CARİ AÇIKTA DENİZLİ NEREDE?

Abone Ol
Türkiye ekonomisi üzerindeki en büyük tehlike olarak telakki edilen cari açık konusunda söylenebilecek pek çok şey vardır. En önemlileri arasında ise cari açığın enflasyonist bir baskı oluşturup oluşturmadığıdır. Zira bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için enflasyon en büyük ekonomik tehlikedir. En basit tanımı ile sokaktaki insan için evine götüreceği ekmeğin fiyatının artması anlamına gelen enflasyon için ülkece şimdiye kadar nelere katlanmadık ki. Enflasyonist baskılarla yönetildiğimiz, iki hatta üç basamaklı enflasyon rakamlarının görüldüğü yıllarda iflas edenlerden tutunda, dağılan ailelere ve maalesef intiharlara kadar çok büyük sıkıntılar geçirmiş ve yaşamış bir ülkeyiz.  Bunca sıkıntılardan sonra enflasyonu tek hanelere indirebilmiş ve uzun bir süredir de istikrarla yönetmiş, enflasyonu tetikleyebilecek en ufak bir ihtimali bile göz önüne alarak derhal müdahale edilmesi gerekliliğinin farkında olan bir yönetime sahibiz. Bu açıdan bakarak cari açık konusunu irdelemek, bu konunun Denizlimize etkilerini ve Denizlinin sanayisi ve ticaretiyle cari açığa etkilerini tartışmaya açmak istiyoruz. Zira Denizli özellikle tekstil ürünleri ve son yıllarda etkili olan mermeri ile ihracatta önemli bir konuma sahip olması nedeniyle, dış ticaret ve cari açık konusunda ülkemiz ekonomisi üzerinde etkileri olabilecek potansiyele sahip görünmektedir. Bu etkilerin olumlu veya olumsuz olup olmadığını, ilimiz içinde faaliyette bulunan işletmelerin cari açık konusunda hangi durumda olduklarının tespiti tabi ki ciddi manada bir araştırma yapılmasını gerektirir. Bu işin uzmanları tarafından yapılacak daha detaylı çalışmalar gerektirdiğinin farkında olarak gazeteci kimliği ile konuyu masaya yatırmak istiyoruz. Akademisyenler, ihracat yapanlar, odalar vb kuruluşların görüşlerini alarak genel bir çerçeve çizmek istiyoruz.
‘Birçoğumuz için ödemeler dengesi yalnızca cari açıktan ibaret. Daha az sayıda kişi cari açığın nasıl finanse edildiğini de merak ediyor
 Ondan daha az sayıda kişi net hata ve noksan kalemine bakıyor, daha az sayıda kişi de ödemeler dengesinde rezerv hareketlerine bakarak döviz rezervlerimizde artış olup olmadığını kontrol ediyor.’ 
Mahfi Eğilmez’in 11 Temmuz 2012 Çarşamba tarihli yazısından alıntıdır. 
Mahfi Eğilmez’in bu sözünden hareketle konuya girmek istiyoruz. Ödemeler dengesi kısaca gelirlerin giderleri karşılayıp karşılamadığının ölçüldüğü ve gösterildiği tablolar ve rakamlardan oluşan bir göstergedir. Ödemeler dengesi denince ilk etapta cari açık akla gelse de aslında ödemeler dengesinin nasıl finanse edildiği, MB rezervlerinin katkısı, döviz kuru önemli alt başlıklardır. Ve hepsinin hem makro hem de mikro planda ayrı anlamları ve önemleri vardır. 
Yine Sayın Mahfi Eğilmez’in notlarından Cari Denge denkleminin kurulumunu takip edelim. 
‘Cari denge = (Mal ihracatı gelirleri + satılan hizmetlerden sağlanan gelirler + diğer gelirler) – (mal ithalatı giderleri + satın alınan hizmetlere ödenen giderleri + diğer giderler) +/- cari transferler
Hizmetler; ulaştırma, turizm, haberleşme hizmetleri, inşaat hizmetleri, sigorta hizmetleri, mali hizmetler, kişisel, kültürel hizmetler gibi kalemlerden oluşur. Bunları yabancılara sunduğumuzda gelir, onlardan aldığımızda gider olur 
Gelirler; doğrudan yatırım, portföy yatırımları ve diğer yatırımlardan elde edilen faiz, hisse geliri, kâr payı, gelir gibi tutarları içermektedir. Bu gelirleri yabancılardan elde ettiğimizde gelir, yabancılara ödediğimizde gider yazarız. 
Cari transferler (Karşılıksız transferler); örneğin yurtdışındaki işçilerimizin gönderdiği paralar bu kategoriye girer.’
 (12 Mart 2012 tarihli yazısından alıntıdır.)
Tabii ki tüm bu rakamların kendi içinde özel hesaplama usulleri vardır. Biz TÜİK tarafından hazırlanmış olan rakamlar üzerinden giderek ülkemizin cari açıkta nerelerde gezindiğini görmeye çakışacağız. Öncelikle ihracat ithalat rakamlarını karşılaştırarak, özelde Denizli’mizin, toplamda da Denizli’nin Türkiye içindeki yerini görmeye çalışalım. Denizli’de genellikle üretime dayalı sanayi olması sebebiyle şimdilik hizmetler sektörünü göz önüne almayacağız.
İlk önce ihracat rakamlarından başlayalım.
Aşağıdaki tabloda yıllara göre Türkiye ve Denizli’nin ihracat rakamları verilmiştir. Rakamlar x1000 dolar şeklinde okunmalıdır.(TÜİK VERİLERİDİR)

