Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler

Abone Ol
Marie-Antoinette, Kutsal Roma-Germen İmparatoru I Franz ile İmparatoriçe Maria Theresia'nın 15 çocuğuydu. 15 yaşındayken, sonradan 16. Louis adıyla tahta çıkacak olan Fransa veliahdı Louis ile evlendi. Silik bir kişiliği olan kralın üzerinde büyük etkisi vardı. Sorumsuz ve açgözlü davranışlarıyla kısa sürede saraydaki soyluların ve halkın gözündeki saygınlığını yitirdi. Çok lüks ve gösterişli bir yaşam sürüyor, halkın içinde bulunduğu kötü koşullara aldırmıyordu. İnsanların yoksulluktan yiyecek ekmek bulamadığını duyunca, "Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" diyen Marie-Antoinette'in bu sözleri acımasızlığına ve duyarsızlığına iyi bir örnektir.
2013 yılı iyi başlamış gibiydi ama iyi bittiğine dair hiç kimse beni ikna edemez. Benim için 11 yıllık Akparti iktidarının güzel günlerinin bittiği tarih 17 Aralık 2013. Duvar bizim haberimiz yokken nem almaya başlamış, yıkılınca haberimiz oldu. Biz yol yaptıklarını zannederken onlar yolsuzluk yapmış iddiaları seçimlerin en önemli söylemleri oldu.
30 Mart seçimleri yerel seçim olmaktan çıktı, güvenoyu yoklamasına dönüştü. Akparti’nin hayat memat meselesi. Bütün çalışmalar bunun üzerine kurulu, tüm propaganda bu yönde yürütülüyor. Bir tarafta doğudaki 9-10 vilayeti 31 Mart’ta özerkleştireceğiz diyen bir söylem var diğer tarafta sadece susarak bekleyen bir hoca. Memleketi bölme vaadiyle siyaset yapan eski teröristlere Sayın diye hitap ediliyor. Türkiye’nin adını, adını bile bilmediğimiz ülkelere götürüp, bayrağımızı dalgalandıran, İstiklal marşımızı söyletenler ise terörist ilan edildi.
Başbakan yaptığı aşağılamaları beğenmez durumda, her gün daha da aşağılayıcı söylemler üretiyor, her gün daha da şiddeti artırarak devam eden söylemler ile halkı ayrıştırıyor. Bir zamanlar sağcı-solcu, alevi-sünni, Türk-Kürt diye ayrıştırılan insanımız şimdi de Akpartili-Akpartili olmayan şeklinde bölünüyor. Hem de Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı tarafından. Mısır’daki ölen çocuklara lütfedilen taziyeler ve gözyaşları Berkin Elvan’dan esirgeniyor. Mısır’da meydanlarda savunulan demokratik hak ise buradaki nedir?
2013’e kadar yapılan icraatları milletçe alkışladık. Ama son 3 aydır duyduklarımız, yaşadıklarımız hepsini sildi süpürdü. Yolsuzluklarla mücadele vaadiyle gelenlerin yolsuzluklara bulaşması. Terörü bitireceğiz vaatlerinin teröristlerin toplu halde tahliyesi ile sonuçlanması. Demokratik açılımın demokratik özerkliğe dönüşmesi ve Türkiye’min bölünmesinin gündeme gelmesi…
Birden kendimi uyanmak istediğim ama bir türlü uyanamadığım bir kabusun içinde bulmuş gibiyim. Lafa değil icraata bakarım sözü ise tam da “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” söylemini hatırlattı. En az onun kadar duyarsız, en az onun kadar vurdumduymaz. Bu ne demektir? Yol varken yolsuzluğu görme, mitinglerde söylenenler varken resmi telefon kayıtlarına inanma, One Minute diyerek İsrail’e ültimatom veren bir başbakanı ne yaparsa yapsın hoş gör… Nasıl olsa gazetecinin kapısını kır, tutukla diyen zihniyet bu kanunsuzluğu da kanun yaparak örter mi örter!..
 
{ "vars": { "account": "G-2QLCV0JSK8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }