30 YAŞ VE ÜSTÜNE SINAVSIZ ÜNİVERSİTE
***
Maşallah MEB ve YÖK öyle hızlı değişiklik yapıyorlar ki, hızlarına yetişilmiyor.
Yapılan bu değişiklikleri de “çok şey değiştirdik” diyerek siyasiler seçim malzemesi olarak kullanıyorlar.
Çok şey değiştirmek başarı mıdır başarısızlık mıdır tartışılır bir konu?
Hele ki eğitimde sık yapılan değişikliklerin faydadan çok zarar verdiği dikkate bile alınmadan.
Neden sistem çok sık değiştirilir?
Çünkü önceki değişiklik, öngörüsü olmadan yapılmıştır.
Sonuçtaki yanılma payı yüksek olmuştur.
Ülkenin gelecek perspektifi iyi okunmamıştır.
Tecrübesiz bürokratlar, bulundukları koltuklara liyakatiyle değil, kullandığı yağ gereği getirildiği için, iş yapıyor, çalışıyor gözükmek için böylesi değişiklik yapar dururlar.
Çoğu zaman da bürokrasiyi yıllardır işgal ederek idare-i maslahatçılığı meslek edinenlerin yapıştıkları yere tutunma gayretleridir bu değişiklikler.
Sık yapılan değişiklik hiçbir şey yapmamanın bir başka yoludur.
Yıllardır YÖK ve MEB böylesi debelenmelerin içinde çırpınıp durmuştur.
Denize düşen boğulma tehlikesiyle karşı karşıya kalanların çırpınışı misali.
***
Basından alıntı olarak aldığım haber de benim yıllardır bürokrasi arenasında gördüğüm rutin oyalama taktiklerinden biri bana göre.
Gençlere bir umut kapısı daha çıktı bu haberle.
Liseyi bitirip koşar adımlarla neden üniversiteye girmek için gençliklerini test kitaplarının arasında, dershanelerde heba etsinler ki…
Gitsinler sanayiye, tekstile, tarlaya, bağa bahçeye veya başka bir iş sahasına, başlasınlar bir önce çalışmaya.
Üretim yapsınlar, üretime katkıda bulunsunlar.
Yaş otuza gelince de girsinler üniversiteye, niye sınavdı, dershaneydi, özel kurstu filan diye hem madden hem de manen perişan olsunlar.
Şu anda 25 yaşından önce üniversiteyi bitirenlerin başı göğe mi erdi sanki…?
Hani nerde diplomaya göre iş?
Eline diploma tutuşturduklarına iş vermek için KPSS denilen Çin işkencesinin icadı da hep bu yanlış yapılan değişikliklerin sonucu değil mi?
İşsiz olduktan sonra, diploma kişinin hayat kalitesini değiştirmedikten sonra ha 25 yaşında bitirmişsin, ha 30 yaşından sonra ne fark eder ki?
İşe yaramadıktan sonra üniversite bitirmenin de bir anlamı var mı sanki?
Şu anda yeni çıkarılması düşünülen 30 yaş ve üstü sınavsız üniversite sistemi, halen devam eden Açık Öğretim sisteminden bir farkı var mı?
Bana göre yok ve olmayacak da.
***
Neden mi?
Bizim eğitim sistemimiz üzerinde öylesi ağır bir yük, öylesi kesif bir sis var ki, kimse bu sisi dağıtmaya, üzerindeki ağır yükün ne olduğunu kaldırmaya yeltenmiyor.
Üstüne üstlük daha fazla körüklüyor.
Eğitim sistemimizin üzerine yıllardır kabus gibi çökülmüş, rant üstüne rant elde etme numaraları üzerine kurgu yapılıyor.
Bir zamanlar gelişigüzel yapılan değişikliklerle eğitimde boşluk yaratan sistem, şimdilerde kaldırmaya uğraştığı dershaneleri kendisi icat etmedi mi?
Yıllar yılı öğrenciler dershanelere para dökerken, devlet de bu dershanelerden vergi alarak kasasını doldurmadı mı?
Amaç rant etmekti, edildi; başarıya ulaşıldı.
Ülkeye katkısı hesap edilmedi çünkü.
İş bulamayıp sokağa itilen okumuşlar ordusu, işte bu basiretsiz değişikliklerin bir sonucu olarak gayri meşru ilişki neticesi dünyaya getirilen çocuk misali olmuştur.
Baksanıza etrafınıza, eğitim adı altında ne rantlar elde ediliyor, devlet eliyle nice türedi zenginlerin ortaya çıkmasına vesile olunuyor.
Bir zamanlar ders kitapları kullandırılmaz, dergi satışı yaptırılır; dergi bayiliklerini hükümet yanlısı biri alır, dergiyi almayan öğretmen, aldırmayan müdür baskı altında tutulur, tehditler edilirdi.
Şimdilerde ise bedava dağıtılan ders kitaplarının içinin ve içeriğinin boşaltılmasından dolayı öğrenci ve öğretmenler tarafından kullanılmamakta, ders kitabının yerini ranta dayalı yardımcı kitaplar doldurmaya çalışmaktadır.
Son zamanlarda ise yeni yöntem elektronik ders araçlarında başladı.
Akıllı tahtalar, tabletler de rant aracı olarak raflarda yerini aldı bile.
***
Konuyu daha fazla derinleştirmeden 30 yaş ve üstü üniversite aldatmacasının rant yönüne bakalım isterseniz.
Şu an Açık Öğretimde kayıtlı öğrenciler kayıt olabilmek ve eğitimini devam ettirebilmek için yıllarca harç ödemiyorlar mı?
Bu rant yüzünden üniversitelerin bir kısmı da açık öğretim bölümleri açıp ranttan pay kapma yarışına girmediler mi?
Şimdi bu rant meselesi “çoban” kelimesinin özenti ve kibarlık süsü verilerek “sürü yöneticisi” olarak değiştirildiği gibi, “30 ve üzeri yaş sınavsız üniversite” ismiyle de yeni rant kapısı oluşturulacaktır.
Şu an tasarı halinde olduğu ifade edilen bu çalışmanın uygulamaya sokulup sokulamayacağını zaman gösterecek.
Şayet gerçekleşirse bu üniversitelere kimler gidecek veya kimler tercih edecek?
Bana kalırsa kadıdan kaymakamdan uçarken evlenme çağını geçirmiş, bahtı hala açılmamış, yaşı 30’u geçmiş kızlarımız bahtlarının açılmasına belki vesile olur düşüncesiyle bu okullara kayıt yaptırırlar.
Süslenir, püslenir, makyajını yapar, yıllarca okula ve sınavlara gelir giderler.
Bu geliş gidiş sırasında belki kendini beğenen çıkar, nasipleri açılır; yuva kurarlar.
Bu yönden faydalı olur bahtı açılmamış kızlarımız için.
İkinci olarak da diplomasından bir menfaat bekleme umudu olmaksızın ekonomik durumu iyi, ancak ailenin çok arzulamasına rağmen okuyup bir baltaya sap olamamış gençler için lay lay lom tarzında bir tahsil hayatı olarak bu sistem işe yarayabilir.
Yani sözün özü rant kapısı aralamaya yönelik bir sistem olur bana kalırsa…
Bilmem siz ne dersiniz?