ABD Başkanı Obama ülkesindeki ekonomik krizin temel sebebinin Irak ve Afganistan da yapılan işgalin olduğunun artık farkında. Bu nedenledir ki çok daha maliyetli olan dinamik savaş yerine halkı yönetimleri değiştirmeye zorlayan daha az maliyetli devrimlerin destekçisi olarak karşımıza çıkıyor.
Asıl dikkat edilmesi gereken husus da işte burada başlıyor. Bir dikta rejim çökerken ve tüm dünyada bunu alkışlarken insanlar perde arkasında dönen oyunlardan bihaber hayatlarına devam ediyorlar. Bir diktayı devirip yeni bir kukla dikta dikmekte uzman olan ABD ve İsrail’in Arap baharı diye anılan devrimlerde ilişkilerini iyi anlamak gerekiyor.
Meselenin diğer bir yönünde ise son birkaç ay öncesine kadar bu devrimlere pek ses çıkarmayan Rusya’yı bugün daha asabi görüyoruz. Özellikle Suriye konusunda doğu bloğu kurma yolunda ilerliyor sanki. Türkiye’nin bölgedeki etkin rolünü kırmak ve Rusya’nın bunu kendi üzerine almak istemesi de zannediyorum bundandır. Son birkaç gündür gündemi yakından takip edenler “Rusya füzeleri Türkiye’ye çevirdi, Suriye sınıra füze rampaları yerleştirdi, Rusya Türkiye’yi tehdit etti, İran kendi sınırları içine olabilecek ilk harekatta Türkiye’yi vuracağını” (Malatya’ya kurulacak radar sistemini) söyledi vs gibi haberleri okuduk. Ardından ise Türkiye de olan Nükleer bombalar gündeme geldi. Türkiye’nin sahip olduğu nükleer bombalar enine boyuna tartışıldı ve hala da gündemdeki tazeliğini koruyor.
Bunların yanı sıra Avrupa devletlerinin de olaylara müdahil olmayı istedikleri görülüyor. Avrupalının pek bir kazanımı olmadığı halde olaylara müdahil olmak istemesini de ana gündemleri olan ekonomik krize alternatif gündem oluşturmak istemelerinden kaynaklanıyor. Ekonomilerinde ki kötü gidişe dur diyemezler ve de krizi gündemlerinden çıkaramazlarsa halk ve yatırımcılar endişeye kapılacak ve bu istikrarsız ortamda düzelmeyi engelleyecektir.
Suriye'ye Türkiyesiz bir müdahale düşünülemez. Bu nedenle baş aktör Türkiye’nin adımları dünyada ilgiyle izleniyor ve Türkiye’ye destek verilerek cesaretlendirilmeye çalışılıyor. Şuan için Rusya tehditler savurarak gündemde yerini almaya çalışsa da devletsel bazda etkili olamıyor açıkçası olmasını da beklemiyorum. Çünkü Rusya kendini böyle bir ateşin içine atmayacaktır.
Asıl korkulması gereken nokta ise Türkiye’yi bir sonraki aşamada yani müdahale de yalnız bırakmak olur. Çünkü böylelikle ekonomide hızlı bir ivme yakalamış olan Türkiye savaşa sokularak hem Suriye hem İran ile baş etmek durumunda kalacak ve eskisinden daha zayıf bir hale dönecektir. Aslında bu hem Avrupa hem ABD hem de İsrail’in işine gelir. Yalnız unuttukları bir şey var. Eğer ki Türkiye tüm bu olaylardan başarıyla ayrılırsa işte o zaman tüm planlar bozulacaktır...