OKUL KAPATMAK

Abone Ol
Kapatılacak bunca melanet  yuvası varken …okul,yurt, dershane.okuma salonu, gençlerimizi küfrün ve sefahatin bataklığından kurtaracak kurumları kapatmak …!!!!!   Hem de bütün dünyanın takdirini  kazanmış  okulları kapatmak ….. !!!!! 
Yurt dışında 160 ülkede Al yıldızlı bayrağı dalgalandıran, İstiklal marşımızı bütün dünya çocuklarına okutan ,dilimizi yaygın konuşulan dünya dillerinden  biri haline getiren, Medeni milletlerin çocuklarının eğitilmesi için güvenle teslim edilen, Ticari köprülerin, insani  diyalogların kurulmasına, Ülkemizin adına elçiliğimizin olmadığı ülkeler  de bizim lobimizi  oluşturan Türk okullarının kapanmasını istemek tarihimize vebayrağımıza ve Türk milletine büyük bir darbe vuracaktır. 
   Bu okullar bir cemaatin değil,  bütün bir milletindir. Bu okullara karşı olmak Sultan Abdülhamid’in  hayalini,Bediuzzamanın mirasını reddetmektir.Osmanlının son döneminde 450 civarında  Anadolunun en ücra köşelerine kadar batılılar açtığı misyoner okulları kollejler vasıtasıyla bu topraklarda kendi kültürlerini hakim kıldılar.
Dünyanın dört bir yanına yayılan Türk okulları projesinin temelini 130 yıl önce Sultan II. Abdülhamid atmıştır.Hindistan , Çin , Güney Afrika ve İngiltere’de açılan Osmanlı mekteplerinin Müslümanların Osmanlı’ya bağlılığını artıracağı düşünülüyordu. İngiltere’de Abdullah Gulyam Efendi’nin girişimiyle açılan Liverpool İslam Enstitüsü’yle yakından ilgileniyor, destek veriyor.
Bediuzzaman Hazretleri1900 lü yılların başında esaret dönüşünde Rus esaretindeki topraklarda açılmasını hedef gösterdiği okullara bir işaret fişeği (keramet) olarak  Batum’da  Rus polisiyle girdiği diyalog çok manidardır. Rus polisi; “Burada ne yapıyorsun “ sorusuna Bediuzzaman “Kurulacak medresemin planlarını yapıyorum” der. Rus polisi  “şaşarım hayaline” demesine karşın,  cevaben o da”Ben de şaşarımsenin aklına.Bu kıştan sonra baharın,bu geceden sonra neharın (gündüzün) gelmeyeceğini söyleyebilirmisin” diyerek kendi yolunun takipçilerine bir nevi talimat veriyordu. Van’ da üç dilde,  din ve fen ilimlerinin birlikte okutulacağı üniversitenin temelini atarak ”eğitim hizmetlerinin” başlangıcını kendisi bizzat yapıyordu. Her ne kadar yolundayız diyenler bu işin önemini anlayamasalarda , Nurların felsefesine  temelden karşı olanların gönüllerinde yatanın dışa yansıması“kökünü kazıma” gayretleri hayret edilecek bir şey değildir. Bu güne kadar gösterdikleri sevginin gerçek olmadığı ,bu güne kadar beklemeleri  gücü ele geçirmeyi beklediklerini  ortaya çıkarıyor.
