Meriç üzerinde paslaşma

Abone Ol

OSMAN AYDIN DORTMUND

Bu yıl bizde Avrupa’da yaşayan birçok vatandaşımız gibi araba ile Türkiye’nin yolunu tuttuk. Daha önceden duyduğumuz hep olumsuz haberler sonucu Yunanistan’ı tercih ettik. Akşam saatlerinde İpsala sınır kapısında ulaştığımızda adeta şoke olduk. Ucu görünmeyen bir kuyruğa girmiştik. Arkamızdan da bu kuyruk uzayıp gidiyordu.  Saatler ilerledikçe kuyruk ancak bir araba bir araba ilerliyordu. Havanın sıcaklığı da eklenince sabırlar tükenmeye başladı. Ara sıra protesto için çalınan kornalar da bir işe yaramadı. Biz hala yerimizde sayıyorduk. Araba ile izine gidenler bilirler her ülke iki gümrüktür bir giriş bir de çıkış. İpsala’ya gelinceye kadar Macaristan, Sırbistan ve Makedonya gümrüklerinden geçtik. Hiç beklenilmez bir hızla, fakat İpsala’ya geldiğimizde biranda çakıldık kaldık.

Arabadan inip neler olup bittiğini anlamaya çalışken, bir yandan da kuyruğun ucunu görmek için ilerliyordum. Fakat nafile onca yürümemize rağmen sınır kapısını göremiyorduk. Bu uzun bekleyişte sohbetler edilirken yol boyunca araba kullananlar ise uyudular. Saatler sabaha yaklaştığında ise sınır kapısı görünmeye başladı. Yetkililere neden bu kadar kuyruk oluşuyor sorumuza Türkiye’nin sınırı açmadığını söylediler. İşlemler yapıldıktan sonra Meriç nehri üzerinden geçerek İpsala’ya ulaştık. Aynı soruları Türk yetkililere yönelttik. Onların verdiği cevap karşısında ise şaşırdık. Yunanistan’ın araç göndermediğini söylediler. İki ülke topu birbirine atarken Türkiye dönüşü aynı manzara ile karşılaştık. Bir polis memuruna neden bu kadar çok beklediğimizi sorduğumda aynı cevabı aldım.

İki ülke arasında Meriç nehri üzerinde paylaşma devam ederken olan saatlerce gümrük kapılarında bekleyen vatandaşlara oluyor.

{ "vars": { "account": "G-2QLCV0JSK8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }