Vefasızlık zor zanaat, bir anda geçmişine küfrederken bulursun kendini. Dostların, arkadaşların, inandıkların ve inançların kayar gider ellerinden. Yoldaş ararsın da kendine karşına çıka çıka kırdığın kalpler çıkar. Karşındakiler vefa ya hû dedikçe sen yeter ya hû dersin. Yine karşına aldıkların edep ya hû dedikçe sen tüm duygularını heba etmişsindir bile. Yola çıktıklarına baktığında her seferinde elif gibi dimdik duranları görürsün de yolda buldukların yine başka bir yolda kaybolur gider. Çünkü bülbülden vefa umulmaz her dem faklı gül üzerinde öter bülbül ..
‘’Meğer vefa sadece bir semt adıymış.’’ Vakti zamanında merhum Ecevit ile yollarını ayıran siyasilere Ecevit’in veryansınını anlatıyor bu cümleler. Yıllardır aynı yolda yürüyen, tüm zorluklara beraber göğüs geren, koca devleti beraber yöneten fakat ahde vefayı cefaya dönüştüren dostlarınaydı bu yakarış,serzeniş.. Ahdi bozmak haksızlıktır der büyükler.. Sevgiyi sürdürmek gerekir, sevgi bağlarını sıkı bağlamak, dostluğu eziyete değil, keyfiyete değil mukaddes değerlere yüklemek gerekir aslolan da budur ..
İnsanlığın en büyük imtihanlarından birisi olacak vefa ve cefa ikilemendeki hayatlar. Ak ve kara kadar belirgin hale gelecek. Kimin edepten veahlaktan nasiplendiği, kimlerin arkasında bıraktıklarını arayıp, pişman olacakları belki de çok yakında gün yüzüne çıkacak. Vakti zamanında sırt çevirdikleriniz size tekrar fırsat verir mi bilinmez ama ‘’vefasızın meclisinde bade içilmez’’ der Ziya Paşa. Gündelik olaylara müteakip haz aldığımız şeyler ilerde bizde kapanmaz yaralar açabilir. Dostluğun asaletinin yerini kin ve nefret aldığından beridir hayat zindan olur, çekilmez hal alır almıştır da. İnsan beşer, kuldur şaşar. Hata yapılabilir hatadan ders çıkarmak da bir erdemdir. Sadakat, güçlü dostluklar, doğruluklar değişmez gerçektir vedünya hayatında bunu düstur edindiğimiz kadar varız.
’’Vefa’’.. İslam ahlakında da vardır ahde vefa. İslam’ın prensiplerindendir. Dile kolay söylemesi lakin idrak etmesi zor. İş işten geçmeden sahip çıkalım cancağazım değerlerimize. ‘’Bâki kalan bu kubbede hoş bir sadâ imiş’’ benliğimizi kaybetmeyelim ki güzel anılalım .. Bir selam ile, bir tebessüm ile ütüsü bozulmaz kişiliğimizin ..