Tebliğ ,irşat ve ilay-ı  kelimetullah’ın ifası yolunda dış dünyada”medenileri ikna” için en sağlıklı yol eğitimden geçiyor. Bediuzzaman Hazretleri geri kalışımızın sebeblerini   izah ederken  “üç büyük hastalığımız var ;cehalet, zaruret, ihtilaf .” Buna karşı sunduğu reçete ;eğitim, diyalog ve yardımlaşma. Cehaletin ortadan kaldırılması içinHizmet hareketi bu hayati reçeteyi eğitimdeTürk okulları vasıtasıyla özeldeTürk ve İslam dünyasına genelde 160 ülkede tüm dünya insanına sunmuştur.İhlas , samimiyet ve fedakarlıkla çıkılan   bu yolda inayet-i ilahiye ve teşvik-i nebeviyeile  her türlü zorluklar aşılmış hiçbir dönemde başka kimselere nasib olmayan bir teveccühemazhar olunmuş. Bu  inayet  her ırk ve dinden insanların  kabulünün sırrı;ihlas ,fedakarlık ve metodun Nebevi olmasındandır . Çünkü Efendimizin  (sav) mesajı bütün insanlığa hayat nefhedeceközelliktedir.Bu şahısların kabiliyetinden çok “omuzlara ihsanı ilahi olarak yüklenmesinden “kaynaklanmaktadır
Hizmet hareketi  bu günlere kolay gelmemiştir.70’ ler 80’ ler ve 28 şubat süreci. Bu hizmet sıkıntılarla büyüyerek bu günlere geldi. Ama daha önce gelen sıkıntıları inananlar birlikte ,dine ve diyanete yabancı olanlardan çekti. Şimdiki çekilen sıkıntı çok farklı .  Bu hizmetlere ve düne kadar dost olunanlardan !!!! geliyor. Her yıl on binlerce gencin dünya ve ahiretlerinin kurtulmasına vesile olan,kendi çocuklarını teslim ettikleri mekan ve kurumlar “in” olarak nitelendiriliyor.Yollarına dikenler döşeniyor. Kaybolacak gençlerin vebali hiç mi  hiçdüşünmüyorlar. O kimsenin umurunda değil. Yönlendirdikleri  yerlerin iç acısı durumunu bilmiyor değiller.  Bari doğacak boşluğu yerlerine diğer hizmet gurupları doldurabilse.Kimsenin tabiki ümitsizliğe düştüğü yok. Bu yapılan hizmetler rıza-ı  ilahiyeye uygunluğu ile ve Tevfik-i ilahiye ile bu noktalara geldi. El alemin gözü kör değil. Kendi aleyhine olabilecek faaliyetlere göz yumsun, kucak açsın ,imkan sağlasın.
Türk okulları, dünya ile yarışacak kalitedeki eğitimiyle bulundukları ülkede belirgin bir farklılık oluşturdu. Çeşitli dallarda kazandırdıkları derecelerle devlet büyüklerinin çocukları için tercih sebebi oldu. Okullarda evrensel ahlak kuralları ölçüsünde öğrenciye verilen değerler, kimlik ve kişilik kazanımları da velilerin gözünden kaçmadı. Bu değişikliklerde rolü olan öğretmenlerden dolayı Türk ve Müslüman kimliğine karşı güven giderek arttı. İnsanlığa ve dünya barışına hizmet niyetiyle çıkılan yolda Türkiye’nin dünya ülkeleri üzerindeki saygınlığı artarken bu saygınlık çeşitli kazanımları beraberinde getirdi
Ama maalesef düne kadar alkışlanan Dünya çapında bir markamız olan buTürk okulları bir inat uğruna iç politikaya kurban ediliyor. Daha önce AKP görev almış, .çocuğunu bu okullarda okutmuş kimse ve toplumun her kesiminden insan bunun yanlışlığını sorguluyor. Şimdilik kulak duymaz olmuş.  Kendi okullarımızı kapattırmak, kendi bayrağımızı gönderinden aşağıya indirmek İstiklâl Marşı’mızı susturmak demektir. Bu teşebbüsleriyapanlar  ve buna dur demeyip  sessiz kalanlar büyük bir vebali yükleniyorlar. Gelecek nesiller bunun hesabını sorar. Bu Türk diline , kültürüne ve Türk tarihine karşı yapılan  bu yanlışı millet unutmaz.Tarih affetmez.
{ "vars": { "account": "G-2QLCV0JSK8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }