İçimizdeki İnsan Sevgisi Olmasa!

Abone Ol

Şükürler ediyorum, yüce tanrımın var oluşumuzla bize aşıladığı katıksız, merhamet, hoşgörü, sevgi deryasına.

Her zaman şükredip muhafaza etmek için elimden gelenin en iyisini, kendim için doğru olanı değil, karşımdakinin benden beklentisini değil de inançlı olduğum ve inancımın bana yol gösterdiği şekilde yaşayacağıma ve yaşatma gayreti içinde olacağıma… Sıklıkla tekrarlarım kendime.

Beni bu gün bu denli etkileyen karşılıksız sevginin,mutlu etmenin inceliği ile mutlu olan nezih bir insanı anlatacağım..demek ki  ruhumuza işlenen bu insanlık,din, dil,zengin ve fakirlik gerektirmiyor,,tek gerekli olan doğru insan olmak.

Günlük rollerde etiket ve markalaşmamızla boğuşurken ve yorulurken hem kendimizi hem çevremizdekileri sorumluluklarımızı unuttuk

Evet sizde yoruluyorsunuz,,,fakındasınız bu saydıklarım diğer tarafa geçmiyor ama hala önde tutmayı,elde etmek için tavizleri, vazgeçtiklerimizi hatırlamak bile istemiyoruz.

Neden mi? Kendimizi onore ve tatmin etmek için hep bir fazlası cabası içindeyiz.

Ama hala aynı şeyleri yapmaktan,söylemekten kaçınmayız,,

Artık egolarımız duygularımızdan üstte.

Biliriz,söyleriz,yakınırız hala yapmayız,,yapmadığımızın bilinci ile farkında lığımızı ortaya koyaraktan yapacağımız güne kadar,yapacağımızı söyleriz…

Döner dururuz dünya etrafında…

Gelelim hikâyemize… Bir ara bu nezih insanı yazacağım demiştim acık ara üst satırda. Ama araya ne işler ne satırlar, ne kelimeler girdi.

İşte şimdiki gibi arada bahaneler üretir, daldan dala konar, ucar göçer gideriz dünyadan.

Ama bu nezih Fransız bu gün bu saatte, hiç tanımadığı insan dostunun köşesinde ağırlanıyor kulağı çınlatılıyorsa…

EE artık uzun lafın kısası,

Fransız emekli olduktan sonra eşiyle her yıl Küba ya giderek orada yaşayan fakir, kimsesiz çocuklara doğum günlerinde oyuncak hediye edermiş. Günümüze değin süren bu insanlık.   Yazın ülkemizde sahilde tanıştığı Türk ailesinin kızına da ulaşmış.

Gelen tebrik zarfın içine 20 tl koyan fransız doğum günü hediyesi olarak sevdiği oyuncağı almasını rica ediyormuş.

Tek gayesi çocukları mutlu etmek olan bu Fransız farkında olmadan yaptığı diğer bir güzellik de ülkesi adına minicik yüreklerde sempati kazanmak.

Bize de sonuç olarak Vanlı çocuklara yetemedik diye yakınmak kalır. Ona buna yetişemedik diye de mızmızlanmak.

Tek yapmamız gereken AKREBİN HİKÂYESİNİ bilmek.

Saygılar...

-

{ "vars": { "account": "G-2QLCV0JSK8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }