum. Evet var ve dünyanın onlarca ülkesin de ve ülkemizde kullanılıyor. Sizler de ilgilenirseniz iletişime geçebilirsiniz. Yaşamınızı rastlantılara bırakmayın lütfen. Bana bir şey olmazlarla kendinize yazık etmeyin lütfen. Bir meslektaşıma ürünler sunulduğunda ‘’Ben doktorum niye kullanayım’’diye yanıt vermişti. Kullanmaya başlayınca da tüm yakınlarına ve hastalarına önermeye başladı. Şu an ülkemizde beş bin doktor bu ürünleri kullanmakta. Hiç bir doktor kendi bedenine yararı olmayan bir ürüne para veripte kullanmaz. Ben de dahil. Sağlığınızı ertelemeyin bol su için lütfen. Sağlıkla huzurla mutlulukla kalın.
İletişim için.
05322664026
sorularınız ve katkılarınız için :
e-posta: a.s.sasolu@gmail.com