2014 TÜRKİYE Toplamı– Total    53. 680 360 DENİZLİ     970 424
2013 TÜRKİYE Toplamı– Total   151.786,976 DENİZLİ       2 895 422
2012 TÜRKİYE Toplamı– Total   152 461 737 DENİZLİ   2 622 545
2011   TÜRKİYE Toplamı- Total   134 906 869 DENİZLİ   2 639 582
2010   TÜRKİYE Toplamı- Total   113 883 219 DENİZLİ   2 127 923
2009   TÜRKİYE Toplamı- Total   102 142 613 DENİZLİ    1 587 500
2005   TÜRKİYE Toplamı- Total 73 476 408         DENİZLİ     1 415 355
2002   TÜRKİYE Toplamı- Total 36 059 089         DENİZLİ     680 541

2014 yılı ilk dört aylık (ocak-şubat-mart-nisan) rakamlardır. Eğer bunu baz alırsak yıl toplamı 161.041.080 olur. Denizli için ise 2014 yılı toplam ihracat rakamı 2.911.272 olur.
Yıllar içindeki rakamlara bakarak Denizli’mizin ihracatı rakamsal olarak kısmi bir artış gösterirken, ülke geneline oranlandığında ise nispeten sabit ama inişli çıkışlı bir oran izlediğini görüyoruz.
2002 yılında tüm Türkiye ihracatının % 1,89’nu yapan ilimiz, 2009 yılında % 1,56’sını, 2010 yılında %1,86’sını, 2011 yılında %1,96’sını, 2012 yılında %1,72’sini, 2013 yılında ise %1,91’ni gerçekleştirmiştir.2014 yılı ilk dört ay içinde ise %1,81 oranıyla karşılaşıyoruz. 
İhracat rakamları bunları söylerken ithalattaki durumumuza da bir göz atalım. 
2014 TÜRKİYE Toplam - Total  78 146 155 DENİZLİ   811 355
2013 TÜRKİYE Toplam - Total 251 649 892 DENİZLİ  2 350 060
2012 TÜRKİYE Toplam - Total 236 545 141 DENİZLİ  2 262 295
2011 TÜRKİYE Toplam - Total 240 841 676 DENİZLİ  2 262 650
2010 TÜRKİYE Toplam - Total 185 544 332 DENİZLİ  1 730 988
2009 TÜRKİYE Toplam - Total 140 928 421 DENİZLİ  1 146 484
2005 TÜRKİYE Toplam - Total 116 774 151 DENİZLİ   720 875
2002 TÜRKİYE Toplam - Total  51 553 797 DENİZLİ   319 344
2002 yılında ülke ithalatının % 0,62’sini yapan Denizli, 2005 yılında % 0,62,
2009 yılında % 0,81’ni, 2010 yılında % 0,92’sini, 2011 yılında % 0,94’nü, 2012 yılında % 0,95’ni, 2013 yılında % 0,93’nü yapmıştır. 2014 yılının ilk dört ayında ise % 1’in üstüne çıkarak % 1,038 oranına ulaşmaktadır. Yıllar içinde ithalatın hem rakamsal olarak artmasıyla beraber, ülke geneli oranlarının daha çok artması Denizli’de sanayimizin ülke ortalamasının üstünde bir performans ile üretim yaptığını göstermektedir. Buna bir de Denizli’nin kendi başına ihracatının ithalatı karşılayabildiğini de eklersek, sanayicimizin iyi bir performans gösterdiğini ve iyi bir yolda olduğunu söylemek mümkündür. 
İthalat rakamlarını okuduğumuzda hiçbir yıl için ülke geneli ihracatımızın ülke geneli ithalatı karşılamadığını görürken, Denizli’mizin ise sevinerek söyleyelim ki, ihracatının ithalatı karşılama oranının oldukça iyi olduğunu görüyoruz. Tüm yıllar içinde Denizli’den yapılan ihracatın ithalatı karşılayabildiğini görüyoruz. Bu kendi içinde detaylı bir araştırma gerektirse de, Denizlili sanayicimizin üretim ağırlıklı ihracat yaptığını göstermektedir. Bu rakamların genelde fason çalışma ile elde edildiğini göz önüne alarak, bunlara birde katma değeri yüksek olan kendi markalarımızla ihracat yapabilme potansiyelimizi ilave edebilsek, hem ülkemiz hem Denizlimiz, hem de sanayicilerimiz için umutlu olmamız gerektiği görülecektir.  
Asıl konumuza dönecek olursak; Denizli kendi içinde ithalatı ihracatla karşılayabilen bir yer olarak karşımıza çıkmaktadır. Cari açık denkleminde önemli bir kalem olan dış ticaret dengesinde Denizli kendi başına olumlu bir yerde durmaktadır. Bu olumlu verilerin daha çok fason üretimle elde edildiğini düşünürsek ve bunun üzerine ar-ge, inovasyon vb araştırma geliştirmeler ile ve kendi markalarımızla yolumuza devam ettiğimiz zaman daha da iyi ve yüksek yerlerde olacağımız kesindir. Ülkemizin cari açık probleminde Denizlimizin cari açığın kapatılması yönünde olumlu bir noktada durduğunu görmekteyiz.
{ "vars": { "account": "G-2QLCV0JSK8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }