Bir Tıp Öğrencisinin İntiharı Nasıl Yazılır?

Abone Ol

Soruma yanıt vermekte serbestsiniz değerli okurlar, ancak biraz düşünün isterim, son sınıfa gelmiş bir tıp öğrencisinin intiharı nasıl yazılır ya da yazılabilir mi? Akla geldikçe kahrolunan bu durum karşısında, kelimeleri incelikle seçmek, gerçeği ararken kimseyi üzülmemek, olayın dehşeti karşısında zayıflık göstermemek mümkün mü?

Kendim bile bunun karşılığının bulmakta zorlanırken, kelimeler boğazıma dizilirken klavyenin tuşlarına dokunuyor, belki yapabilir diye başlıyor ve iyi niyetle devam ediyorum… Önce olayın bize yansıyan halini sizlere tane tane anlatmakla başlayayım isterseniz…

İlk ihbar ailesinden, üniversitenin öğrenci işlerine; haber alınamıyor, ne oldu bilmiyoruz, hala derslere giriyor mu, dönem devamı var mı, bir iki yıl tekrar etmişti gene aynısı mı olacak, bu çocuk hayatta mı değil mi bilemedik, bari haber alsaydık diye devam eden elem dolu endişeleri ile bize yansıdı. Kendi halinde yaşayıp giden anne baba, bölüm kolidoru, öğrenci işleri, dekanlık özel kalem, fakülte sekreteri arasında mekik dokurken, aldı bizi bir tasa…

Neyse ki, son dönem öğrenci kayıtlarımız bölümde asistan ve hocalar tarafımızdan büyük titizlikle tutulur ve arşive alınır, hemen öğrenci devamına ilişkin kayıtları inceledik, en son katıldığı derse ait bilgiye eriştik. Ocağın ilk haftası derse girdiğini öğrenmek yüreğimize su serdi ancak öğrencinin onda sonraki listede ne adı ne sanı görülmeyince tasalar artı, felaket senaryolarını dillendirmek istemesek te, aklımızda olma güçlü ihtimaller sırlandı birere ikişer. Kızgınlık hamlesi ilk benden geldi, tehlikeli işlerin içine mi girdi, sakıncalı kişilerle uygunsuz durumlara mı sürüklendi, yetmedi racon kesip yaka paça tuttular izbe yere mi götürdüler, kurtulmaya çalışırken mi enselediler, oracıkta infaz mı ettiler vs… Olmaz ya ya oldu ise dedim durdum, bi gelsin son dönem öğrencisi olmak neymiş, tıp doktoru olmak neyi gerektirirmiş, tek tek anlatmazsam ne olayım diye kendime telkin ettim durdum. Nasıl kızgınım, ailesi ile birlikte hem tedirgin ve hem de kırgınım… Böyle ortadan kaybolmak olur mu diyorum, çık çık ediyorum gün ve gün...

Sonrası çok kötü…..

Ailesi polisle beraber, defalarca çalıp yanıt alamadıkları, öğrenci apartına giderler, kapının açılmayası tutunca, balkonda içeriye girerler ve oğullarının cansız bedeni ile, dualarımız hep onunla olacak, karşılaşırlar.

Sonrası hayli düşündürücü…..

Acısı içimizde taze iken, dekanlık tarafından özel anma etkinliği yapıldı, kulağımıza kadar gelenler, peşi sıra öğrendiklerimiz, konuşmalardan edindiklerimiz farkında olmadığımız üzücü bi gerçekle bizi yüzleştirdi.

Çağın vebası; umarsızca burun kıvırıp geçtiğimiz, kara delik misali hayatımıza eşlik eden, karanlık evrene hapsolup duran insanı bir çırpıda yutan, çaresiz bırakan, içinde dön babam dön kaybolduğumuz yitik duygularımızın tecellisi umarsız “yalnızlık” ….

Tek arkadaşı diyebileceğim, yabancı uyruklu tıbbiyelimizin konuşması beni çok etkiledi, onayı ile alıntılıyorum…

Bugün burada eski, dostları, sevdikleri ve ailesi olarak onu anmak için bir araya geldik….. O, daima hayatı sorgular, okur, araştırır bildikleriyle ve öğrendikleriyle her zaman bir şekilde aklımızda yer edinmeyi başarır, kendinden söz ettirirdi. Ama çok içine atardı, en yakınındaki bizler için bile düşünceleri bir gizemdi çoğu zaman.

Ama biz bilirdik, bize karşı hisleri daima içtendi. …. Ne halde olursa olsun hep gülerdi, aslında gülüşünün ardında neler taşıdığını bilemedik. Yılların yorgunluğu ve yalnızlığını bir tek bize dökebildi belki de….. Hayata dair söylemek istedikleri, kurduğu cümlelerde bazen “hüzün” olarak hissedilirdi.

Bugün burada onu anarken, geride bıraktığı boşluğu ve bizde bıraktığı izi hissediyoruz Samimiyetiyle, çok şey anlatan sessizliğiyle, güzel karakteriyle hayatımıza dokundu. O’nu gülümsemesiyle, hayalleriyle hatırlayacağız. Evin kapısı açıldığını o gece, gözyaşlarımı tutamadığım fark ettim, ve aklımdan çıkartmadığım soru Neden?”

Bugün 14 Şubat sevgileri günü, ben de aynı soruyu dillendiriyorum.

Neden…. Doktor olmaya hazırlanan tıp öğrencisinin intihar haberi nasıl yazılır canlar, ya da kalın çerçeveli kara gözlüklü öğrencisinin kalplerde bıraktığı boşluk, akla gelmeyen soruların gölgesinde başa gelen bu elim vaka daha başka nasıl anlatılır.

Çok geç ama, seni hep sevecek ve anımsayacak olduğumuzu duymanı istememiz, baştaki soruya yanıt olur “belki ….

Yattığın yer incitmesin seni…

(https://www.haberdenizli.com/denizlide-intihar-26-yasindaki-tip-ogrencisi-kendini-asti)

{ "vars": { "account": "G-2QLCV0JSK8" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }