Pamukkale Üniversitesi İktisat Fakültesi Konferans salonu çok özel bir konuğu ağırladı (11 Mart 2025). Kendisine yönelen coşkuyu sevgi ile karşılayan Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, salona adım attığında dalga misali tatlı bir hareketlenme oldu. Kendine uzatılan elleri tek tek sıktı, sıra bana geldiğinde yüreğim sanki yerinden çıkacak sandım. İşte dedim; aynı tanıdık sima, aynı sevecen ses tonu, aynı içten duruş Ve aynı biçimli yumuşak eller...
Tıpkı yıllar önce davalarımı üstlendiği günlerde olduğu gibi…
Bakın o gün neler konuştu;
Sunucu. Sizi tanıyabilir miyiz?
Ş.D: Babamın işi nedeniyle Uşak Karahallı’da doğdum, İlk ortaokulu Karahallı’da, liseyi Uşakta okudum. Hukuk öğrenimini İstanbul’da tamamladım. Döndüğümde Denizli’yi tercih ettim, çünkü; sosyal hayatı daha gelişmiş, ticari hayatın daha canlıydı. Stajıma Denizli’de başladım , meslek hayatıma adım attım.. Sunucu: Avukat olarak biliyoruz sizi, hangi üniversiteyi bitirdiniz? Ş.D: Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi yanıtının ardından diploma konusunda sıkıntısı olmadığını söyler söylemez, salonda büyük bir alkış koptu. Okul hayatımı; düzenli ve disiplinli ve çalışkan olarak tanımlaya bilirim. Farklı dallarda uzmanlaşma gayreti içinde olan biriydim. Sınav öncesi yoğun çalışma temposu içine girerdim, ders notlarının elden ele dolaştır başvur dokümanı olurdu, finallerde ipi göğüsleyen birkaç kişiden biriydim. İlk dörtte mezun oldum. Takip ettiğim Merkezefendi belediyesinin programlarının hiçbirini es geçmediği aklıma gelince, evet evet dedim bu işin sırrı öğrencilik yıllarında gizliymiş tam bu sırada; her konuda erken yol aldığını ve yerel yönetimlerin kapsını açmasında bunun etkili olduğu duyunca; sıradaki kadın belediye başkan adaylarına kendi adıma can alıcı dip not çıkardım.
Sunucu: Babanız 15 yıl süren Belediye Başkanlığının kendi tercihinde etkili oldu mu? Ş.D: 1994 yılındaydı, babam ilk adaylığını açıkladı. Hekimdi ve avantajlıydı. 13 yaşında babamın seçim tanıtımında pazar yerlerinde broşür dağıttım. 3 seçim geçirdik birini kaybettik. O sırada seçim nasıl kazanılır, bir kampanya nasıl yönetilir?, iletişim nasıl kurulur?, diyalog nasıl sürdürülür?, stres nasıl yönetilir? , farklı gruplar var, dezavantajlı gruplar var, farklı siyasi görüşten inşalar var, bazen kendime baş başa kaldığımda, farkında olmadan tüm bunları onları küçük yaşta özümsemiş olduğumu hissediyorum. Siyaseti içleştiren iç sesimin uzantılarını hayatımda net görüyorum. Babamın siyaseti öğrenmem ve kavramamda katkısını bana iç sesim kadar yakındı. Başarıyı yakında değil uzaklarda aramak gerek diye iç geçirdim. Siyaseti erkek erkeğe oynanan kuralsız güç oyunu olarak görenlere inat, hekim olan siyasetçi bir baba; ileride kentin üzerine nur gibi doğacak bir kadın belediye başkanını başka nasıl yetiştirirdi ki. Dip notlarım arasına iliştirdim. Babalar kız çocuklarınızın lütfen elinde tutun…
Sunucu: Siyasette bir kadın olarak ne tür avantaj ve dezavantajlar yaşıyorsunuz?
Ş.D. Olumsuzluklar olmuyor değil, belediye başkanlığı görevimin ilk yıllarında telefon iletişiminde karışıklıklar olurdu, bana başkan bey orda mı diye hitap eden vatandaş görüşmeleri bağlanırdı. Çarşı Pazar gezerken kadın olduğumu görüp ve şaşıranlar olurdu. Ne olursa olsun kadın başkan olmanın avantajlarını daha çok yaşadım. Bir kere; kadın olarak siyasi kutuplaşmayı kırabiliyorsunuz, herkes kendine çeki düzen veriyor önce, kadın ve gençlerle ilgili projede daha samimi oluyorsunuz, kadınların ihtiyaçlarını daha fazla görüyor ve çare üretmeden gecikmiyorsunuz, kadın kadına kendini daha iyi ifade ediyor. Vay canına kutuplaşmayı kırmak, seviyeli ayar vermek hımmm, bunu hemen not etmeliyim.
Sunucu: Bu yoğun iş temposu içinde, biraz özel olacak ama eş ve çocuğunuza yeterli süre ayırabiliyor musunuz?
Ş.D: Gün ve saat kavramımız hiç yok, şikayet te etmiyorum, yaşadığım bir olayı sizinle paylaşmak isterim. Şiarım insanları sevmek ve güvenmekten geçer. Bir Pazar eve bir iki kez girip çıkmak gerekti. Evde olduğumu gören oğlum ve kocam şaşırmalarından anladım ki evde bir düzen kurulmuş, baba oğul arasında işleyen bir düzen var ve ne sebeple olursa olsun benim endişe içinde olmam için çabalıyorlar. Hem eşim hem oğlum baştan beri hep yanımdaydılar. Bazı zamanlar oğlumun özel günlerine geç kalıyorum, ona karşın siyasi açıdan zarar görmemem adına yanımda olduklarını her daim hissettiriyorlar. Siyasetçi olarak yerel yöneticinin halka daha yakın olduğunu gözlemliyorum, kocadan destek görmeyen bir kadının aktif siyasette olması ne yazık ki çok zor, maddi varlığınızda da önemli… Kadının siyasette para harcaması istenen ya da alışılmış bir durum değil, kampanya yürütmek bile başlı başına büyük mevlalar içeriyor, bunu genç kuşakların önüne açmak adına kırmamız gerekir. Siyaseti gel geç uğraş olarak görmek yerine, kaybetmeyi bile bile öz yatırım aracına dönüştürmeyi düşünebilir. Enteresan…
Sunucu: Oğlunuz sizin gibi bir anneye sahip olmaktan mutlu olmalıdır. Birden alkışlarlar yükseliyor. Gençler ve dezavantajlılar için vaatleriniz neler?
Ş.D: Kapı kapı dolaşıp projelerimizi anlatmaktan başladık işe... Kadınlar bir kadın başkana gerçekten destek oldular ve bana el verdiler. Merkezefendi’nin nüfusu Pamukkale’yi geçti. Göç alıyor. Bizler 50 mahalleye ayrılmış küçük ölçekli projelere öncelik vermeyi planladık, eğitimsiz ya da olanakları kısıtlı kesimlerdeki vatandaşların erişebileceği kreş ya da kurs olanakları yarattık. Birçok ücretsiz kursumuz var, kurslarda genç ve çocukların yeteneklerini geliştirirken, ne tuhaf, toplum içinde gizli kalan şiddet ve istismar kurbanlarını fark etme şansını da yakalıyoruz, vakit geçirmeden destek programına dahil ediyoruz. Bu ortamlarda kadın istihdamı sağlıyor olmamız kadın desteğini artırıyor, onların ekonomik özgürlüğü, bağımsız yaşayabilmelerine kapı aralıyor. Girişimci kadın festivalinde işini büyüten kadınlarımız oldu. Yaşlı bakım, evde bakıma gibi sertifikalı eğitimlere öncelik verdik, iş başvurularında öncelik tanınmasına fırsat veriyoruz. Resim ön hazırlık kurslarından özel yetenekle seçilen gençlerimiz oldu, sanat bilime, spor, kültür projelerinin herdem yanındayız. Kadınların ev dışı sosyalleşmesi ve farkındalığına öncülük ediyoruz. Kesinlikle doğru yol üstündesin sözlerimle içinden ona destek oluyorum.
Sunucu: Sizin için en önemli projeniz hangisi?
Ş.D: Bilim Merkezimiz vizyon projemiz olacak, inşallah açılımı yapacağız, eğitim olanakları konusunda öğrencilerin fırsat eşitliğini yakalamasını istiyoruz. Çünkü eğitime yapılan yatırım çok önemli. Gençlik merkezlerini önemli buluyoruz.
Spiker: Kişisel olarak ilham aldığınız biri var mı?
Ş.D: Babam tabi ki. İlhamımı ondan aldım. Konuşma alkışlarla kesiliyor.
Sunucu: Siyasi anlamda size dokunan olaylarınız var mı? İftar yemeğinde adı kulağıma söylenen bir meme kanserli kadınımız, tıbbi yardım sonunda sağlıklı biçimde günlük hayatına geri döndü. Bir de 23 Nisan’da koltuğuma oturan kızın öyküsü var, pazarda karşılaştık annesi bana sokak panolarında beni görüp çok özendiğini söyledi, sonrasında aile hayli çekiniyor olsa da, kızı ile birlikte makamda onları konuk ettim, hala görüşüyoruz.
Sunucu: Geleceğin yöneticileri için önerileriniz neler olur?
Ş.D: Siyasette uzak olma davranışını kırmamız gerekiyor. Liyakat olduğu sürece siyasetin renginin, hangi tarafta olduğunuzun çok önemi yok. Gençler korkmadan yılmadan siyasetin içinde olmasını arzu etmeliler.
Hani yazımın en başında demiştim ya, eller ah o eller!!! diye…
Kadın eliyle şekillenen yerel yönetimin işaret fişeği olması dileğimle, konuşmayı yayına hazırlamayı görev edindim…
Nokta…
8 Mart Dünya Kadınları Gününüz kutlu olsun.